İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/434 E. 2025/753 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/434
Karar No
2025/753
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/434 Esas KARAR NO :2025/753 DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/06/2025 KARAR TARİHİ:21/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkemeye tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının sosyal medyada röportaj yapan ve kendi sosyal medyasında kimliği ve görüntüsü ile tanınan biri olduğunu, davalı şirkette dijital içerik üreticiliği yapmakta olduğunu, ilk sosyal medya hesabının açılma tarihinin yaklaşık olarak 2014 yıllarına dayandığını, müvekkili davacının 2022 yılından itibaren çektiği videolar neticesinde ...'un para kazanma özelliğinden bir gelir elde etmekte ve ... ilkelerine göre belirlenen bu ücretin davacının ... hesabında biriktiğini, ancak müvekkili davacının kullanmış olduğu ... hesabının para kazanma özelliğinin 2024 Eylül ayında kısıtlandığını, müvekkilinin eksik inceleme sonucu hatalı şekilde kazanmış olduğu parasını alamamakta olduğunu, müvekkilinin ... hesabının para kazanma özelliğinin kısıtlanana kadar daha önce çektiği videolar ile ilgili ... hesabında 1.984,88 Dolar (75.941,12-TL) hak edişi bulunduğunu, ancak davalı şirketin, müvekkili ile aralarındaki sözleşmelere ve genel şartlara aykırı hareket ederek, müvekkilinin iş bu gelirini müvekkilinin banka hesabına yatırmayarak paraya el koyduğunu, İstanbul Arabuluculuk numarası ile başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda davacı ile davalı arasında anlaşmaya varılamadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle; Müvekkilimizin davalı şirketten olan 1.984,88 Dolar ( 75.941,12 TL ) alacağının ( fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik) öncelikle yabancı para olarak, kabul görmemesi halinde fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek yabancı para mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının, ...'ta içerik üreticisi olduğunu, 2022'den beri sokak röportajları yayınladığını, ...'un para kazanma özellikleri aracılığıyla gelir elde ettiğini, davacının Eylül 2024'te ortaklar için para kazanma ilkelerini ihlal edildiği iddiasıyla ... Hesabı'nın para kazanma özelliğinin haksız ve adaletsiz bir şekilde kısıtlandığını iddia ettiğini, davacının davasının yanlış mahkemede yanlış kişiye karşı yöneltildiğini, ikinci olarak davacının davasını esastan değerlendirecek olsa dahi davacının davasını somutlaştıramadığı için işbu davanın yine mahkeme tarafından reddedilmesi gerektiğini, ... İstanbul'un ...'un sahibi olmadığını veya ...'u işletmediğini, davacının ...'taki belirli bir içerik hakkında hukuki çare aramak için dava açmadığını, ... İstanbul'un yetki alanının, 5651 Sayılı Kanun'un kapsamına girmeyen ticari konular veya özel hukuk konularını kapsamamakta olduğunu, hizmet koşulları ve ticari koşullar kapsamında, Kaliforniya Eyaleti yasaları uyarıca Kaliforniya mahkemelerinde bu anlaşmazlığa bakmak için münhasır yargı yetkisine sahip olduğunu, koşullar da benzer şekilde, ...'a kurumsal veya ticari amaçlarla erişim sağlayan veya bu tür kullanımdan kaynaklanan veya bunlarla ilgili olan “her türlü” iddianın Kaliforniya yasaları uyarınca yalnızca Kaliforniya Eyaleti mahkemelerinde çözülmesi gerektiğini belirten münhasır bir yetki ve hukuk seçimi maddesi içerdiğini, davacı tacir değilse davanın yanlış mahkemede açılmış olduğunu, davacının davasının esastan reddedilmesi gerektiğini, davacının davasını somutlaştıramadığını, arz ve izah edilen nedenlerle davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, sosyal medya kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, uyuşmazlığın sosyal medya kullanımından kaynaklana alacağın tahsili isteminden kaynaklandığı, bu davanın 6102 sayılı TTK'nun 4 ve 5. maddelerinde tarif edilen ticari davalardan sayılmadığı dolayısıyla davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, görev hususunun re'sen göz önüne alınması gerektiği, dosya içeriğinin incelenmesinde davalının tacir olduğuna dair bilgi ve belge de bulunmadığı, mahkememizce yazılan müzekkere cevaplarında davalının tacir kaydının bulunmadığı, vergi dairesi cevabi yazısı ile mükellefiyet kaydının da bulunmadığı anlaşılmış olup tacir sıfatının bulunmadığı, bu hali ile TTK 4. maddesinde tarif edilen her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olma şartının bulunmadığından nispi ticari dava olarak da kabulünün mümkün bulunmadığından eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına, 3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/434, K. 2025/753, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-434-e-2025-753-k-9e92ccc6f643