İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/328 E. 2024/648 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/328
- Karar No
- 2024/648
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/328 Esas KARAR NO : 2024/648 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2024 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; .... İcra Dairesinde 2022/... E Sayılı dosyasından dolayı haksız olarak , İİK m.72 uyarınca açılmış menfi tespit talebidir. Davacı alacaklıya da davacının herhangi bir borcunun olmaması sebebiyle fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 100 TL üzerinden davacının borçlu olmadığının tespiti ile tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi, öncelikle teminatsız olarak veya davacının ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla ödenmesini engeller mahiyette ve icra takibi neticesinde davacının uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için ivedilikle ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini, Adli Yardım Talebinin kabulünü, davacı ...’nin davalı alacaklıya fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL üzerinden borçlu bulunmadığının tespitini, .... İcra Dairesinde 2022/... E . Sayılı dosyasına konu takibin davacı yönünden bu şekilde iptalini, öncelikle teminatsız olarak veya davacının ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla ödenmesini engeller mahiyette ve icra takibi neticesinde davacının uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için ivedilikle ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 06.11.2023 tarih 2023/5228 Esas 2023/6468 Karar sayılı ilamında "2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir."şeklinde 89/1 haciz ihbarnamesine yönelik açılacak davalarda görevli mahkemenin sıfata bakılmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu yönünde karar verildiği görülmüştür Somut Olayda, Davacının 89/3 haciz ihbarnamesi nedeni ile menfii tespit davası açtığı davacının aynı zamanda gerçek kişi sıfatı bulunduğu bu hali ile görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağına, keyfiyetin taraflara tebliğen ihtarına, 3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Süresinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde bakiye gider avansının da görevli mahkemeye aktarılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.09/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*