İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/64 E. 2026/592 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/64
Karar No
2026/592
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/64 Esas - 2026/592

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/64 Esas KARAR NO : 2026/592

.... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/01/2026 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 03/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı ...'e inşaat malzemesi temini için toplam 380.000 TL banka ödemesi yaptığı, anlaşma gereği ödenen bedel karşılığında inşaat malzemesi teslim edilmesi gerekirken ödeme yapılmasına rağmen malzemelerin teslim edilmediği, malzeme teslimi yapılmaması üzerine İcra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın haksız olduğu, dayanağı bulunmadığı, itirazın iptali gerektiği, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetle yapıldığı, müvekkil şirketin müşteki olduğu ve davalının şüpheli sıfatıyla yer aldığı “yağmaya teşebbüs ve tehdit suçlarına ilişkin” olarak yürütülen savcılık dosyası bulunduğu, taraflar arasında açık bir husumet bulunduğu, davalının icra takibine yaptığı itirazın borca ilişkin gerçek bir hukuki nedene dayanmadığı, alacağın tahsil edilmesini engellemeye yönelik olduğu, bu nedenle itiraz iptali ile birlikte davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; mahkemece belirlenecek teminat karşılığında davalı adına kayıtlı banka hesapları, taşınmaz ve araçların kaydına tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına, icra dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itiraz nedeniyle borçlu aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı .... tarafından müvekkili ... aleyhine 380.000 TL tutarında başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, davacının 31.07.2024,05.08.2024,09.08.2024 ve 15.08.2024 tarihlerinde yapılan ödemelerin inşaat malzemesi temini karşılığı olduğunu iddia ettiğini, ancak müvekkilin tüm malzemeleri teslim ettiğini ve faturaları düzenlediğini, davacının bu faturalara itiraz etmediğini belirttiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin daha önce..... sayılı kararı ile kesinleşmiş yargı kararlarına konu olduğunu, bu kararlarla davacının ödemelerinin takip konusu borcu itfa etmediğinin tespit edildiğini ve davanın reddedildiğini, kararın ..... sayılı kararı ile kesinleştiğini ifade ettiğini, uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığını belirterek görev itirazında bulunduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin Polatlı olması sebebiyle yetki itirazını sunduğunu, davacı şirketin ödemeleri .... üzerinden gerçekleştirdiğini ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunduğunu, banka dekontlarında avans veya şartlı ödeme ibaresi bulunmadığını ve bunların borcun ifası olduğunu vurguladığını, davacının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla çelişkili iddialarda bulunarak dürüstlük kuralını ihlal ettiğini belirttiğini, .... yazısı ile müvekkilinin esnaf statüsünün belirlendiğini ifade ettiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ve davacının somut delil sunamadığını beyan ettiğini, davanın aktif husumet yokluğu ve esastan reddini, davacının kötü niyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, ayrıca manevi tazminat taleplerinin kabulünü ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER -....Esas sayılı icra dosyası -BA/BS formları -Ticari defter ve kayıtları -Bilirkişi Raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce deliller toplanmış, bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır. Mahkememizce dosyaya kazandırılan 08/05/2026 bilirkişi raporunda; Davacı defter kayıtlarında davaya konu ticari ilişkiye dayalı herhangi bir kayıt bulunmadığı, davalı tarafın kayıtlarının fiili durumu yansıttığı, alacaklı olarak görülen 230.066,20 TL'nin, 230.000,00 TL üzerinden icra takibine konu edildiği, bu alacağın dayanak belgesinin 500.000,00 TL tutarlı senet olarak gösterildiği, hukuki takip sonucu alınan kararların kesinleşmesi sonrasında alacağın tahsil olunduğu, ancak söz konusu senedin taraf kayıtlarında yer almadığı, davacı tarafın elde bulunan ancak ticari defter kayıtlarında yer almayan ödeme belgeleri ile dava ikame ettiği, davalı tarafından düzenlenen faturaları .... beyan etmesine karşın ticari defterlerine işlemediği, ödeme belgelerinden daha fazlasının davalı kayıtlarında yer aldığı, sonuç olarak davacı tarafın alacaklı olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazı üzerinde Mahkememizce dosyaya kazandırılan 08/06/2026 tarihli ek bilirkişi raporunda; Davacı vekili Av. .... tarafından 01.06.2026 tarihinde dosyaya sunulan “Taraflar arasındaki ticari ilişkileri gösteren belge ve deliller” in incelenmesinde davacı .... şirketi tarafından 03.06.2024 tarihinde düzenlenen ve kefili .... olan 01.07.2024 vade tarihli 250.000,00 TL tutarlı senedin ... veyahut emrühavalesi adına düzenlendiği, bedelinin “Malen” ahzolunduğu açıklamasının yapıldığı, senedin .... Malzemeleri firması tarafından ....Bildirim Kaldırısı Talebi Dekontu” ile ödenmiş olduğunun bilgisinin verildiği, davacı .... Dosyasına 478.872,87 TL yatırıldığı (bu tutarın kök raporda belirtilen .... tarafından düzenlenip ...'e verilen 25.06.2024 tanzim, 15.06.2024 vade tarihli 500.000.00 TL bedelli senede ait olduğu), ayrıca, ....'ın 28.10.2025 tarihli dekontu ile aynı icra dosvasına .... tarafından 200,00 TL masraf ödemesi gerçekleştirildiği,....tarafından .... no.lu hesaba ait “Hesap Hareketleri” dökümünde yer alan ödemelere ilişkin olarak belirlenen tutarların 778.420,00 TL olduğu.... plakalı .... 200.000.00 TI bedelle ...'e satıldığı, ... sahibi olduğu .... plakalı ... 500.000.00 TL senet mukabili satışının ...'e yapıldığı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ...'in 29.07.2024 tarih e-Arşiv Faturasında,26 kalem malzemenin yer aldığı, KDV dahil tutarının 38.058,00 TL olduğu, bu faturanın davalı ticari defter kayıtlarında yer almadığı, kök raporun dosya muhteviyatında yer alan belgelere göre hazırlandığı, davacı vekilinin, müvekkilinin 31.07.2024 ile 15.08.2024 tarihleri arasında toplam 380.000,00 TL ödeme yaptığını beyan ettiği ve bu ödemelerin hangi amaçla yapıldığının ödemelerde belirtildiğini ifade ettiği, ayrıca 01.06.2026 tarihinde dava dosyasına sunduğu belgelerde Banka Hesap hareketlerini sunduğu, düzenlenen raporda, söz konusu ödemeler toplamının kök raporun 5. Sayfasında davalı firmaya ait Banka kayıtlarının incelenmesinde toplam 1.269.920,00 TL, ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde ise Karacadağ firmasından aktarılan tutar ve senet ödemesiyle birlikte toplam 1.829.900,00 TL olduğu kök raporun 7. Sayfasında tablo halinde sunulduğu, bu ödemelere karşılık düzenlenen faturalar toplamının ise kök raporun 4. Sayfasında belirtildiği üzere 2.059.966,20 TL olduğunun tespit edildiği, bakiye 230.066,20 TL olarak saptandığı, davacı vekilinin belge olarak sunduğu banka ödemeleri toplamının ise ek raporun inceleme bölümünde yine tablo olarak gösterildiği üzere toplam 778.420,00 TL olduğu, bunun haricinde sunulan bir kısım belgelerin neye istinaden yapıldığı hususunda herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi ticari defter ve kayıtlarında da yapılan bu ticari ilişkiye ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, davalı tarafın kayıtlarında görüldüğü üzere, ödemelerin avans niteliğinde yapıldığı, faturaların ise ödemeler sonrası düzenlendiğinin görüldüğü, davacı vekilinin ifade ettiği Üzere (malzeme tesliminin 2024 yılında yapılmış olması halinde), 2024 yılı içinde yapılan ödemelere karşılık faturaların 2025 yılında tanzim edilmiş olmasının muhasebe açısından usulsüzlük teşkil ettiği, faturaların malzeme teslimi sonrasında yasal süresi içinde düzenlenmesi gerektiği, davacı tarafından ticari defter kayıtlarına herhangi bir kayıt düşülmemiş olmasının ödemelerin hangi faturalara karşılık yapıldığının belirlenmesini mümkün kılmadığı, esasen faturaların fiilen teslim alınması ve yasal mevzuat açısından süresi içinde faturalar tutarına veya malzeme teslim edilmediğine ilişkin herhangi bir ihtar ya da iade faturası kesildiğine ilişkin belgeye dosya kapsamında rastlanmadığı, ayrıca .... formlarının davacı vekilinin ifade ettiği gibi soyut değil resmi ve geçerliliği olan soyut bir belge olduğu, malzemenin teslimini kanıtlayan karinelerden birini teşkil ettiği, davalı ...'in başlattığı “500.000 TL tutarlı bir kambiyo senedine” ilişkin icra takibi konusunun görülmekte olan dava ile ilgisi bulunmadığı, bu hususun Mahkemece dosyaya celp edilen belgeler nedeniyle özet mahiyetinde rapora intikal ettirildiği, tutarın taraf kayıtlarında yer almadığının kayda geçirildiği, taraflar arasındaki adli vakanın dava konusu ile ilgisi bulunmadığı, davacının ticari faaliyeti defter kayıtlarına yansıtmamasının bu vakaya bağlanmasına anlam verilemediği, davalı defter kayıtlarının dava konusu ile ilgili kayıt ve belgeler ile uyuşması nedeniyle fiili durumu yansıttığı, kök raporda belirlenmiş olan hususlar dışında sonucu değiştirebilecek herhangi bir husus bulunmadığı, ayrıca davalı alacağı, davacı vekilinin dosyaya sunduğu 29.07.2024 tarih e-Arşiv faturasında yer alan 26 kalem malzemenin KDV dahil tutarı olan 38.058,00 TL daha artarak 268.124,20 TL olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. İncelenen evrak ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, peşin satışta mal ve bedelin aynı anda ödendiği ve aslolanın da peşin satış olduğu, somut olayda, davacı tarafça, inşaat malzemesi satışı karşılığı havale ile yapılan ödemelerin avans olduğu, malın teslim edilmemesi nedeni ile iadesi gerekmesine rağmen iade edilmediği yapılan ödemelerin iadesi için takibe girişildiği belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptaline karar verilmesi talebiyle işbu davanın açıldığı, bu durumda davacı tarafça, avans ödemelerine rağmen malın teslim edilmediğinin iddia edildiği ve ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacının avans olduğunu iddia ettiği ödemelerin banka havalesi yoluyla yapıldığı, havale işleminin mevcut bir borcun ödemesi niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın, davalının davacı adına kestiği faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmayıp, davalı defterlerinde ise taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsam ve hacminin davacının ticari defter kayıtlarından farklı olmasından kaynaklandığı, davalı tarafça, davacı adına düzenlenen faturaların teslime konu malların davacı adına teslim edildiğine karine teşkil ettiği, davacının da bunun üzerine kendilerine kesinleşen mahkeme kararı ile ödeme yaptığı şeklinde savunmada bulunulduğu, karinenin aksini iddia eden davacının iddiasını yazılı delil ile ispat yükü altında olduğu, ayrıca davacının dayandığı ödeme belgeleri olan banka havalelerinde ödemenin ''inşaat malzemesi ücreti" ve "inşaat malzemesi" olduğuna dair açıklamanın yer aldığı, TBK'nun 207. maddesinin ikinci fıkrasında da asıl olanın peşin satış olduğunun düzenlendiği, buna göre davacının malları teslim aldığının kabulü gerektiği, dava konusu tahsilatların avans olarak verdiğini, ödeme bedeli kadar malları teslim almadığını iddia eden davacının, bu iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, davalının, dava konusu ödemeler karşılığı mal teslim edildiğini savunmasının, ispat yükünü değiştirmediği, TBK'nun 555. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan havalenin, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtası olduğu, buna göre havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olduğu, bu yasal karinenin tersinin (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil) tarafından kanıtlanması gerektiği, somut olayda, havaleci durumundaki davacının, değinilen yasal karine karşısında, davalıya yaptığı dava konusu havalelerin, bir borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğü altında olduğu, bu durumda; davacının, davaya konu ödemelerin ileride teslim alınacak mal karşılığı olarak gönderildiği yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, buna bağlı olarak, davalının davacı ile aralarındaki ilişkiyi kanıtlama yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının fazladan yapılan ödemeyi usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı ve yemin delilline da açıkça dayanmadığı .... takibinde haksız ise de davacının kötü niyetinin ispat ve tespit edilemediği hususları birlikte değerlendirilerek usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun düzenlenen bilirkişi raporu da hükme esas alınmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine, davacının kötü niyeti ispat ve tespit edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacının kötü niyeti ispat ve tespit edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Başta peşin alınan 6.489,45 TL harçtan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile fazla alınan 5.757,45 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 4-Yapılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 5-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Davalı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. Maddesi uyarınca hesaplanan 60.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.000,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/64, K. 2026/592, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-64-e-2026-592-k-e4c2b9612d00