İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/88 E. 2026/88 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/88
- Karar No
- 2026/88
- Karar Tarihi
T.C. ............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/88 Esas - 2026/336 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/88 Esas KARAR NO : 2026/336
..................... ......................................... ................................................. ...................................................... ............................................................... ......................................................................
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 03/02/2026 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARAR Y. TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ................ Paz. İnş. Ve Turizm Taah. Tic. Ltd. Şti'ni hasım göstererek ............. 87. İş Mahkemesi nezdinde 2025/314 E. Sayılı dosya ile hizmet tespiti davası açtığını, ancak ................ Paz. İnş. Ve Turizm Taah. Tic. Ltd. Şti adli şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ............. 87. İş Mahkemesince taraflarına, işbu davayı açmak için mehil verildiğini, işbu şirketin ticaret sicilinden 28.01.20214 tarihinde resen silindiğini, ihyası istenilen şirketin ticaret sicilinde resen terkin ediliğinden ötürü bu davada husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yönelttiklerini, beyan ederek ............. Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı ................ Paz. İnş. Ve Turizm Taah. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ............. Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; şirketin 23/01/2014 tarihinde terkin edildiği göz önünde bulundurulduğunda anılan 10 yıllık sürenin dolması sebebiyle şirketin malvarlığının Hazine'ye intikal ettirilmesi ve bu doğrultuda Hazine'nin de şirket borçlarından sorumlu tutulamayacağı düzenlemesine bağlı olarak davanın konusunun ortadan kalktığını, davada bu yönde karar verilmesinin hukuka uygun olacağını, dava konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7'nci maddesinin 12'nci fıkrası ve Geçici 7. maddesi kapsamında 23/01/2014 tarihinde re’sen terkin edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. Maddesinin birinci fıkrasında "1/7/2015 tarihine kadar belirtilen hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin” tasfiye usulüne uyulmaksızın ticaret sicilinden kayıtlarının silineceği düzenlendiğini, daha sonra 30.12.2012 tarihinde 28513 sayılı Resmi Gazete’de “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” yayınlandığını, anılan tebliğin amacının ilk maddesinde belirtildiğini aynı Tebliğin ikinci maddesi tebliğin kapsamını düzenlendiğini, Tebliğin 5. maddesinde Müdürlüklerce sayılı sebeplerle münfesih olan şirketlerin belirleneceği ifade edildiğini ve d bendinde “18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler.” kapsamında resen terkin edildiğini, TTK geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının a bendinde tebliğ şekli belirtildiğini, şirket adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK’nin Geçici 7. maddesinin 4.fıkrasının a bendi uyarınca 03.10.2013 tarihinde çıkarılan tebligatın iade olunduğunu, ihtarın ayrıca, 07/10/2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, Ayrıca şirketlerin 6102 sayılı TTK’nin 31’nci maddesi uyarınca, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliği tescil ettirmesi gerektiğini, ancak şirketler adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş, tebligat bu sebeple iade olunduğunu ve bu konudaki sorumluluğun şirket yetkililerine ait olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince ilan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, yapılmış sayılır ve 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Söz konusu TTK’ nin Geçici 7’nci maddesindeki tebligata dair hükümler, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre hem özel hüküm hem de sonraki hüküm niteliğinde olduğundan, TTK Geçici 7’nci madde hükümleri uygulanması gerektiğini, Şirketin son adresine tebligat yapıldığından, tebligat ulaşmasa dahi yapılan ilan Tebligat Kanunu uyarınca yapılmış bir tebligat sayılacağından yapılan ihtarın hukuka uygun olduğunu, Yargıtay 6.HD.’nin 07/10/2024 tarih ve 2024/722 E. 2024/3235 K. Sayılı kararına göre kanun metninden anlaşılacağı üzere ilan yapılması yeterli olup, ayrıca şirket yetkilisine ihtarat yapılması şartı bulunmamaktadır. Yargıtay 11.HD.’nin 01/07/2020 tarih ve 2020/1551 E. 2020/3396 K. Sayılı kararında İhyası istenen şirkete gönderilen tebligat yapılamamış ise de 6102 sayılı TTK’nin geçici 7/4.maddesindeki usul dairesinde ilan tarihine göre tebliğ tarihi belirleneceğinden, dava konusu terkin işleminde usulsüzlük bulunmamakta olduğunun belirtildiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirket, süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı TTSG’de yapılan ilan ile sicilden re’sen terkin edildiğini, dava konusu şirketin geçici 7.maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, yapılan ihya taleplerinde, 6102 sayılı TTK’nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyeye ilişkin hükümlerin esas alınması gerektiğini, beyan ederek davanın usulden ve terkin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğinden esastan reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatteyse şirketin 6102 sayılı TTK’nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesine ve 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasını, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ............. 87. İş Mahkemesi'nin 2025/314 E, sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ................ tarafından ihyası talep edilen ................ Paz. İnş. Ve Turizm Taah. Tic. Ltd. Şti' aleyhine işçilik alacaklarına ilişkin ikame edildiği, dava açılış tarihinin 02/10/2025 olduğu, mahkemece ................ şirketinin ihyasını sağlamak ve şirkete tasfiye memuru atanarak işbu davada temsilini sağlamak üzere (şirketin tek başına ihyası ve eski sicil adresine tebligat yapılması Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2024/1200 Esas, 2025/5622 Karar sayılı ilamı ile bozma konusu yapılmış olmakla yalnızca ihya değil tasfiye memurunun talep edilmesi gerekmekle dava açmak hususunda davacı yana süre ve yetki verildiği davanın halen derdest olduğu görülmüştür. ............. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 24/02/2026 tarihli yazısı ve eklerinin incelenmesinde; ihyası talep edilen ................ Paz. İnş. Ve Turizm Taah. Tic. Ltd. Şti'nin terkin öncesi ortaklarının .......... ve ............. oldukları, TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca şirketin "Tu.............. Çankaya/............." adresine infisah sebeplerinin tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde ibraz edilmesi ya da tasfiye memurunun bildirilmesi ya da davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davasının bulunup bulunmadığına ilişkin beyan sunulması aksi halde şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceğinin ihtar edildiği, ihtarda infisah sebebinin 5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler olarak belirtildiği, 07/10/2013 tarih, 8420 sayılı T.T.S.G'de yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmaması sebebiyle şirketin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği ve bu hususun 28/01/2014 tarih, 8495 sayılı T.T.S.G'de ilan edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin, ek tasfiye için ticaret siciline yeniden tescili (ihyası) talebine ilişkindir. Davadaki uyuşmazlık dava dışı şirketin terkin olduğundan ve ihyası bakımından mahkemece süre verildiğinden bahisle ihyası istemine ilişkindir. ............. Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2023 tarih, 2023/1279 Esas, 2023/1186 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde kooperatiflerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen kooperatifin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7'nci maddesinin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” düzenlemesindeki, “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasamızın 35 ve 40'ıncı maddelerine aykırılığı dolasıyla Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi sonucunda 22.06.2023 tarihli ve 2023/33 Esas ve 2023/117 Karar sayılı iptal kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu iptal kararının Resmi Gazetenin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayı ile yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesinin hak düşürücü süreye ilişkin iptal kararının derdest davalara derhal uygulanacağı ve usuli müktesep hakların istisnası olduğu ,6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4. fıkrasında; " Ticaret Sicil Müdürlüklerince a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır." hükmü yer almaktadır. TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında "Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 md.) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz"
Somut uyuşmazlıkta dava konusu şirketin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği tescil edilerek Türkiye Ticaret Sicil Gazete'sinin 28/10/2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edilen şirketler arasında olduğu, ihyası talep edilen ................ Paz. İnş. Ve Turizm Taah. Tic. Ltd. Şti aleyhine davacı tarafından ............. 87. İş Mahkemesi'nin 2025/314 Esas sayılı dosyası ile işçilik alacaklarına yönelik dava ikame edildiği, dava açılış tarihinin 02/10/2025 ve terkin işleminden sonra olduğu, bu itibarla şirketin terkininde dava dışı şirketin sorumluluğunun olmadığı anlaşılmakla davacının ikame etmiş olduğu davanın devamı bakımından TTK m. 547 gereğince ihya isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tasfiye memuru olarak şirkete terkin öncesi şirket yetkilisi olan ............. TC kimlik rumaralı ..........’ın atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup, 24/12/2012 tarihinde ............. Ticaret Sicil Müdürlüğü arşivinde çıkan yangın nedeniyle firmanın dosyası yanmış olduğu ve davalı şirkete feshe ve davalı şirkete ilişkin mübrez belgeler dışında başkaca bilginin ibraz edilmediği anlaşılmakla yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmekle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir
HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-............. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 115037 sicil numarası ile kayıtlı bulunan ................ Paz. İnş. Tur. Taah. Ticaret Limited Şirketi’nin ............. 87. İş Mahkemesi'nin 2025/314 Esas sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infaz işlemleriyle sınırlı olmak üzere, ticaret siciline yeniden tescili suretiyle İHYASINA, 2-TTK. 547/2. maddesi gereğince ihya edilen şirkete terkin öncesi şirket yetkilisi olan ................ TC kimlik rumaralı ........’ın tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Karar kesinleştiğinde tescil ve ilan için karardan bir örneğinin ............. Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, İhya kararının ticaret siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............. Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2026