Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/764 E. 2026/2010 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/764
Karar No
2026/2010
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

37. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/764

KARAR NO: 2026/2010

KARAR TARİHİ: 14/09/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : (KAPATILAN)BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/03/2026

NUMARASI: 2026/179 2026/203

DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ.

Taraflar arasındaki davada Büyükçekmece 8. Asliye Hukuk Mahkemesi İle (Kapatılan) Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.

Büyükçekmece 8. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...Davacının sigortalısının (... .. A.Ş-VKN ...) ve davalının tacir konumunda olduğu, bu itibarla uyuşmazlığın tacirler arasında gerçekleşen trafik kazasından kaynaklandığı anlaşıldığından uyuşmazlığın çözüm yerinin asliye ticaret mahkemeleri olduğu kanaatine varılarak davanın usulden reddine ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

(Kapatılan)Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Vergi dairesi yazı cevabına göre davalı ...'ın tacir sıfatına sahip olmadığı, kazaya karışan aracın hususi nitelikle olduğu, her ne kadar davacının halefi olduğu kasko sigortacısı ticari işletme olsa da taraflar arasında meydana gelen trafik kazasının mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığı..." gerekçesiyle karşı görevsizlik yönünde karar vermiştir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında halefiyet "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.

Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından "Kasko Poliçesi" kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunduğu iddia edilen davalıdan rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı sigorta şirketi ile halefi olduğu dava dışı sigortalı tüzelkişi tacir ise de davalı gerçek kişininin tacir olduğuna dair dosyaya yansıyan herhangi bir bilginin bulunmadığı, uyuşmazlığın Asliye ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın tacir olması gerektiği, dava dışı aracın aracın hususi olduğu, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Büyükçekmece 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 16/09/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

KANUN YOLU : KESİN olmak üzere

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/764, K. 2026/2010, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-764-e-2026-2010-k-49b4221e061d