Diğer ·

2026/168 E. 2026/168 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2026/168
Karar No
2026/168
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/168 Esas - 2026/358 T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ BİRLEŞTİRME KARARI

ESAS NO : 2026/168 KARAR NO : 2026/358

DAVA :Maddi Tazminat DAVA TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 09/09/2026 Yazıldığı tarih : 15/09/2026 İDDİA: Davacı dava dilekçesinde bu kısım hakkında ÖZETLE: " ... başvuru numaralı markamız ... ... hakkımda ki 19.08 2024 tarihli itiraz eden ... nin giyim , ... markasının ülkemizde kullanımın ispat edilemediğine ilişkin kararında özetle ; a-) ..../ "..." (Marka, kullanımın ispatına ilişkin deli) sunulmadığı veya sunulan delillerin yeterli bulunmadığı tespit edikliğinden, Md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmamıştır.) b-) ..../ "..." (Marka, kullanımın ispatına ilişkin delil sunulmadığı veya sunulan delillerin yeterli bulunmadığı tespit edildiğinden, Md. 5/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmamıştır.) c-) .... / "..." (Marka, kullanımın ispatına ilişkin deli) sunulmadığı veya sunuları delillerin yeterli bulunmadığı tespit edildiğinden, Md. ö/1 kapsamında yapdan incelemede dikkate alınmamıştır.) denilmektedir. İSTEM VE SONUC - "... karar işlemlerinin gecikmesi ,vekalet ibraz zorunluluğu hakkında işlem yapılmaması , yetkisiz temsil işlemi nedeniyle maddi olarak zarara uğramış olduğumuzdan usul ve yasaya aykırı iş işlemleri nedeniyle uğranılan zararın fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalmak kaydıyla maddi 5000 TL tazminat istemi hakkında karar verilmesine " şeklinde maddi tazminat talep etmiştir. ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME; Mahkememizce dosya üzerinden 26/09/2025 tarih ve .... sayı ile " davacının .... karar işlemlerinin gecikmesi, vekalet ibraz zorunluluğu hakkında işlem yapılmaması, yetkisiz temsil işlemi nedeniyle maddi olarak zarara uğramış olduğunu ileri sürerek, usul ve yasaya aykırı iş işlemleri nedeniyle uğranılan zararın karşılığı şimdilik 5.000 TL maddi tazminat istemiş ise de ...sayılı marka başvurusuna itiraz eden .... isimli firmayı davada davalı olarak taraf göstermediği, bu firmaya husumet yöneltmediğinden bu talep hakkında pasif husumet eksikliği bulunduğu gerekçesiyle anılan talep hakkında pasif husumet eksikliği nedeniyle davanın husumetten reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından İSTİNAF yoluna gidilmiş olup .... 20. HD.nin 05/02/2026 tarih ve .... sayı ile özetle "6100 sayılı HMK'nın "Davaların ayrılması" başlıklı 167. maddesi uyarınca "Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder." Yine 6100 sayılı HMK'nın 138. maddesi hükmü uyarınca mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Ayrıca aynı Yasanın 142. maddesi uyarınca ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar. Dolayısıyla mahkemece dosya üzerinden, sadece dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verilebilir. Hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’iler konusunda ise ön inceleme duruşmasını yapmak kaydıyla tahkikat ve sözlü yargılama duruşmalarını yapmadan karar verilebilir. Böylelikle mahkemece ön inceleme aşamasından sonra, başkaca bir tahkikat yapılmasına gerek olmadığı görülürse, yani mevcut dosya içeriği ile usul ya da esas bakımından bir karar vermek mümkünse, nihai bir kararla dava sona erdirebilir. (HMK. 138, 142. maddeler). Esasen ön inceleme aşamasında karar verilebilen usulü sorunların tahkikata bırakılmaması ve ön inceleme aşamasında karara bağlanması gerekir. Ayrıca maddi hukuka ilişkin olmakla birlikte süreler bakımından da karar verilebilen durumlarda, kural olarak kararın tahkikata başlanmadan verilmesi gerekir. Yine taraflar ön inceleme aşamasında sulh ya da arabuluculuk yoluyla anlaşmışlarsa da yine tahkikat yapılamayacaktır. Kanunda açıkça belirtilen bu durumlar dışında da tahkikata ihtiyaç duyulmuyorsa hakim bunu belirterek de karar verebilmelidir. Ancak her halükarda duruşma yapmak ve sözlü yargılama yoluyla tarafları dinleyerek karar vermek zorundadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Usulü sorunlar hakkında karar verirken bu karar ön incelemede verilebilen karar niteliğindedir. Ancak esas hakkında karar verilecekse bunun ön inceleme aşaması içinde verilmesi mümkün değildir. Mahkemece ön inceleme aşaması tamamlanmalı, uyuşmazlık noktaları tespit edilmeli, taraflar sulh olmuyorsa hakim işin esasına girip karar vermelidir. Dolayısıyla bu durumlarda ön inceleme duruşması yapılmalı, ayrıca sözlü yargılama ve hüküm aşaması da gerçekleştirilmelidir. Yani mahkeme ön inceleme duruşmasının tamamlandığını bildirip, bu konuda gerekli işlemleri yaptıktan sonra, tahkikata gerek olmadığını belirterek, tarafların bu konuda beyanlarını almak suretiyle yargılama kesitlerini aynı oturumda arka arkaya gerçekleştirebilir. Ancak ihtiyaç olmadığından, tahkikat yapılmayacaktır. Çünkü isminden de anlaşıldığı üzere tahkikat, incelenmesi gereken bir husus varsa yapılır, incelenecek bir husus olmayıp yargılama ön inceleme sonucu yeterince aydınlanmışsa, tahkikata gerek kalmayacaktır. Ön inceleme duruşması yapılmadan bir dava yürütülemez, ancak ihtiyaç yoksa tahkikat yapılmayabilir. Tek dikkat edilmesi gereken, bu kesitler aynı duruşmada yapılırsa mutlaka her birinin gereklerinin yerine getirilmesidir (....). Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece 26.09.2025 tarihinde, .... E. sayılı asıl davadan ayrılan .... Esas numaralı eldeki davada, evrak üzerinden yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı gerekçelerle 26.09.2025 tarihinde davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle tensiben reddine karar verilmiş, ön inceleme, tahkikat ve sözlü yargılama aşamaları ise yapılmamıştır. Oysa HMK'nın 114/1-d maddesinde dava şartı olarak düzenlenen taraf ve dava ehliyeti, medeni hukukta düzenlenen hak ve fiil ehliyetinin, medeni usul hukukundaki karşılığıdır. Somut uyuşmazlıkta ise davacı ve davalı tarafların dava ve taraf ehliyetlerinin bulunduğu açıktır. Buna karşılık ilk derece mahkemesince davanın reddi sebebi olarak değerlendirilen pasif husumet yokluğu kavramı, dava konusu edilen hak ile ilgili bulunduğundan, HMK'nın 114/1-d maddesi kapsamında dava şartı olarak kabulü mümkün olmayan, işin esasına ilişkin bir kavramdır. Kaldı ki mahkemece pasif husumet eksikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı tarafça ".... karar işlemlerinin gecikmesi, vekalet ibraz zorunluluğu hakkında işlem yapılmaması, yetkisiz temsil işlemi" nedenleriyle maddi zarara uğramış olduğu ileri sürülerek, şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Dolayısıyla işbu davada usul ve yasaya aykırı iş ve işlemleri yaptığı ileri sürülen tek kişinin davalı .... olduğu ve sadece uğranılan zararın kaşılığı olan maddi tazminatın istendiği gözetildiğinde, pasif husumetin de sadece .... yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu itibarla davalı Kurumun hizmet kusuru işlediği iddiasına dayalı davada, davacının marka başvurusuna itiraz eden ..... isimli firmanın davalı olarak taraf gösterilmesine gerek olmadığı halde, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. Bu durumda ayrılmasına karar verilen dava yönünden somut uyuşmazlıkta mahkemece, HMK'nın 138, 142. maddelerinde açıklanan istisnai bir durum söz konusu olmadığından, ön inceleme ve tahkikat duruşmasının yapılması, tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra sözlü yargılamaya geçilmesi, ardından da davacının marka başvurusuna itiraz eden ..... isimli firmanın, davada davalı olarak taraf gösterilmesine gerek olmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, HMK'da düzenlenen yargılama safhaları tamamlanmadan, mahkemenin yeni bir esasına kaydedilen davanın, yazılı gerekçelerle tensiben reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacının sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile .... Hukuk Mahkemesince verilen 26/09/2025 gün ve ..... sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, " şeklinde İADE kararı ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. YENİDEN DEĞERLENDİRME; Bu kez dosya yeniden esasa alınarak; "1- DAVA DOSYASINA KALDIĞI YERDEN DEVAM EDİLMESİNE, ve DİLEKÇE TEATİLERİNİN BAŞLATILMASINA, 2- Bu dosyanın tefrik edildiği.... esas sayılı dosyada verilen ADLİ YARDIM KARARININ devamına , adli yardımla ilgili tüm işlem ve belge örneklerinin, celbedilen kayıtların örneklerinin bu dosyaya AKTARILMASINA, ....... 9- Bu dosyanın tefrik edildiği.... esas sayılı dosyada verilen .... firmasının davada taraf olarak gösterilmesine yer olmadığına, 10-Maddi Tazminat talebi ile ilgili olarak .... sayılı marka başvurunun itiraz üzerine reddi kararından dolayı DAVACIYA 5.000 TL tazminat talebi ile ilgili olarak zarara uğradığına dair TÜM DELİL ve belgeleri ilk duruşma gününe kadar ibraz etmesi gerektiğine, aksi halde dosyaya sunulan delil ve belgelere göre değerlendirme yapılacağına, 11-... ya müzekkere yazılarak ...sayılı marka başvurusu hakkında BAŞVURU İŞLEM DOSYASININ ÖRNEĞİNİN ( marka başvurusu, başvuruya itiraz varsa itiraz dilekçesi, ... kararı, varsa ... karar örneklerinin) gönderilmesi için müzekkere yazılmasına," şeklinde tensip zaptı düzenlenmiş, dilekçe teatileri sonrasında ön inceleme duruşması yapılmış, gelenlerin beyanları alınmıştır. GEREKÇE: Mahkememizin bu dava dosyasının davacının ...başvuru sayılı markası hakkında tesis edilen ... sayılı ... kararının iptali ile birlikte davacının gördüğünü iddia ettiği maddi zarar dolayısıyla açılan bir dava olması, asıl dosya .... Esas sayılı dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı olduğundan HMK 166 .ncı maddesine göre dava dosyalarının birleştirilmesine, Karar verilmesi gerekmiştir. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin bu dava dosyasının davacının .... başvuru sayılı markası hakkında tesis edilen .... esayılı ... kararının iptali ile birlikte davacının gördüğünü iddia ettiği maddi zarar dolayısıyla açılan bir dava olması, asıl dosya.... Esas sayılı dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı olduğundan DAVA DOSYALARININ BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememizin .... Esas sayılı dosyanın esas kaydına birleştirme şerhi konularak yargılamanın .... Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 3-Birleşen dosyanın asıl dosya içerisine konularak taraflara duruşma günü bildirilmesine, 4-... kararının iptali ile birlikte davacının gördüğü maddi zarar iddiasına bağlı bu dava açıldığından davalı kurum vekilinin arabuluculuk dava şartı itirazının reddine, Birleştirme kararına yönelik asıl hükümle birlikte tebliğden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine karar verildi.09/09/2026

Katip .... E imza

Hakim .... E imza

Atıf: Diğer, E. 2026/168, K. 2026/168, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2026-168-e-2026-168-k-113b9d1418b6