İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/69 E. 2024/68 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/69
Karar No
2024/68
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/69 KARAR NO : 2024/68 DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/05/2023 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 İstanbul 14.Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kaydedilen İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun beyanına güvenen müvekkilinin kendi hesabı olan ... Bankası ... Şubesi ... IBAN hesabından davalı ...'nın ... Bankası ... Şubesinde... nolu hesabına 3 sefer de toplam 100.000-EURO para transferi gerçekleştirdiğini, borcun kendisine ödenmesini isteyen müvekkilinin aylarca oyalandığını, akabinde ... 11 İcra Dairesi ... Es sayılı dosyası üzerinden 100.000-EURO takip yapıldığını, takip talebinde yıllık %3,50 ... - Mevduat Euro Kamu Banka değişen oranlarda faizi ile talep edildiğini, fiili ödeme tarihindeki Efektif Kur Üzerinden Tahsili Talep Edildiğini, borçlu tarafından 14.02.2023 tarihinde verilen itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edildiğini, davalının itirazı haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili borçluya banka kanalıyla borç verdiğini ve ödeme evraklarına borç olarak verildiğinin yazıldığını, davalının borca yaptığı haksız itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini, davalarının kabulü ile davalı borçlunun ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında ileri sürdüğü itirazlarının iptaline ve duran icra takibinin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ayrıca yargılama giderleri ile ücreti vekalet ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından müvekkili aleyhine ikame edilen dava ile müvekkil ...'dan 100.000- EURO alacağı olduğu ileri sürüldüğünün, davacı yanın dava dilekçesinde müvekkil aleyhinde ileri sürdükleri iddialar somut vakıalara aykırıdır ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu bağlamda Davacı yanın tüm talepleri haksız ve yersiz olduğu, taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davacı yan, müvekkille 100.000- Euro borç verdiği ve geri alamadığı iddiası ile ... 11. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkil bu durum üzerine aleyhine yapılan bu icra takibine haklı olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, müvekkil ile davacı arasında ticari bir ilişki bulunduğunun ve aralarındaki bu ticaretten ötürü ödeme yaptığı tarihte davacının müvekkile 250.000-Euro borcu bulunduğunun, davacı asıl olarak borcuna mahsuben 100.000- Euro ödeme yaptığını ve halen müvekkile 150.000- Euro tutarında bakiye borcu bulunduğunu, davacı tarafından toplamda 100.000- Euro gönderilerken kötü niyetli olarak işlem açıklamasına borç ibaresi yazıldığını, müvekkile olan bakiye borcunun ödememesi nedeniyle taraflar arasında husumet meydana geldiğini, bu durum üzerine asıl borçlu kendisi olan davacı, ödemiş olduğu 100.000- Euro'yu da haksız bir şekilde müvekkilinden talep ettiğini, haksız ve yersiz davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, davalıya havale edilen bedellerin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından; davacı gerçek kişinin limited şirket ortağı ve anonim şirket yöneticisi olduğu, davacı ve davalı arasındaki havale işlemine konu ödemenin davalı tarafından aralarındaki ticari ilişki nedeni ile yapıldığına ilişkin açıklamaları göz önüne alındığında ticari işten kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması gerektiği kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiştir. 6098 sayılı TBK 555 maddelerinde düzenlenen havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacı ile yapıldığı yolunda yasal bir borcun ödenmesi amacı ile yapıldığı yolunda karine mevcuttur. Bu yasal karinenin aksini havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ileri süren havaleci (muhil) bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. (HGK. 09/06/2004 tarih, 2004/4-362 E, 2004/347 Karar) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda havale hukuksal nedenine dayalı işbu davada mahkememizin görevli olabilmesi için havalenin davanın taraflarından birinin ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesince davalının esnaf sınırını aşan gelirinin bulunup bulunmadığı ile ilgili yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıdan anlaşıldığı üzere davalının esnaf sınırını aşan gelirinin bulunmadığı, davacının da gerçek kişi olduğu, tarafların ticari işletmesini ilgilendiren bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmakla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M / Ayrıntıları Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-HMK 114/1-c ve HMK 115/2 madde hükümleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL HUKUK MAHKEMESİ 'ne gönderilmesine, 3-Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde görevli mahkemenin tespiti için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine Gönderilmesine, 4-Yargılama giderleri ve harç konusunda HMK 331/2 maddesi gereğince görevli Mahkemece karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 (İKİ) haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/02/2024 BAŞKAN ... ÜYE ... ÜYE ... KATİP ...

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/69, K. 2024/68, T. 08.02.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-69-e-2024-68-k-aa07e0646fe4