İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/888 E. 2026/727 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/888
- Karar No
- 2026/727
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/888 Esas KARAR NO : 2026/727
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 19/09/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Borçlu tarafından kaçak elektrik kullanımı yapıldığını, borçlu tarafça yapılan kaçak kullanımlar ile ilgili müvekkili kurumca kaçak elektrik tespit tutanağı/tutanakları) tanzim edildiğini ve bu tutanağa/tutanaklara istinaden yine fatura/faturalar düzenlendiğini, son ödeme tarihinde bahsi geçen faturaların borçlu tarafça ödenmemesi üzerine Müvekkili şirketince ... 4. İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, borçlu tarafça icra takibine konu ödeme emirlerine haksız ve dayanaksız şekilde itiraz edildiğini, davalının icra takibine haksız ve dayanaksız itirazı üzerine takibin durduğunu, ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını beyan ederek davanın kabulü ile davalı/davalıların ... 4. İcra Dairesi ...Esas Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davalı/davalılar aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/davalılara yükletilmesini, dava konusu asıl alacak bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesini ve kararı ifası için bir örneğinin ... 4. İcra Dairesi ...Esas Sayılı icra dosyasına gönderilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraflarca davaya ilişkin cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememiz dosyası, davalı tarafından kaçak elektrik kullanımı söz konusu olup olmadığının belirlenmesi, kaçak elektrik kullanımı söz konusu ise davaya konu faturalarda belirlenen miktarın dönem piyasa rayiçlerine uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığının, doğru hesaplanmadığının kabulü halinde kaçak elektriğe dayalı olarak talep edilebilecek fatura bedelinin miktarının belirlenmesi amacıyla, kaçak elektrik alanında uzman bir hesap bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 25/01/2026 tarihli raporda özetle; Takibe konu asıl alacak bedeli, idareye kayıtlı- sözleşmesiz sayaçla kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile davalı adına tahakkuk ettirilen, 06.02.2020 son ödeme tarihli 13.028,68 TL. tutarındaki kaçak elektrik tüketim faturası olduğu, davacı kurum kayıtlarından, tutanak öncesinde aboneliğin 31.12.2019 tarihinde vadesi geçmiş borçlar nedeniyle fesh edildiği tespit edildiği, 27.01.2020 tutanak tarihi itibariyle ki davalı tüketimi, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği MADDE 42-a “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketilmesi,” gereği kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, davacı taraf davalıyı, dava konusu tutanak nedeniyle 31.12.2019 — 27.01.2020 tarihler arasında tüketmiş olduğu elektrik miktarını gerekçe göstererek 9359,291 kwh. tüketim miktarından sorumlu tutmuş olup, mahalde bilfiil tüketilen elektrik miktarından kullanıcı konumundaki davalıların sorumlu tutulabileceği değerlendirildiği, davacı kurumun, davalı tarafça tüketilen elektriğin sayaçtan geçirilerek kullanıldığını kabul ettiği, bu nedenle davacı kurumun bu uygulaması elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği hükmünde geçen “tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre hesaplama yapılır” hükmüne uygun olduğu, yapılan değerlendirme ve hesaplamalar doğrultusunda, ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası bakımından, Takibin 13.028,68 TL. (Asıl alacak) * 194,56 TL. (gecikme faizi 6183 sayılı kanun 51. madde) * 35,02 TL. (faizin KDV'si) > 13.258,26 Tk; üzerinden davalılar ... Ltd.Şti. ... ve ... adına devam edebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Dava, davalı şirketin kaçak elektrik kullandığı ve bu hususun tutanak alındığı, buna rağmen davalılarca düzenlenen kaçak elektrik fatura bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'inin "Kaçak elektrik enerjisi tüketimi" başlıklı 26. Maddesinde; "(1) Gerçek veya tüzel kişinin; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması,kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. (2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu Bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir. (4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek sayacı mühürler ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması" başlıklı 28/1. maddesinde; (1) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için, a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir." "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır. a) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 26. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde, 1) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde, kullanım süresi esas alınır. Ancak bu süre 180 günü geçemez. 2) (1) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (1) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 3) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. c) 26. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir." şeklinde düzenlemeler mevcuttur. Davalı tarafın kaçak elektrik kullandığı mevcut tutanaklar, resim, kayıtlar ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı kurum kayıtlarından, tutanak öncesinde aboneliğin 31.12.2019 tarihinde vadesi geçmiş borçlar nedeniyle fesh edildiği, 27.01.2020 tutanak tarihi itibariyle davalı tüketiminin, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği MADDE 42-a “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketilmesi,” gereği kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, davacı taraf davalıyı, dava konusu tutanak nedeniyle 31.12.2019 — 27.01.2020 tarihler arasında tüketmiş olduğu elektrik miktarını gerekçe göstererek 9359,291 kwh. tüketim miktarından sorumlu tuttuğu, mahalde bilfiil tüketilen elektrik miktarından kullanıcı konumundaki davalıların sorumlu tutulabileceği, davacı kurumun, davalı tarafça tüketilen elektriğin sayaçtan geçirilerek kullanıldığını kabul ettiği, bu nedenle davacı kurumun bu uygulaması elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği hükmünde geçen “tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre hesaplama yapılır” hükmüne uygun olduğu, yapılan değerlendirme ve hesaplamalar doğrultusunda, takibin 13.028,68 TL asıl alacak, 194,56 TL gecikme faizi, 35,02 TL faizin KDV'si üzerinden devam edeceği, tutanak tarihi itibari ile davalılar ... ve ...'in şirket müdürü olmaları nedeni ile borçtan sorumlu oldukları, tabibin belirtilen miktarlar yönünden davalılar adına devam edebileceği anlaşıldığından, davalılar tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ...Esas ...Karar sayılı ilamı) Somut olayda alacak, haksız fiil niteliği arz eden kaçak elektrik bedeline ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davalıların ... 4. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaliyle takibin 13.028,68-TL asıl alacak 194.56-TL işlemiş faiz ve 35.02-TL vergi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İcra inkar tazminat talebinin şartlar oluşmadığından REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 889,99-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 274,59-TL harcın DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 615,40 TL başvurma harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.557,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 9.172,40 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%97,41) göre hesap edilen 8.935,17 TL'nin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 7-Kabul edilen kısım yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 13.028,68-TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK davacıya VERİLMESİNE, 8-Reddedilen kısım yönünden davalılar ... ile ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 345,92-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal İADESİNE, 10-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin; A) 4.578,27-TL'sinin davalılardan MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK, B) 121,73-TL'sinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair; davacı vekili ve Davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır