İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/429 E. 2026/425 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/429
- Karar No
- 2026/425
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/429 Esas - 2026/425 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/429 Esas KARAR NO : 2026/425 ........................ ........................... .................................... ........................................... .................................................. ....................................................... DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/04/2026 KARAR TARİHİ : 29/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında,............ plakalı aracın satışına ilişkin Yenimahalle 6. Noterliği'nin 20/01/2025 tarihli, 0001877 yevmiye numaralı, ................ plakalı aracın satışına ilişkin Yenimahalle 6. Noterliği'nin 20/01/2025 tarihli, 0001875 yevmiye numaralı, 06 BG 9540 plakalı aracın satışına ilişkin Yenimahalle 6. Noterliği'nin 20/01/2025 tarihli, 0001874 yevmiye numaralı,........ plakalı aracın satışına ilişkin Yenimahalle 6. Noterliği'nin 20/01/2025 tarihli, 0001876 yevmiye numaralı araç satış sözleşmeleri imzalandığını, bu satışlara ilişkin müvekkili şirket tarafından, 21/01/2025 tarihli, MRK2025000000002 numaralı, 3.750.000,00 TL tutarında, 21/01/2025 tarihli, MRK2025000000004 numaralı, 3.750.000,00 TL tutarında, 21/01/2025 tarihli, MRK2025000000003 numaralı, 3.750.000,00 TL tutarında, 21/01/2025 tarihli, MRK2025000000005 numaralı, 3.750.000,00 TL tutarında fatura tanzim edildiğini, davalının borcunu ödemek adına müvekkili şirkete 6 ayrı çek verdiğini, davalı Akatek şirketi müvekkili şirkete olan borcunu ödemediği gibi müvekkili şirketten çekleri bankaya ibraz etmemesini rica ettiğini, borcun ödeneceğini söyleyerek müvekkili uzun süre oyaladığını, borcun ödenmemesi nedeni ile müvekkili şirket 30/07/2025 tarihinde Yapı Kredi Bankası 8052695 sayılı, 30/07/2025 tarihli 6.750.000,00 TL tutarındaki çekin tahsili için bankaya başvurduğunu ve çekin karşılıksız olduğunun öğrenildiğini ve davalının kötüniyetli olarak mal kaçırmaya çalıştığını belirterek, bilirkişi incelemesi ile tespit edildikten sonra artırılmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL asıl alacağın fatura tarihi olan 21/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kısmi alacak davası niteliğinde olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, araç satış sözleşmeleri kapsamında, davalıya teslim edilen araçlar karşılığında, davacı satıcının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davacıya araç bedellerine istinaden teslim edilen senetler altındaki imzanın, şirketi temsile yetkili kişi ya da kişilere ait olup olmadığı, Yasin Kütük'ün davalı şirketi temsile yetkilendirilip yetkilendirilmediği, davalı tarafça sunulan protokol ve ödemeler kapsamında borcun sona erip ermediği hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. 7155 sayılı Kanunun 20. maddesinde; "13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. Madde 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 23. maddesinde; "6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir. Madde 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmü düzenlenmiştir. 05/04/2023 tarih, 32154 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7445 sayılı Kanunun 31. maddesi ile 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dosya incelendiğinde, davanın alacak talebine ilişkin olduğu, bu türdeki davaların TTK'nın 5/A maddesi gereğince arabuluculuğa tabi olduğu, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu ancak davacı vekili tarafından, dava tarihinden sonra düzenlenmiş 08/05/2026 tarihli arabuluculuk son tutanağının sunulduğu görülmekle, dava tarihinden sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun yerleşik yargı kararları da dikkate alındığında tamamlanabilir dava şartı olarak kabul edilemeyeceği, her davanın, bu kapsamda dava şartlarının açıldığı tarih itibariyle değerlendirilmesi gerektiği (Bkz. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2023/621 Esas, 2023/944 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/4107 Esas, 2023/4318 Karar sayılı ilamı) dikkate alınarak, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: 1-Davanın, 6102 sayılı TTK 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 maddesi göndermesi ile HMK 114/2, 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE, 6-Mahkememizin 24/04/2026 tarihli " davacının İİK'unun 170/4 maddesi kapsamındaki talebinin kabulü ile, Ankara 8.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2026/26646 E.sayılı dosyası ile takibe konu edilen kötüniyet tazminatının ve para cezasının tahsilinin dosya sonuçlanıncaya kadar ertelenmesi" şeklindeki ara kararın kaldırılmasına, bu hususta ilgili icra müdürlüğü'ne yazı yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/06/2026