İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/590 E. 2026/590 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/590
- Karar No
- 2026/590
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/590 Esas - 2026/604 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2026/590 Esas KARAR NO : 2026/604
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 21/07/2026 KARAR TARİHİ : 23/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 24/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından 16.03.2026 tarihli takip talebi ile .... sayılı dosyası kapsamında dava dışı ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, ilgili icra dosyasında gelişen süreç içerisinde davalı tarafından müvekkiline mesnetten yoksun ve kötüniyetle haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkili zamanında haciz ihbarnamelerine itiraz edemediği için ilgili icra dosyasına borçlu olarak kaydedilmiş ve aleyhlerine haciz işlemleri başlatıldığını, davalı taraf .... esas sayılı dosyanın asıl borçlusu ... ile aralarında 25.02.2026 tarihinde ticari işlem yapıldığını, müvekkilinin bu süreçte asıl borçlu ... ile arasında herhangi bir ticari bağ bulunmadığını, müvekkili borçlu firma ile 05.07.2021 tarihinde resmi gazete yayınlanarak tüm ticari ilişkisini bitirdiğini, asıl borçlu olan ... aleyhine .... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde, müvekkillerine İİK m. 89 kapsamında 1., 2. ve 3. haciz ihbarnameleri gönderildiğini, ancak müvekkiline gönderilen haciz ihbarnameleri mesnetten yoksun ve kötüniyetle gönderildiğini, çünkü müvekkillerine haciz ihbarnamesini göndermeyi gerektirecek herhangi bir borç olgusu bulunmadığını, müvekkilinin, söz konusu firma ile 2021 yılından beri herhangi bir ticari bağı bulunmadığını, herhangi bir ortaklık, iş ilişkisi veya mali paylaşım söz konusu olmadığını, müvekkili, borçlunun ticari faaliyetine 2021 yılından itibaren hiç katılmadığını, onun alacaklarını veya borçlarını üstlenmediğini, buna rağmen müvekkiline haciz ihbarnamesi gönderilmesinin tek gerekçesi, dosyanın alacaklısının, resmi gazetede eski ortaklığa ilişkin tespit edilen bilgilerinden müvekkilinin ad ve adresine ulaşmış olması olduğu, mesnetten yoksun ve kötüniyetle gönderilen haciz ihbarnameleri neticesinde müvekkiline ilgili icra dosyasına borçlu sıfatıyla taraf olduğunu, aleyhine haciz işlemleri yapıldığını, müvekkilinin banka hesaplarına bloke konulmakla birlikte müvekkili ... aleyhine haciz başlatıldığını, müvekkilinin, İİK m. 89 kapsamında borçla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen kötüniyetli şekilde icra tehdidi altında bırakılarak hesaplarına konulan hacizlerin kaldırılmasını, ileride daha büyük zararların doğmasının engellenmesi adına, dava sonuna kadar uygulanmak üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin içinde bulunduğu mali durum ve haklılığı göz önünde bulundurularak, işbu dava bakımından yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinden geçici olarak muaf tutulmalarını teminen adli yardım talebimizin kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, İİK m 89/3 uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir. Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2 nci maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir. İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. .... Dairesinin 12.04.2016 tarih ve ....ve 17.12.2015 tarih ve ....., sayılı ilamları da bu yöndedir. Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, davacıya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istenmektedir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (....) Bu durumda, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, .... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine, Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğnda dava dosyasının görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine, Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/07/2026
Katip .... ¸e-imzalıdır.
Hakim .... ¸e-imzalıdır.
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.