İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/335 E. 2026/702 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/335
Karar No
2026/702
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2026/335 Esas KARAR NO :2026/702

DAVA :İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :17/04/2026 KARAR TARİHİ :29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nun işletmesinin davacı şirket tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait ... plakalı araç ile ... tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, yasal on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının borca, faize, fer'ilere ve yetkiye itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, otoyolu kullanan araç sahiplerinin HGS veya OGS hesaplarında yeterli bakiye bulundurmakla sorumlu olduğunu, 6001 sayılı Kanun uyarınca ihlalli geçişler nedeniyle dört katı tutarında ceza uygulanmasının hukuka uygun bulunduğunu, ticari faiz uygulanması ve faiz üzerinden Katma Değer Vergisi hesaplanması gerektiğini belirterek itirazın iptaliyle takibin kademeli avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti ile Karayolları 4. Bölge Müdürlüğüne, PTT'ye, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere Banka Bilirkişisine tevdi edildiği ve düzenlenen 15/08/2026 tarihli raporda özetle; davacı tarafından bedeli tahsil edilmeyen araç geçişlerinin listelendiğini, Ptt Genel Müdürlüğünden celp edilen HGS ekstrelerinin incelendiğini, geçiş anında ve takip eden on beş gün içinde etikette hiçbir zaman yeterli bakiye bulunmadığının tespit edildiğini, davacının davalıdan 10.03.2025 takip tarihi itibarıyla toplam alacağının 11.511,34 TL ve asıl alacak tutarının 10.107,50 TL olduğunu, bu asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilan edilen değişken oranlarda avans faizi talep edilebileceğini, delillerin değerlendirilmesi ile nihai takdirin ve icra inkâr ile diğer tüm taleplerin değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu kanaatine varmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, davalıya ait araçların ihlalli geçişi nedeni ile, davacı tarafça başlatılan takibe davalı tarafça vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ... 6. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının ... Şirketi, borçlunun ise davalı ...olduğu, davacı alacaklı tarafça 10.107,50 TL ana para, 1.1169,86 TL işlemiş faiz ve 233,98 TL KDV olmak üzere toplam 11.511,34 TL için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve dosya kapsamına uygun, denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile davacı tarafından bedeli tahsil edilmeyen araç geçişlerinin listelendiğini, Ptt Genel Müdürlüğünden celp edilen HGS ekstrelerinin incelendiğini, geçiş anında ve takip eden on beş gün içinde etikette hiçbir zaman yeterli bakiye bulunmadığının tespit edildiğini, davacının davalıdan 10.03.2025 takip tarihi itibarıyla toplam alacağının 11.511,34 TL ve asıl alacak tutarının 10.107,50 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda her ne kadar davalı taraf, davacı tarafından, ihlalli geçiş ücretlerinin tahsiline yönelik başlattığı takibe itiraz ederek durmasına neden olmuş ise de; dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu ile, davacının davalıdan takipte başlatmış olduğu miktar kadar alacaklı olduğu tespit edildiğinden davanın kabulüne, davalının ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının ... 6. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, -Asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 786,34 TL karar ve ilam harcından 732,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 54,34 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 11.511,34 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.464,00 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 5.590,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğuna karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 29/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/335, K. 2026/702, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-335-e-2026-702-k-c376afb8ee64