İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/444 E. 2026/924 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/444
- Karar No
- 2026/924
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/444 Esas - 2026/924 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/444 Esas KARAR NO : 2026/924 HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : 3- VEKİLİ : Av. DAVALI : 4- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 28.09.2024 tarihinde Talas Endirlik Shell Benzinliği karşısında yaya kaldırımında bulunduğu sırada davalı Esma Nur Safer'in sevk ve idaresindeki 38 LG 269 plakalı aracın davalı Neriman Akgün'e çarpmamak için manevra yapması sonucu kaldırıma çıkarak müvekkile çarptığını, bu kaza neticesinde müvekkilin kafa travması geçirdiğini, sol omuz, sağ diz, yüz ve pelviste yaralanmalar ile çeşitli kesikler oluştuğunu, 76 yaşında olması nedeniyle ameliyat edilemediğini ve ağrıları nedeniyle Özel Erciyes Hastanesi'nde tedavi görmek zorunda kaldığını, bu süreçte 5.200,00-TL tutarında tedavi masrafı yaptığını, kazanın müvekkil üzerinde derin psikolojik ve manevi etkiler bıraktığını, davalıların kaza sonrası herhangi bir yardımda bulunmadığını, davalı İsmail Safer'in araç sahibi sıfatıyla, davalı Ray Sigorta Anonim Şirketi'nin ise zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sıfatıyla sorumlu olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvurulardan ve Kayseri 8. Noterliği'nin 33868 yevmiye numaralı ihtarnamesinden sonuç alınamadığını, davalılar ile yürütülen arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, müvekkilinin ekonomik durumunun yetersiz olması sebebiyle yargılama giderlerini karşılayamayacağını belirterek adli yardım talebinin kabulünü, 5.200,00-TL tedavi gideri ile 300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Esma Nur Safer vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı Cevdet Gani tarafından açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirttiğini, müvekkilinin dava konusu kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını ifade ettiğini, müvekkilinin yolunda ve normal seyrinde ilerlediğini savunduğunu, kazanın diğer davalı Neriman Akgün'ün kusurlu hareketi sonucunda meydana geldiğini ileri sürdüğünü, kusur durumunun yeniden belirlenmesi için bilirkişi raporu alınmasını talep ettiğini, rapor alındığında müvekkilinin kusursuzluğunun anlaşılacağını iddia ettiğini, kaza sonrasında müvekkilinin davacıyla yakından ilgilendiğini ve her türlü desteği sağladığını belirttiğini, davacının kısa sürede iyileştiğini ve kendisinde kaza kaynaklı hiçbir malullük kalmadığını savunduğunu, manevi tazminata hükmedilecekse dahi bunun makul sınırlar içerisinde kalması gerektiğini vurguladığını, tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini ifade ettiğini, müvekkili açısından davanın reddine karar verilmesini istediğini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiğini, vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı Neriman Akgün vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Müvekkili aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 28/09/2024 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun ve illiyet bağının bulunmadığını, bu nedenle husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlu tarafın sürücü Esma Nur Safer olduğunu, sürücünün meskun mahalde hız sınırlarını aştığını ve yaya geçidine yaklaşırken gerekli tedbirleri almadığını, kamera kayıtları ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere sürücünün terlikle araç kullandığını ve kaza anında frene basmadığını, davacının ise 74 yaşında olup yolu kontrol etmeden ve kendi güvenliğini sağlamadan taşıt yoluna çıktığını, kaza tespit tutanağının olayı görmeyen polis memurları tarafından farazi olarak düzenlendiğini ve gerçeği yansıtmadığını, kusur oranlarının ancak bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğini, Kayseri 22.Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/97 Esas sayılı ceza dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, ceza dosyasında davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilerek tazminat hesabından tenzil edilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, manevi tazminatın bir ceza aracı olmadığını ve tarafların sosyal ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkeleri gözetilerek belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin kaza ile illiyet bağının kesildiğini, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Ray Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından ikame edilen maddi tazminat davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, 38 LG 269 plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 08/09/2024-08/09/2025 tarihleri arasında geçerli 1223942070 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve 1222500950 numaralı kasko poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, sorumluluğun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca dava açılmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun yazılı başvuruda bulunulması ve 15 günlük yasal sürenin beklenmesi gerektiğini, davacı tarafça maluliyet raporu sunulmaksızın yapılan başvurunun geçersiz olduğunu, bu nedenle davanın dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu için sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispatlanması gerektiğini, kaza tespit tutanağında sürücüye kusur atfedilmiş olsa da yaya olan Neriman Akgün'ün 21,5 metre gerideki yaya geçidini kullanmayarak refüjden kontrolsüz yola çıkması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, sürücünün kusursuz olduğunu, dosyanın kusur bilirkişisine gönderilmesini ve davacının kusur oranının tespit edilmesini talep ettiklerini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince tedavi giderleri, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda kaldığını, bu nedenle müvekkil şirketin bu kalemlerden sorumlu olmadığını, Kayseri Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 30.04.2025 tarihli rapor ile davacıda daimi maluliyet bulunmadığının sabit olduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, talep edilen tutarın fahiş olduğunu ve zenginleşmeye yol açacağını, ceza soruşturması evraklarının celbinin hem kusur tespiti hem de mükerrer ödeme olup olmadığının anlaşılması açısından zorunlu olduğunu, rapor ücreti gibi dolaylı zararların Genel Şartlar uyarınca teminat dışı kaldığını, faiz başlangıç tarihinin usulüne uygun başvuru tarihinden itibaren 45 gün sonra veya dava tarihi olması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı İsmail Safer'e dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle, haksız fiil nedenine dayalı, maddi (tedavi gideri) ve manevi tazminat alacağı davasıdır. Davalılar yaya, ZMMS sigortacısı, araç şoförü, araç malikidir. Yargılama devam ederken celse arasında davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 08/10/2026 tarihli dilekçesiyle; müvekkilinin isteği üzerine davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadıklarını, vekâletnamesinde ise feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı Neriman vekili 08/10/2026 Davalı Esmanur ve Ray Sigorta vekilleri ise UYAP üzerinden sunduğu 09/10/2026 tarihli dilekçesiyle; sulh olduklarını belirterek karşılıklı yargılama gideri ve vekâlet ücreti talepleri bulunmadığını bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davalı tarafın sulh beyanı ile masraf ve vekalet ücreti istemediği hususu dikkate alınarak; davacının feragat beyanının haklardan feragat olmayıp sulh nedeniyle feragat mahiyetinde olduğu, davacının kazada kusursuz olduğu görülmekle; harç ve arabuluculuk masrafları ile adli yardım nedeniyle suç üstünden karşılanan masrafların davalılardan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK'nın 307-312. maddeleri uyarınca davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının 2/3' üne isabet eden 488,00-TL karar ve ilam harcı ile 615,40 TL başvurma harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Yargılama boyunca yapılan suç üstü ödeneğinden karşılanan 6.400,00-TL ATK ücreti, 2.070,00-TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.470,00-TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalıları tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine ve davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/10/2026
Katip
Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır