İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/462 E. 2024/856 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/462
Karar No
2024/856
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/462 Esas KARAR NO : 2024/856 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 17/07/2023 KARAR TARİHİ : 18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ...-3 numaralı Konut "+" Poliçesi ile sigortalı dava dışı ... ... 'a ait '' ... Mah. ... Sok. No: ... İstanbul'' adresli konutta, 12.02.2022 tarihinde, davacı müvekkili ... ...'ın kiracı sıfatı ile ikamet ettiği esnada elektrikli ocak üstünde bulunan patates kızartmasının pişirilmesi sırasında çıkan duman nedeni ile konut içinde yer alan sprinklerin devreye girmesi sonucu sigortalı konutta ve sigortalı konuta komşu diğer konutlarda muhtelif hasarlar meydana geldiğini, bu hasar dolayısıyla sigorta şirketinin Ekspertiz Raporu doğrultusunda dava konusu su basması olayı nedeni ile meydana gelen zararın tazmini için dava dışı sigortalısına ve sigortalı konuta komşu konut maliklerine sigorta tazminatı ödediğini, Ekspertiz Raporunda belirlenen 23.567,00.-TL zarar miktarı uyarınca, davalı sigorta şirketinin, dava konusu olay nedeni ile meydana gelen zarardan sorumluluğu aşikar olduğunu, buna rağmen müvekkilinin zararını karşılamadığından .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı dosyası ile aleyhine başlatılan icra takibine karşı herhangi bir haklı sebep göstermeksizin itiraz ettiğini, davalı sigorta şirketinin kötü niyetini olduğunu, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalı ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı dosyasına karşı yaptığı itirazların iptalini, takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsilini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Dava konusu konut, müvekkili şirket nezdinde 15/01/2022,15/01/2023 başlangıç ve bitiş tarihli ... no’lu Konut "+" Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu, poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, talep konusu hasarın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinin teminatı dışında olduğunu, davacının kendi kusurundan kaynaklanan hasar nedeniyle talepte bulunduğunu, başvuru konusu hasara sebebiyet veren olayın nasıl gerçekleştiği anlatıldığını, Olayın meydana geliş şekline ilişkin olarak taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığını, Komşu konutlarda meydana gelen zararların ödenmesi bina malikinin sorumlu olduğu anlamına gelmediğini, olay tarihinde taşınmazın kiracının kullanımında olduğu sabit olduğundan ve zarar kiracının " panikleyerek tavayı musluğun altına tutması " suretiyle kiracının kusuru ile gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket sigortalısı olan bina malikinin sorumlu olduğunun iddia edilmesi hukuka aykırı olduğunu, nihai olarak rücu edilecek kişi davacı olan kiracı olduğunu, tazmin edilen tüm zarar bedellerinin rücuen tahsili için davacı ... ... aleyhine ... icra Müd. 2022/... esas no’lu dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacının itirazı üzerine takibin durduğunu, İtirazın iptali davası açıldığında dosya numarası da Sayın Mahkemeye bildirileceğini, Dava konusu hasardan kaynaklanan tazminat taleplerinin reddini, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Sigorta A.Ş'ne müzekkere yazılarak, 12.02.2022 tarihi itibariyle, davaya konu ... poliçeye ait şikayetçi ifade tutanağı, kaza tespit tutanağı, kaza beyan dilekçesi, ilgili savcılık dosyası, davalının hasar kabul beyanı, ekspertiz raporu ve hasara ilişkin faturalar, servis tutanakları, fotoğraflar, ödemeye ilişkin makbuz, ibraname ve benzeri belgeleri içeren sigorta şirketince açılmış hasar dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. .... İcra Dairesine ait 2023/... Esas sayılı dosya suretinin Uyap üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Sigorta Şirketine, ... Vergi Dairesi'ne, ... Müd.'ne yazılan müzekkerelere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi Mali Müşavir ... , Makine Mühendisi ... İnşaat Mühendisi ... ve Sigorta Uzmanı ... tarafından hazırlanan 12/01/2022 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişi 12/08/2028 tarihli heyet raporundan özetle:"... Sayın mahkemenin vermiş olduğu görev sınırları içerisinde aşağıdaki tespitlere ulaşılmıştır. 1. Davaya konu 12.02.2022 tarihinde meydana gelen hasar sonucu davacıya ait eşyalarda oluşan zarar tutarı 23.567,00 TL olduğu, tespit edilen hasar tutarının kadri maruf olduğu değerlendirilmiştir. 2. Dava konusu 12.02.2022 tarihinde meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketince tanzim edilen konut sigortası vadesinde ve komşuluk-kiracı sorumluluk teminat kapsamında meydana geldiği, 3. 12.02.2022 tarihinde elektrikli ocak üstünde bulunan patates kızartmasının pişirilmesi sırasında çıkan duman sonucu yangın söndürme sistemine bağlı iki adet springlerden bir tanesinin açılarak su bastığı diğerinin açılmadığı, springten boşalan suyun siyah renkte isli ve pis olduğu tespitleri yapıldığı anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar sonrası olayın meydana gelmesinde ve zararın oluşmasında: “…Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kızgın yağlı tavanın lavaboda musluk altına tutularak kızgın yağın sıçraması neticesinde meydana gelmesi sebebiyle davacı kiracının %50 oranında, yangın paneli ile müdahale edilememesi sebebiyle yangın tesisatı/otomasyon sistemini kuran dava dışı firma ve fiziki/manuel müdahaleyi geç yapan dava dışı bina yönetiminin %50 oranında müştereken kusurlu olduğu kanaatine varılmaktadır.” tespit ve değerlendirmesi yapıldığı, 4. Davacı ... ...’a ait konutta meydana gelen hasar sonucu eşya zararı 23.567,00 TL olarak tespit edilen tutarın kadri maruf olduğu, Dosya kapsamına göre olayın meydana gelmesinde sigortalı yapı malikinin kusurlu ve sorumlu olduğu değerlendirmesi yapılmadığı, Davalı sigorta şirketinin sigortalısı yapı maliki ... ... için TTK ,TBK ve KMK hükümleri gereği %50 müşterek kusur ve sorumluluk izafe edilen bina yönetiminin sorumluluğuna isabet eden tazminat tutarına sigortalı ... ... için arsa payı oranında sorumlu olacağı, 5. Davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... ... için TTK ,TBK ve KMK hükümleri gereği arsa payı oranında sorumlu olacağı değerlendirilerek dosya kapsamında tapu kayıtlarına göre tespit edilmesi halinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğu hesap edilecektir. Dava dosyasında tapu kayıt belgeleri tespit edilemediğinden davalı sigorta şirketinin sorumluluk tazminatı hesaplanamamıştır. 6. Dava konusu olayın 12.02.2022 de meydana geldiği, 45 gün sonrası olan 29.03.2022 temerrüt tarihi olarak hesaplanmıştır. Davacı 29.03.2022 temerrüt tarihinden 05.04.2023 takip tarihine kadar 372 gün için yıllık %9 faiz uygulanarak 2.161,71 TL faiz tutarı ve toplam 25.728,71 TL talep edebileceği değerlendirilmiştir. 7. Taraflar arasında ihtilaf konusu olan zamanaşımı, icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebi gibi hukuki konular sayın mahkemenin takdirinde olduğundan tarafımızdan değerlendirme yapılmamıştır. Tespitleri yapılarak nihai takdir ve hukuki değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere tarafımdan hazırlanan Bilirkişi raporu sunulmuştur. Arz ederiz 12.08.2024 ..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava; “ Konut Sigorta Poliçesi “ kapsamında sigortalı konutta çıkan yangın sonucunda meydana gelen hasar bedelinin davacı kiracı tarafından davalı sigorta şirketinden tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali isteminden ibarettir. Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesine ait 2023/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... ... tarafından davalı ... Sigorta Anonim Şirketi aleyhine 05/04/2023 tarihinde 23.567,00 TL asıl alacak ve 3967,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.534,44 TL maddi zarara dayalı tazminat istemi üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair 04.05.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b, 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince yargı yolu ve görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası bu noktalarda irdelenmiştir. Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 Sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4. ve 5. maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6. maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 Sayılı Kanunun 5. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 Sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde ise Kanunun kapsamı; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” yine 3. Maddesinin (k) bendinde de ''Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi'' şeklinde tanımlanmıştır. TKHK'nın 73. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmış, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemin tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Somut olayda; davacının kiracı olarak ikame ettiği konutta yangın springinin bozuk olduğu, zamansız olarak devreye girdiği ve hasar oluştuğu, dava dışı malikin davalı sigorta şirketi ile yangının meydana geldiği taşınmaz için "Konut + Poliçesi" imzalandığı bu poliçeye göre davacının kiracı mali mesuliyet teminatına dayanarak davalıdan hasar bedelini talep ettiği görülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere ticari davalar üç gruptan oluşmaktadır. İşbu davaya konu uyuşmazlığın temelinde var olan poliçe konut sigorta poliçesidir. Konut sigorta poliçeleri TTK'da özel olarak düzenlenmemiştir ve bu haliyle konut sigorta poliçesinden kaynaklı davaları mutlak ticari davalar olarak değerlendirmek mümkün değildir. Davacının tacir sıfatı bulunmadığı, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesinden kaynaklanmadığı göz önüne alındığında da işbu davanın nispi dava kapsamında da değerlendirilmesi söz konusu değildir. Davacı her ne kadar sigorta poliçesinin tarafı değilse de dava dışı malikin akdettiği sözleşmenin teminatı kapsamından yararlanan 3. kişi olduğu, konut sigorta poliçelerinden kaynaklı uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkemelerin Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 4-HMK nın 331. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına, Dair, davacı vekili ve davacı asilin yüzüne karşı, verilen karara ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/462, K. 2024/856, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-462-e-2024-856-k-80411242dc6b