İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/665 E. 2024/800 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/665
Karar No
2024/800
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/665 Esas KARAR NO :2024/800 DAVA:Tespit DAVA TARİHİ:08/11/2024 KARAR TARİHİ:14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ... numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 27.08.2023 tarihinde müvekkile ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan yargılama neticesinde müvekkile ait araçta hasar miktarının 62.142,55-TL olarak hesaplandığı, Müvekkil aracının kazalarını öğrenmek için Tramer sistemine mesaj göndermiş, gelen mesaj içeriğine göre aracın 27.08.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 62.142,55-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) 69.163,68-TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiği, davalı şirket gerçekleşen kazaya ilişkin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (TRAMER)'e 27/08/2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyerek Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. maddesini ihlal ettiği ve bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğu, Davalı ... şirketine 18.10.2024 tarihinde bu hususta başvuru yapmalarına rağmen herhangi bir gelişme sağlanamadığı, HMK 106/1 maddesinde "Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilebileceği" düzenlenmiştir. Buna göre, davaya konu ... plakalı araçta 62.142,55-TL hasar meydana geldiğinin tespiti ile bu tutarın TRAMER’e doğru bir şekilde bildirilerek düzeltilmesi gerektiğinden davanın tespit davası olarak açıldığını, 09/08/2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesinde “Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından kendilerinden istenen tüm bilgileri, doğru ve eksiksiz olarak, belirlenen şekilde ve sürelerde Merkeze iletmekle yükümlüdür. Üye sigorta şirketleri, zorunlu sigortalar, zorunlu trafik sigortası, zorunlu taşımacılık sigortası ve zorunlu ferdi kaza sigortası sözleşmelerine ait poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarlara ve kaza tutanaklarına ilişkin bilgileri Merkez tarafından hazırlanarak Müsteşarlık tarafından onaylanan veri yapısında ve en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır.” şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. Yönetmeliğe göre Sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) bildirmekle yükümlü olduğunu, Sigorta şirketleri, gerçekleşen kazaları anılan yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER) bildirmekle yükümlü olup yanlış kaydın düzeltilmesinde sorumluluk ve haliyle kaydın düzeltilmesi talebinde muhatap da ilgili sigorta şirketidir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne bu sorumluluk yüklenemeyeceğini, Davalı ... şirketinin, araçta meydana gelen hasar bilgilerini Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne doğru bildirim yapması hususunda yükümlülüğü olduğunu, Sigorta Bigi ve Gözetim Merkezine (SBM) hasar miktarını sigorta şirketleri bildirdiğinden ve sigorta şirketlerinden gelen verileri veya dayanak belgeleri denetleme yükümlülüğü olmayan SBM verileri kendisine bildirildiği haliyle TRAMER'e işlediğinden husumetin davalı ... şirketine tevcihinde bir isabetsizlik bulunmadığını, 06/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu, yani neticei talep esas alınarak belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır. İşbu davadaki talebin, bildirilmesi gereken hasar miktarının tespitine dair olduğu ve tespit davaları bu kapsamda değerlendirilemeyeceğinden dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığını, 09.08.2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesinin 2. fıkrasında güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarların TRAMER kaydına gecikmeksizin bir gün içinde doğru bildirme zorunluluğu bulunmaktadır. Sigorta şirketleri tarafından yalnız ve sadece hasar ile ilgili bilgileri bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Sigorta şirketleri açık mevzuata rağmen değer kaybı ve yargılama giderleri gibi ödedikleri tüm bedelleri TRAMER kaydına işlettikleri, bu durumun kişilerin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, bir kişi aracını ister kasko, isterse trafik sigortasından yaptırmak istediğinde sigorta şirketleri sigortalı adayının riskine bakarak teklif sundukları, TRAMER kaydında gerçekleşen hasar için ödenen bedelden daha fazla bir bedelin görülmesi halinde teklifin daha yüksek olacağı, sigortalının riskli olarak değerlendirileceği, ödenecek prim bedelinin artış gösterdiği sıklıkla karşılaşılan bir olgu olduğunu ve ayrıca aracını satmak isteyen kişinin TRAMER kaydına bakan alıcı, hasarın gerçekleşenden daha yüksek olduğunu görmesi halinde daha fazla indirim için satıcıyı zorlayacağını, her iki durumda TRAMER kaydında sigorta şirketi tarafından hasar için ödenenden daha fazla bedelin yazılı olması araç sahibinin mağduriyetine neden olacağını, açıklanan sebeplerle, HMK 106/1. madde gereğince TESPİT davasının kabulü ile; 27/08/2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait ... plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 62.142,55-TL olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) gönderilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, tramer sicilinde gözüken hasar kaydının düzeltilmesi talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Davacı taraf iddiasında, davacıya ait ... plakalı araca davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın çarpması şeklinde 27.08.2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacıya ait aracın hasarlandığı ve Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan yargılama neticesinde davacıya ait aracın hasar bedelinin 62.142,55-TL olarak hesaplandığını ancak Tramer sisteminde yapılan sorgulama neticesinde aracın hasar bedelinin 69.163,68-TL olarak işlendiğini ve davalı ... şirketinin hasar bedelini doğru bildirmemesi ve bu hususta davalı ... şirketine başvuru yapmalarına rağmen olumlu sonuç alamamaları nedeniyle davacıya ait ... plakalı aracın hasar bedelinin tramer kaydının 62.142,55-TL şeklinde düzeltilmesini talep ettiği görülmüştür. İstanbul BAM 37. HD 09/02/2024 tarih 2023/2288 esas 2024/508 karar sayılı ilamında; "...Dava, tazminat ve tramer sicilinde gözüken hasar kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. .... Asliye Ticaret Mahkemesince, "... davacı şirkete ait dava konusu ... plakalı araç hususi kullanımlı olup tramer kaydına dayalı olarak dava açıldığından uyuşmazlık mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde olmadığından davaya bakmada görevli mahkeme genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi ise, "... davacının ve davalının tacir olduğunun tespit edildiği, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesinden kaynaklandığı ve her iki tarafın tacir olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşıldığı..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Davacı şirket tarafından satın alınan hususi araca ait Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi (tramer) sicil kayıtlarında gözüken hasar kaydının, hatalı ve gerçeğe aykırı olduğu, bu hatalı kaydın, aracın eski maliki tarafından yaptırılan sigorta sözleşmesini düzenleyen davalı ... şirketinden kaynaklandığı, bu sicil kaydının düzeltilmesi gerektiği, aracın gerçeğe aykırı olarak ağır hasarlı (pert) olarak gözükmesi dolayısıyla maddi zarara uğranılarak mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla eldeki davanın açıldığı görülmektedir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 15. maddesinin ilgili fıkraları;"(1) Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi, Merkeze bağlı bir alt bilgi merkezi olup faaliyetlerini bu Yönetmelik uyarınca yürütür....(3)Sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına girer...(6) Sigorta şirketleri veya eksperler, hasarlara ilişkin olarak Müsteşarlıkça belirlenecek kayıtları Merkez veri tabanı üzerinden tutmak veya raporlamak zorundadır." şeklindedir. Aynı yönetmeliğin 23/4. maddesine göre; "Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından, hatalı olarak gönderildiği tespit edilen bilgileri gecikmeksizin düzeltmek ve düzeltme kayıtlarını en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır." hükmü bulunmaktadır. Davacının satın alma yoluyla malik olduğıu aracın eski maliki ile davalı ... arasında yapılan sigorta sözleşmesi kapsamında gerçekleşen riziko sonrasında TRAMER nezdindeki hasar kaydının gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla açılan tazminat ve hasar kaydının düzeltilmesi istemli davada, her ne kadar araç hususi ise de, maliki olan davacı şirket borçlarının ticari olması asıldır(TTK 19).Bir başka ifadeyle ticaret şirketi adına kayıtlı araç, işletme unsuru olduğundan, adi bir işe konu olması mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda tacirler arasındaki nisbi ticari davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu gibi bir tarafı tüketici konumunda olmayan uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle de davanın mutlak ticari dava niteliği de bulunmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 09/02/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi..." denilmek suretiyle davacının tacir olduğu tramer kaydının düzeltilmesi davasında davalı ... şirketinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi nedeniyle nispi ticari dava olarak nitelendirilerek Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna karar vermiştir. Emsal niteliğindeki BAM karar ilamı dikkate alınarak dosya kapsamı incelendiğinde, davacıya ait aracın kullanım şeklinin hususi olduğu, davacının gerçek kişi olduğu görülmüş, davacının tacir olduğuna dair herhangi bir iddia bulunmadığı gibi dosya kapsamında da davacının tacir olduğuna dair somut delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca davacı ile davalı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki (davacıya ait araç için davacı ile davalı arasında yapılan herhangi bir poliçe) bulunmadığı, davacının aracına çarpan ... plakalı araca ilişkin davalı ile dava dışı sigortalı arasında akdedilen poliçe kapsamında davalıdan talepte bulunulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacı ile davalı arasında davacının aracı için herhangi bir poliçe bulunmadığından davacının talebi hususunda tüketici olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmış, davacıya ait aracın tramer kaydının düzeltilmesi istemli eldeki dava, TTK uyarınca mutlak ticari davalar arasında bulunmadığı gibi, davacının tramer kaydının düzeltilmesini istediği aracın kullanım şeklinin hususi olması ve davacının ise gerçek kişi olması, tacir olmaması ve davacı açısından ticari niteliği bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği ve ticari değil adi bir işe konu olması nedeniyle emsal olarak yukarıda alıntılanan BAM karar ilamının menfi yorumundan ve davacının tüketici konumunda olmaması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, genel Mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varıldığından aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah olunan nedenlerle; 1-İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine, Dair, davacı/ vekili ve davalı tarafın yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/665, K. 2024/800, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-665-e-2024-800-k-529784f6d9fb