İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/301 E. 2026/255 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/301
Karar No
2026/255
Karar Tarihi

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/301 Esas - 2026/255 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/301 Esas KARAR NO : 2026/255

HAKİM :... KATİP : .....

DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ...

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/04/2026 KARAR TARİHİ : 10/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :10/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde sigortalı olan ve 18/12/2025 tarihinde sürücü ... plakalı araç ile TEM Otoyolu İstanbul ili istikametinden ... ili istikameti yönünde sağ şeritte seyir halinde iken Bolu mevkiine geldiğinde yol üzerinde bulunan köpeğe çarpması sonucu kaza maydana geldiğini, müvekkilinin kara araçları genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelini sigortalısına ödediğini, hasar bedelinden Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliği gereğince yol bakım ve denetimiyle görevli trafik güvenliğinden sorumlu davalının sorumlu olduğunu, ödenen bedel ve ödeme tarihinden itibarin işleyecek faizinin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de bir sonuç elde edilemediğini ileri sürerek, davalının ... 6. İcra Müdürlüğü’nün 2026/3736 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE  : Dava, trafik kazası nedeniyle dava dışı sigortalının aracında meydana gelen hasar nedeniyle uğranılan maddi zararın kasko sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından karşılanması sonrasında davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesine dayalı olarak zarar sorumlusu olduğu iddiası ile davalı aleyhinde başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkememizce öncelikle görev dava şartı üzerinde durulmuş olup, 2918 sayılı yasanın 110. maddesi uyarınca; idarenin hizmet kusurundan kaynaklasa dahi, karayolunda meydana gelen trafik kazaları nedeniyle açılan tazminat davalarında adli yargının görevli olacağı gözetilerek davada adli yargı alanı içerisinde hangi mahkemenin görevli olduğu üzerinde durulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaptıktan sonra 6102 sayılı TTK'nın 1472. Maddesine düzenlenen halefiyete göre ödediği tazminatının rücuen tahsili için davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. TTK.'nın 5. maddesinde; “aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5-(3) maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK'nın 05/02/2019 tarih ve E. 2017/17-1088 E. - 2019/65 K.) Davalı sigorta şirketi, davaya konu icra takibini sigortalısının halefi olarak açtığına göre, uyuşmazlığın çözümünde de dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur (Yargıtay İBK’nun 22/03/1944 tarih ve 1939/37 E. - 1944/9 K., 17/01/1972 tarih 1970/2 E. - 1972/1 K.). Bu itibarla; haksız fiilden kaynaklanan işbu davada davacının halefiyet ilkesine dayalı olarak eldeki davayı açtığı, sigortalı aracın hususi otomobil olduğu anlaşılmakla, ortada TTK'nun 4 ve 5.maddeleri gereğince Mahkememiz görev alanında görülerek karara bağlanması gereken mutlak ve nispi ticari dava mevcut olmadığından, davaya bakmaya görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiğinden, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle HMK'nun 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-)Davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan davanın HMK 114/1-c.m. delaleti ile 115.m. gereğince Mahkememizin görevsizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2-) HMK 20.m. gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dosyanın davaya bakmaya görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının davacıya ihtarına, (ihtarat yapıldı) 3-) Yargılama giderlerinin davaya bakmaya görevli Mahkeme tarafından değerlendirileceğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise HMK 331/2.m. gereğince talep halinde yargılama giderlerinin Mahkememiz tarafından karara bağlanmasına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 26/03/2026

Katip ... e-imzalıdır.

Hakim .... e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/301, K. 2026/255, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-301-e-2026-255-k-72b81ff3df9e