İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/288 E. 2026/744 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/288
Karar No
2026/744
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/288 Esas KARAR NO : 2026/744 HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... DAVALI : 1- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVALI : 2- ... - ... ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/03/2026 KARAR TARİHİ : 02/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalı ... ile ticari ilişki kapsamında bazı malzeme alımları yapılması için planlar yapıldığını, davacı tarafından teminat mahiyetinde 15/01/2026 keşide tarihli, H1-2580248 seri numaralı Denibank A.ş.'ye ait 600.000,00 TL bedelli çek verildiğini, ancak çek karşılığında kararlaştırılan malzemeler kendisine teslim edilmediğini, davalı ...'un çeki ciro ederek davalı ...'e verdiğini, Davalı ...'in söz konusu çek nedeniyle Kayseri Genel icra Dairesi'nin 2016/11114 Esas ve Kayseri 5. İcra Mahkemesi'nin 2016/118 Esas sayılı dosyaların açıldığını, bundan dolayı mağduriyet yaşadığını, ancak çekin bedelsiz olduğunu, ortada bir borcun olmadığını, arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, ekonomik durumu nedeniyle adli yardım talebinin olduğunu belirterek davanın kabulü ile dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Öncelikle davanın reddi gerektiğini, davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin, dava konusu çeki usulüne uygun şekilde ve iyiniyetli ciranta sıfatıyla devraldığını, senedin devri sırasında müvekkilinin, davacı ile önceki kişiler arasındaki ilişkiye dair bilgisi bulunmadığını, çekin kendisine kesintisiz ciro silsilesi ile devredildiğini, davacının iddialarının, çekin düzenlenmesine ilişkin temel ilişkiye dayandığını, bu iddiaların müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin, çek evrağını devralırken gerekli özeni gösterdiğini, çekin şekli unsurlarını incelediğini ve herhangi bir sahtelik, tahrifat veya geçersizlik emaresine rastlamadığını, bununla birlikte çekte sorun olmadığı güvencesiyle çekin ödeme aracı olarak kendisine verildiğini, diğer davalı lehtar tarafından yapılan cüzi ödemenin çek miktarından düşülerek her iki borçluya iyiniyetli olarak bakiye icra takibi yapıldığını, bu nedenle iyiniyet karinesinin müvekkilim lehine olduğunu, davacının, iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen borçsuzluk iddiasının soyut ve dayanaksız olduğunu belirterek davacının açmış olduğu menfi tespit davasının müvekkili yönünden reddin, davacının kötü niyetli olması nedeniyle inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, takibin devamına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından cevap dilekçesi verilmediği görülmekle HMK 128.maddesi gereği bütün vakıaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. Dava, davacının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin 2026/11114 Esas sayılı dosyasından kaynaklı davalılara borçlu olup olmadığı hususuna ilişkindir. Yargılama devam ederken celse arasında davacının sunduğu 11/08/2026 havale tarihli dilekçesiyle; isteği üzerine davadan feragat ettiğini, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin Kayseri Genel icra Dairesi'nin 2016/11114 Esas sayılı dosyasının kapatılmış olması ve Kayseri 5. İcra Mahkemesi'nin 2016/118 Esas sayılı dosyasındaki şikayetin karşı tarafça geri alındığının dikkate alınmasını, davanın adli yardım talepli açılması nedeniyle uyuşmazlığın ortaya çıkmasına ve iş bu davanın açılmasına sebep olan süreç ile karşı tarafın sonradan gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle yargılama yargılama gideri ve harç ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, bu talebinin kabul edilmemesi halinde adli yardım kapsamında bulunan davacı yönünden doğabilecek yargılama giderleri, harç ve varsa vekalet ücretinin kendisinden alınmamasına ve kendisi aleyhine mümkün olduğunca herhangi bir gider yükletilmemesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. HMK'nun 307. maddesi gereğince feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup HMK.nın 311 maddesi gereğince de feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğruran ve davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğundan, davacının feragat dilekçesi nazara alınarak davanın reddine, HMK.nın 312 ve devamı maddeleri ve Kayseri Genel icra Dairesi'nin 2016/11114 Esas sayılı dosyasında takibin devam ettiği,feragat edilmediği ve dosyamıza sulh anlaşması da sunulmadığı gözetilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekalet ücreti taktirine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3' üne isabet eden 488,00-TL karar ve ilam harcı ile 732,00-TL başvurma harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Dosyada Adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, suç üstü ödeneğinden karşılanan; 1.822,00-TL tebligat masrafı, 8,70-TL posta ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 1.830,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 6/1 maddesi uyarınca taktir olunan 96.000-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş davalıya verilmesine,

6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.400,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/09/2026

Katip ... ¸E-imzalıdır

Hakim ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/288, K. 2026/744, T. 02.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-288-e-2026-744-k-df1a8d2bdf80