İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/445 E. 2026/445 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/445
Karar No
2026/445
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/445 Esas - 2026/554 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/445 Esas KARAR NO : 2026/554

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/08/2020 KARAR TARİHİ : 02/07/2026 YAZIM TARİHİ : 31/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, diğer müvekkili ... lehine 50.000,00 TL miktarda 31/01/2018 keşide tarihli çek tanzim ettiğini, lehtar ... çeki ...'e (...'a) ciro ederek verdiğini, akabinde ...'ın çeki ...'a takasa verdiğini, icra takibine dayanak çekin takasa ...'a verdikten sonra keşide tarihi olan 31/08/2018 tarihinden önce müvekkili çekin yetkili hamili ile anlaştığını ve ifa nedeniyle çeki ...'tan iade aldığını, çekin müvekkiline iade edilmesi gerekirken iade edilmediğini, bu nedenle söz konusu çekten dolayı müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlu ... Şirketi yetkilisi tarafından imzası inkar edilmemiş ve diğer davacı lehtar ... adına keşide edilmiş çekin, arada imzalı 5 ciro sonrasında .... izolasyon malzemesi üreten müvekkiline geçmesi ve müvekkili şirketin çeki vadesinde bankaya ibrazında bankaca karşılıksız mührü vurulması akabinde davacı borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı ile icra takibine geçildiğini, mahkememizin yetkisiz olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. DELİLLER: -.... nolu icra takibi, -.... esas sayılı dosyası, -Bilirkişi raporu: 14/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İnceleme konusu çek üzerinde keşide tarihi yazılı olduğu bölümde bulunan “31.08.2018” rakamları üzerinde Doküman İnceleme Cihazıyla tahrifat yönünden ... ve ... etkisi gözlemlenerek yapılan incelemede; İnceleme konusu çekin rakamla keşide tarihi yazılı olan bölümündeki orijinalinde "31.12.2017" olan tarihin günler hanesinde orijinalinde “....” olan rakamın üzerinden farklı cins mürekkepli kalemle mükerrer geçiş yapıldığını, aylar hanesinde bulunan “....” olan rakamın üzerine farklı cins mürekkepli kalemle “....” yazıldığı ve yıllar hanesinin son rakamında bulunan orijinalinde “....” olan rakamın üzerine farklı cins mürekkepli kalemle “....” rakamı yazılarak tarihin “31.08.2018” tarihine dönüştürülmek suretiyle tahrifat yapıldığı tespit edildiğini, inceleme konusu çek üzerinde Doküman İnceleme Cihazıyla tahrifat yönünden .... etkisi gözlemlenerek yapılan incelemede; yukarıda birinci maddede yazılı hususlar haricinde el yazısı ve rakamlarda (değer, adet, miktar gibi) anlam değişikliğini ihtiva edecek başkaca ilave, eklenti, kazıma, silme, vb. Hususlara rastlanılmadığının bildirildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: .... Mahkemesince verilen 28/09/2023 tarih ve .... sayılı kararın, ..... Hukuk Dairesinin 21/05/2026 tarih ve ....sayılı ilamı ve "Eldeki davada, davacı tarafça 28/08/2020 tarihli dava dilekçesi ile, çek üzerinde tahrifat yapıldığı ve davalı şirket tarafından çekin bankaya ibraz edildiği belirtilerek dava açılmış, yargılama aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu ile, çek üzerinde keşide tarihinin yazılı olduğu bölümde yer alan "31.08.2018" rakamları üzerinde yapılan incelemede, çekin rakamla keşide tarihi yazılı bölümünde orijinalinde "31.12.2017" olan tarihin günler hanesinde, orijinalinde "...." olan rakamın üzerinden farklı cins mürekkepli kalemle mükerrer geçiş yapıldığı, aylar hanesinde bulunan "...." rakamın üzerine farklı cins mürekkepli kalemle "...." yazıldığı ve yıllar hanesinin son rakamında orijinalinde "...." olan rakamın üzerine farklı cins mürekkepli kalemle "...." rakamı yazıldığı ve bu şekilde keşide tarihinin "31.08.2018" tarihine dönüştürülmek suretiyle tahrifat gerçekleştirildiği, yönünde görüş bildirilmiştir. Ancak, dava konusu çekin incelenmesinde, tahrifat yapıldığı belirlenen keşide tarihinin hemen alt yanında paraf şeklinde atılı bir imzanın yer aldığı gözlemlenmiş olup, yargılamanın farklı aşamalarında davacı yanca çek üzerindeki tüm tahrifatların, çekin elden çıkmasından sonra gerçekleştiği, tahrifatlardan haberdar olunmadığı yönünde açıklamada bulunulmuştur. Bu noktada, dava dilekçesindeki beyanlar ile yargılama aşamasındaki iddialar gözetilerek, davacıların çek ile ilgili tahrifatta hangi hukuksal nedene dayandıklarının (keşide tarihi ve/veya imza) tespit edilmesi önem arz etmektedir. O halde, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davanın dayanağı çekin en altında düzenleyen kısmında keşideci imzası ile keşide tarihi altında paraf imzası bulunduğu anlaşılmakla birlikte, davacı yanın dava dilekçesi ile tahrifat/sahtecilik iddiasına dayandığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında davacılar vekiline 28/08/2020 tarihli tarihli dava dilekçesi açıklattırılarak, söz konusu sahtecilik/tahrifat iddiasının hangi hukuksal nedene dayandığı (keşide tarihi ve/veya imza) hususunun sorulması ve bu itibarla hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulması ile davacı tarafça imza inkarında (paraf imzası dahil) bulunulması durumunda söz konusu talebin incelenmesi ve bu doğrultuda değerlendirme yapılması, çek üzerindeki imzanın (paraf imzası dahil) kabulü halinde ise keşidecinin sorumluluğunun tartışılması ve hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca mahkemece, tüm delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve bu kapsamda sonuca gidilmesi gerekirken yetersiz araştırmaya dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden (sair istinaf nedenleri incelenmeksizin) davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir." gerekçesi ile kaldırıldığı anlaşılmakla, mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldığı görüldü. Davacı vekili 01/07/2026 tarihli beyan dilekçesi ile sahtelik iddiasının keşide tarihi ve keşide tarihi yanında yer alan parafa ilişkin olduğunu beyan etmiştir. ... kaldırma kararı ve davacı vekilinin beyanı göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirme neticesinde bir önceki gerekçeli kararda ayrıntıları ile açıklandığı üzere çek üzerinde yer alan keşide tarihindeki tahrifatın davacıların dava dilekçesindeki açık beyanları ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, çekteki tahrifatın davacılar tarafından çek davacıların elindeyken gerçekleştiği mahkememizce kabul edilmiş olup, Sulh Hukuk Mahkemesinde ve mahkememizde alınan bilirkişi raporları hüküm vermeye elverişli görülüp yeniden bir tahrifat ve imza incelemesi yapılmasına gerek görülmeyerek, çeki tahrif eden davacıların tahrifattan sonraki hali ile çek nedeniyle borçlu olduğu kabul edilmiş olup TTK'nın 748. Maddesi uyarınca davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 853,88 TL harçtan çıkarılarak artan 121,88 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk gideri harç tahsil müzekkeresi ile tahsil olunduğundan alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, Davacı Vekili Av. ...., davalı vekili Av. ....'in (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2026

Katip .... ¸e-imzalıdır.

Hakim .... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/445, K. 2026/445, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-445-e-2026-445-k-84138eb79b52