Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/731 E. 2026/1997 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/731
Karar No
2026/1997
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

37. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/731

KARAR NO: 2026/1997

KARAR TARİHİ: 14/09/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/02/2026

NUMARASI: 2026/112 2026/83

DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ

Taraflar arasındaki davada İstanbul 22. İş Mahkemesi ile İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava: itirazın iptali talebine ilişkindir.

İş Mahkemesince, uyuşmazlığın sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı ve ticari nitelikte bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlığın sosyal güvenlik hukukundan kaynaklandığı ve davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.

7036 sayılı Kanunun 5. maddesinde İş Mahkemesinin görevi düzenlenmiştir. 7036 sayılı Kanunun 5. maddesinde İş Mahkemesinin görevi genişletilmekle beraber; İş Mahkemeleri “a)5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,

b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,

c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.” şeklinde düzenlenmiştir.

Anılan maddeye göre; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya kanundan kaynaklı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olabilmesi için uyuşmazlığın taraflarının işçi ve işveren veya işveren vekili olması, uyuşmazlığın iş sözleşmesinden veya İş kanunundan kaynaklanması koşuldur.

İş kazasında, işveren dışında başka sorumlular varsa, işveren ile birlikte bu kişiler aleyhine de dava açılması durumunda dava yine İş Mahkemelerinde görülür. İşverenin kusurlu olup olmadığı sonuca etkili değildir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. Resmi Gazetede 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.

Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlıklı 1481. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalısının yerine geçer. Bu bir kanuni halefiyettir. Sigortalının, gerçekleşen zararın tazmininden sorumlu olanlara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur. 22.03.1944 tarih 37/9 sayılı Yargıtay içtihadı birleştirme kararında, burada ilişkinin "Halefiyet" ilişkisi olduğu ve sigortacının, açacağı davanın, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi olduğu açıklanmıştır.

Somut olayda, davacı sigorta şirketi, davadışı işveren... ANONİM ŞİRKETİ ile ... No.lu Karma Grup Özel Sağlık Sigorta Poliçesi tanzim ettiği İlgili poliçede sigortalı bulunan ... 20.12.2022 tarihinde Gebze'de iş kazası geçirmesi nedeniyle İlgili poliçe gereği, 22.01.2023 tarihinde 94.966,45 TL tutarında sigortalısına ödenen tazminatı, tazminata konu kazanın iş kazası olması sebebi davalı SGK'dan rücuan tahsilini talep etmiştir.

Davacı sigorta şirketi ise de, halefi olduğu dava dışı sigortalı ...'ün tacir olduğuna dair dosyada bir delilin bulunmadığı, ...'ün' ın kaza tarihinde davadışı şirkette işçi olarak çalıştığının ileri sürüldüğü ve söz konusu kazanın iş kazası olduğunun belirtildiği anlaşıldığından; davanın İş Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 22.İş Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 14/09/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

KANUN YOLU: KESİN olmak üzere

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/731, K. 2026/1997, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-731-e-2026-1997-k-2d10cccc387a