İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/96 E. 2026/94 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/96
- Karar No
- 2026/94
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/96 Esas KARAR NO : 2026/94 ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2026 KARAR TARİHİ : 06/02/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 09/02/2026 Mahkememize açılan davanın yapılan tensip önincelemesi sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ...’nun işleteni olduğu... plakalı araç arasında 12/06/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşmasında davalı araç sürücüsü ...'in %75 kusurlu olduğunu, Daha önce ...Esas dosyası ile dava açtıklarını görevsizlik verildiğini, Akabinde...gönderildiğini, ...'sinin de arabuluculuk başvurusu yapılmaması nedeniyle davayı usulden reddettiğini. Görevli Mahkemenin Asliye ticaret mahkemesi olması sebebiyle iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını. Müvekkiline ait ... plakalı aracın kaza sonucunda hasarlanarak onarım işlemlerinin 10 gün sürdüğünü, aracını çalıştıramadığı günlerde araç mahrumiyeti sebebiyle oluşan ticari kazanç kaybı meydana geldiğini iddia ederek ( HMK.nun 107.maddesine göre belirsiz alacak) şimdilik 100,00. TL ticari kazanç kaybı tazminatı bedelinin davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklı araç mahrumiyet sebebiyle oluşan ticari kazanç kaybı zararına ilişkin maddi tazminat davasıdır. Mahkememizce tensip ön incelemesi aşamasında ... Esas sayılı dosyalara ait tüm belgeler UYAP üzerinden istenilmiş olup ...Karar sayılı dosyası üzerinden tüm belgeleri UYAP üzerinden göndermiş olup bu kapsamda davacı tarafın aynı kazaya ve aynı taraflara karşı açtığı ... Mahkemesinin 19/03/2025 tarihli ... karar sayılı kararı ile " Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesinde, davacının talebinin, tarafına ait olan ... plakalı araç ile davalı tarafa ait... plakalı numaralı araç arasında meydana gelen 12/06/2023 tarihli trafik kazası sebebiyle meydana gelen ticari kazanç kaybı (araç mahrumiyetinin bir çeşidi olarak) kaybı zararına ilişkin maddi tazminat istemine dair olduğu, davacıya ait aracın ''...'' plakalı minibüs/otobüs sınıfında olmakla ticari gelir elde edildiğinden davacının muhtemel mahrum kaldığı zararın ticari kazanç kaybına ilişkin olup bu hususta inceleme yapılabileceği, davacıya ait aracın ticari faaliyeti kapsamında yolcu taşımacılığı için kullanıldığı, aracın ruhsatında niteliğinin de bu şekilde belirtildiği, davalıya ait aracın dosyaya Uyap üzerinden alınan kayıtlara göre ticari niteliği gereği yük/yolcu/eşya taşımacılığı için kullanılabileceği, buna göre davacının taşımaya ilişkin ticari faaliyeti ve davalının aracının niteliği sebebiyle uyuşmazlığın ticari iş ve ticari dava kapsamında bulunduğu, taşıma işinin Türk Ticaret Kanunu'nun 850. maddesinde düzenlendiği, uyuşmazlığın aynı zamanda TTK'nun 4/1,a maddesi kapsamında bulunduğu ve bu sebeple mutlak ticari dava mahiyetinde olduğu, açıklanan sebeplerle ve yerleşik içtihatlar uyarınca davaya bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine, Davanın HMK 114/1-c ve 115/1,2 ve TTK'nun 850. ve ilgili maddeleri gereğince dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Karar kesinleştikten sonra ve iki haftalık yasal süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli ...ne gönderilmesine, " karar verildiği tespit edilmiştir. Görevsizlik kararı dosya mahkemesine gelen ...Karar sayılı kararı ile "Davanın görev dava şartı yokluğu nedeni ile Asliye Hukuk Mahkemesinden geldiği, davacının davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu (... esas ..karar sayılı ilamı), ancak bu zorunluluğa uyulmadan davanın ikame edildiği, arabuluculuk son tutanak tarihinin bu tarihlerden sonra, 03/10/2025 olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,"karar verildiği tespit edilmiştir. AYRICA,.... Karar sayılı dosyasında tarafların tacir olup olmadığı araştırılmış olup Keçiören Vergi Dairesinin 02/06/2025 tarihli yazısı ile davacı ...'ın Şehir içi Personel, öğrenci ve Grup Taşımacılığı yaptığı, Bilanço usulü hesabına göre defter tuttuğu, faaliyetinin tacir boyutunda olduğu belirtilmiştir. Ankara Defterdarlığı Mükellef hizmetler Müdürlüğünün 28/05/2025 tarihli yazısına göre davalı ...'in gelir getirici kazancı olmayan mükellef olduğu belirtilmiştir. Diyarbakır Defterdarlığı Gelir Kanunları Grup Müdürlüğünün 28/05/2025 tarihli yazısına göre davalı ...'nun vergi kaydına rastlanmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce UYAP Entegrasyon üzerinden davacıya ait ... plakalı araç... plakalı araçların trafik sicil kayıtları çıkartılarak dosya içerisine alınmış olup ... plakalı aracın okul servisi/ ticari araç olduğu, davalı ...'nun malik olduğu... plakalı aracın Otomobil olarak hususi araç olduğu tespit edilmiştir. Mahkemenin görevi HMK'nın 114. maddesi uyarınca dava şartlarından olup, 115. madde gereğince de mahkemece resen incelenmesi gereken hususlardandır. Bu kapsamda öncelikle Mahkememizin iş bu davada görevli olup olmadığı hususu re'sen irdelenmiştir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için öncelikle "ticari işletme", "ticari iş", "tacir" ve "ticari dava" kavramları üzerinde kısaca durulmasında yarar vardır:
Belirtmek gerekir ki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun hazırlanmasında esas itibariyle "ticari işletme" temelinden hareket edilmiş ve ticaret hukukunun önemli kurumları ticari işletme kavramı ile bağlantı kurularak tanımlanmıştır. Bu hususa TTK'nın 11. maddesinin gerekçesinde de değinilmiş ve "...ticari işletme kanunun temelidir; yani merkez kavramıdır; bu niteliği ile belirleyici, hatta tanımlayıcıdır..." denilmiştir. Ticari işletme, TTK'nın 11/1. maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır. Görüleceği üzere ticari işletmenin unsurları; esnaf işletmesi için öngörülen sınırın üzerinde bir gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, devamlılık ve bağımsızlık olarak düzenlenmiştir. Buradaki faaliyet iktisadi faaliyet olup, amacı gelir elde etmektir. Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır. TTK' nun 3. maddesinde "ticari iş" kavramı açıklanmış ve "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmiştir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılmıştır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa ticari iş sayılmazlar (Eriş, G.: Ticari İşletme ve Şirketler, Ekim 2014, C. I, s.292). Tacir sıfatının ticari işletmeye bağlı olduğu düşünüldüğünde, adlarına ticari işletme işletilen kişilerin kural olarak tacir sayılacağı açıktır. Tacir sıfatına bağlanan hüküm ve sonuçları ise; iflasa tabi olmak, ticaret unvanı kullanmak, işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek, gerekli ticari defter ve kayıtları tutmak, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek, ticari örf ve adetlere tabi olmak, kanunda öngörülen ihtar ve ihbar şekillerine uymak, ticari iş karinesi, ticari işletmeyle ilgili görülen iş ve hizmetlerde kararlaştırılmamış olsa bile ücret isteyebilmek, avanslar ve giderler için faiz talep edebilmek, fatura vermek, faturaya ve teyit mektubuna süresinde itiraz etmemenin neticelerine katlanmak, ücret ve cezai şartın indirilmesini isteyememek, ticari yargı konusu olmak, ticari satış ve mal değişiminde özel hükümler, mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin özel sonuçları ve hapis hakkı bakımından özel düzenlemelerdir. Bu açıklamalardan sonra "ticari dava" konusuna gelindiğinde ise TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu düzenlemeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Yukarıda açıklandığı gibi ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. ( ... Kararı ) Somut olayda uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklı araç mahrumiyet sebebiyle oluş ticari kazanç kaybı zararına ilişkin maddi tazminat davası olup taraflar arasındaki anlaşmazlık trafik kazasında %75 kusuru bulunduğu iddia edilen ... plakalı hususi aracın sürücü ... için ise Türk Borçlar Kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğundan, aracın maliki olan davalı ... için araç malikinin tehlike sorumluluğundan kaynaklanmaktadır. Her ne kadar yukarıda belirtilen ... Karar sayılı görevsizlik kararında, davacıya ait aracın ''C'' plakalı minibüs/otobüs sınıfında olmakla ticari gelir elde edildiğinden, ticari kazanç kaybına ilişkin olup davacıya ait aracın ticari faaliyeti kapsamında yolcu taşımacılığı için kullanıldığı, kayıtlara göre ticari niteliği gereği yük/yolcu/eşya taşımacılığı için kullanılabileceği, buna göre davacının taşımaya ilişkin ticari faaliyeti ve davalının aracının niteliği sebebiyle uyuşmazlığın ticari iş ve ticari dava kapsamında bulunduğu, TAŞIMA İŞİNİN Türk Ticaret Kanunu'nun 850. maddesinde düzenlendiği, uyuşmazlığın aynı zamanda TTK'nun 4/1,a maddesi kapsamında bulunduğu ve bu sebeple mutlak ticari dava mahiyetinde olduğu belirtilmiş ise de, TTK.nun da düzenlenen taşıma sözleşmesi olması için davacı ile davalılar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunması halinde dava mutlak ticari dava olur. Oysa taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunmamaktadır. Tersine taraflar arasındaki ilişki Türk Borçlar Kanununda düzenlenen Tehlike sorumluluğu ile Haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanan uyuşmazlık bulunmaktadır. Davalı tarafların Vergi Dairesi yazılarına göre tacir olmadıkları gerçek kişi oldukları ...Kanunları Grup Müdürlüğünün cevap yazıları ile tespit edilmiş olup davacı tarafın bilanço esasına göre defter tuttuğundan tacir olmasına rağmen iki tarafta birlikte tacir konumunda olmadığı gibi dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanmadığından mutlak ticari dava olmadığından Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesine olanak bulunmamaktadır. Dava konusu uyuşmazlık iki tarafın Türk Ticaret Kanununda belirtilen ve tanımı yapılan ticari işletmesini ilgilendirmediği, davacının tazminat alacağı talebine ilişkin olarak ... plakalı hususi aracın sürücü davalı ... için TBK.nun 61 ile 60.maddelerinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu ,... plakalı aracın maliki davalı ... için TBK.nun 71.maddesinde düzenlenen tehlike sorumluluğundan kaynaklandığından, davanın ticari dava olarak da kabul edilmesi mümkün değildir. Genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. (... Kararı benzer mahiyette) Bu durumda, uyuşmazlığın, trafik kazası nedeniyle Türk Borçlar Kanununda düzenlenen, ... plakalı aracın sürücü davalı ... için TBK.nun 61 ile 60.maddelerinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu,... plakalı hususi aracın maliki davalı ... için TBK.nun 71.maddesinde düzenlenen tehlike sorumluluğundan kaynaklandığından, yukarıda değinilen nedenlerle genel mahkemelerin görevine girdiği dikkate alınarak, davanın ... görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu kapsamda mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 114/c, 115/2.maddelerine göre dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, dava dosyasının görevli ... Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Uyuşmazlığın genel mahkemelerin görevine girdiği dikkate alınarak, dava mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığından mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan anılan yasanın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, 3-Tarafların, görevsizlik kararına karşı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Yargılama giderleri ve harcın HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair; dosya üzerinden tarafların yokluğunda olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde . başvuru yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.
** Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır**