Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/746 E. 2026/2017 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/746
- Karar No
- 2026/2017
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/746
KARAR NO: 2026/2017
KARAR TARİHİ: 14/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/02/2026
NUMARASI: 2025/1143 2026/234
DAVANIN KONUSU: Haksız Eylemden Kaynaklanan İtirazın İptali.
Taraflar arasındaki davada Küçükçekmece 5.Asliye Hukuk Mahkemesi ile (kapatılan)Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava trafik kazası nedeniyle sigortalı araçta meydan gelen hasarın TTK. nun 1472 maddesinden kaynaklı halefiyet hakkına dayalı olarak kusurlu olduğu iddia edilen davalıdan rucüen tahsili istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın sigorta sözleşmesinnden kaynaklandığı ve davanın ticari nitelikte bulunduğu gerekçesiyle kararı verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesince, davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalının tacir olmadığı, uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca görülmesi gerektiği gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel kurulunun 3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 22.03.1994 tarih 37 E. Ve - 9 K. Sayılı kararında " sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz bu dava aynen sigortalı kimsenin sorulu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusu dur " şeklinde içtihatda bulunmuştur.
Bu nedenle uygulamada sigorta rücu davalarının TTK.1472 maddeden kaynaklanmış olması nedeniyle halefiyet ilkesi dikkate alındığında davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bir başka ifadeyle sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki dava ticari dava niteliğinde ise davaya ticaret mahkemesinde bakılacak böyle değilse yani esas uyuşmazlı k ticari nitelikte değilse böyle bir dava da ticaret mahkemesi görevli olmayacaktır.
Somut olayda, uyumazlık, 6102 Sayılı TTK. Nun 1472 Maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından "Kasko Poliçesi" kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan davalıdan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı sigorta şirketi ise de dava dışı sigortalının serbest meslek erbabı olduğu, tacir sıfatına haiz olmadığı bu durumda uyuşmazlığın tacirler arası haksız fiilden kaynaklandığının söylenemeyeceği uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın tacir olması gerektiği anlaşılmakla; davanın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Küçükçekmece 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 15/09/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere