İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/96 E. 2026/272 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/96
- Karar No
- 2026/272
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/ KARAR NO : 2026/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ :Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... Terminali mevkinde ve 28.04.2024 tarihinde ... No'lu davalıya ait, ... No'lu davalının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın Müvekkile ait ... plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı araç, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza neticesinde müvekkilin ... plakalı aracın sol arka tarafı tamamen hasarlandığını, 4 Aralık 2021 cumartesi tarihinde yapılan resmi gazete yayınlanan değişikliğe istinaden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlığı ile Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile araç hasarlarının onarımında öncelikle orijinal parça kullanımı şartı düzenlemesi mevcut olduğunu, yani orjinal parça zorunlu olup hasar bedelinin orjinal parça olma zorunluluğu göz önünde bulundurulmalısı zorunlu olduğunu, kaza sonucunda müvekkil aracı hasara uğramış olup söz konusu hasar bedeli , hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve müvekkilin bu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu hak mahrumiyet bedeli ortaya çıktığını, buna göre anayasa mahkemesinin 09.10.2020 tarihli sayılı resmi gazete'de yayımlanan 2019/ e. ve 2020/ k. sayılı kararı uyarınca müvekkile ait aracının uğradığı reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini, 09.10.2020 tarihli anayasa mahkemesi kararı sonrasında araç değer kaybı dosyalarında oluşan yeni hukuki durum sonrası plastik aksanlarda değer kaybına dahil edilmediğini, müvekkil aracın onarımda kaldığı gün sayısınca aracını kullanamamış hak mahrumiyeti kaybına uğradığını, bilirkişice onarım gün sayısı ve aracın rayiç piyasa değerinin tespiti ile müvekkilin davalının haksız fiili sebebiyle ortaya çıkan hak mahrumiyet bedelinin tespiti ve davalıdan tanzimi gerektiğini, davanın kabulü ile davacı müvekkilin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin Sayın Mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak 100,00 TL alacağımızın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, talep edilebilir tazminat bedelinin Sayın Mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkile ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 100,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkile ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucu meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik, 100,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkilin aracında meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı hmk gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu istemler yasa hükmü gereği zamanaşımına uğramış olduğundan, zamanaşımı itirazımız doğrultusunda davanın öncelikle bu nedenden ötürü reddinin gerektiğini, davacı yanca, yalnızca müvekkil şirket ile arabuluculuk süreci yürütülmüş; ancak diğer davalı ... ile herhangi bir arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirilmediğini, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun Ek Madde 1 hükmü uyarınca, 01.01.2019 tarihinden itibaren, Türk Ticaret Kanunu kapsamına giren ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için arabulucuya başvurulması dava şartı olarak kabul edildiğini, bu bağlamda, dava şartı olan arabuluculuğun tüm davalılar bakımından yerine getirilmemiş olması nedeniyle, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun Ek Madde 1 hükmü ve ilgili Yönetmelik uyarınca, arabuluculuk başvurusunun kapsamı ile dava konusu taleplerin örtüşmesi zorunlu olduğunu, ancak, davacı yanca, müvekkil şirkete yöneltilen arabuluculuk başvurusunda aracın değer kaybı ve hak mahrumiyeti zararına yönelik talepte bulunulmuş, buna karşılık dava dilekçesinde hem aracın değer kaybı hem araç mahrumiyet hem de hasar bedeline ilişkin talepler ileri sürüldüğünü, bu itibarla, arabuluculuk sürecinde talep konusu edilmeyen "hasar bedeli" ne ilişkin alacak kaleminin, dava şartı yokluğundan ötürü usulden reddi gerektiğini, bu nedenlerle zamanaşımı itirazları ile yanıtlar doğrultusunda, kanıtlar toplanarak doğrulanacak savunma dayanağı olgulardan ötürü haksız, dayanaksız davanın reddi doğrultusunda yargıya varılmasını talep etmiştir . DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, mahkememiz 2025/ E. Sayılı dosyası, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, dava dilekçesinde gösterilen ve meydana gelen trafik kazasına dayalı değer kaybı tazminatının, araç mahrumiyet bedelinin,hasar bedelinin davalılardan tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.Mahkememiz işbu dava dosyasının Mahkememizin 2025/... Esas sayılı dosyasından; davacının ,davalı şirket yönünden talep ettiği hasar tazminat talebine yönelik tefrik edildiği anlaşılmıştır.Bilindiği üzere 19/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7155 sayılı Yasanın 20. Maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. Maddesinden sonra getirilen 5/A-maddesine göre: Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.Yukarıda anılan 7155 sayılı Yasanın Yürürlük başlıklı 26. Maddesinin 1-a) bendine göre 10, 20 ve 21 inci maddeleri 1/1/2019 tarihinde yürürlüğe girer.Davacı tarafından açılan eldeki davanın ise 31/03/2021 tarihinde yasal düzenleme yürürlüğe girdikten sonra açılmış olup iş bu davaya uygulanması zorunludur.O halde yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafça davalı şirket aleyhine 28/04/2024 tarihinde meydana gelen kazaya dayalı olarak hasar bedelinin tahsili amacıyla dava açılmıştır.2025/72105 noluTicari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı incelendiğinde uyuşmazlık konusunun aracın değer kaybı, hak mahrumiyet zararına ilişkin olduğu ancak hasar bedeli yönünden arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartı olan arabulucuya başvuru zorunludur. Dolayısıyla dava dilekçesi ve cevap dilekçesi kapsamında hasar bedeli yönünden arabulucuya başvurulmadığı sabit olduğundan dava şartı noksanlığı sebebiyle HMK' nın 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacının davalı taraftan talep ettiği hasar bedeli tazminat talebi yönünden ; davanın TTK 4/1, 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A m. 2. f.,HMK 114/2, 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE; 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair,dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... başvurma hakkı açık olmak üzere karar verildi. 17/02/2026
Katip ¸E-imzalıdır.
Hakim ¸E-imzalıdır.