İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/657 E. 2026/599 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/657
- Karar No
- 2026/599
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/657 Esas KARAR NO : 2026/599 DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2025 KARAR TARİHİ : 30/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; huzurdaki dava görevli ve yetkili mahkemede ikame edildiğini, zorunlu arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında uzlaşma sağlanamamış ve “son oturum tutanağı” düzenlendiğini, işbu dava süresi içinde ikame edildiğini, davalı şirketin müvekkile kar payı borcu bulunmakta olup bu durum icra takibine dayanak olarak eklenen genel kurul tutanağı ile sabit olduğunu, davalının müvekkile olan borcu muaccel olduğunu, davalı şirket aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, takip konusu alacak muaccel ve rehinle teminat altına alınmamış olup iik m.257 uyarınca ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesi, haklı davanın kabulüne ve davalı /borçlu tarafından -------- İcra dairesi'nin ---------- e. sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, itiraz kötü niyetli yapıldığından ve takip durduğundan davalı aleyhine takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: davacı, ortaklık haklarını dürüstlük kuralına aykırı şekilde istismar ettiğini, davacı azınlık ortak tarafından 23.05.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurul tarafından alınan kararların iptali için dava açıldığını, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin fiili yönetimi ve tüm malvarlığı tmsf’nin gözetimi ve denetimi altında olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, kötüniyet tazminatı taleplerinin olduğunu, davacının talebinin iik m.257 vd. koşullarını karşılamadığı, alacağın likit/tartışmasız olmadığı ve teminat–ispat külfetinin yerine getirilmediği gözetilerek davacının ihtiyati haciz talebinin reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise; soruşturma ve iptal davasının varlığı nedeniyle telafisi güç zarar riski ve çelişkili başvuru dikkate alınarak, talep edilen tutarın en az iki (2) katı oranında teminat karşılığında değerlendirilmesini, davacının icra inkâr tazminatı talebinin; alacağın likit olmaması ve davacının çelişkili tutumu nedeniyle iik m.67/2 kapsamında şartları oluşmadığından reddini, davacının, iptalini istediği ve muhalefet şerhi koyduğu ogk kararına dayanarak takip başlatması suretiyle takip hakkını dürüstlük kuralına aykırı kullanmış olması nedeniyle; iik m.67/2 uyarınca müvekkil şirket lehine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin 29/06/2026 tarihli feragat dilekçesi sunduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili 29/06/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat edildiğini beyan ve talep etmiştir. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m.307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği gibi, hüküm ifade edebilmesi de karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, ancak feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır(HMK m.309). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir(HMK m.310) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur(HMK m.311).Vekilin davadan feragat etmesi halinde, bu konuda vekaletnamesinde özel yetki bulunmalıdır(HMK m.74). Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir(HMK m.312).Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan deliller, feragat, iddia ve beyanlar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf 29/06/2026 tarihli dilekçe ile kayıtsız ve şartsız olarak yargılama sırasında davasından feragat ettiğini bildirdiğinden, feragat beyanının yasal şartları taşıdığı, talep eden vekilinin vekaletnamesinde feragat özel yetkisi de bulunduğu, HMK m.312 maddesi gereğince yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmasına, davanın usulüne uygun feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda belirtildiği gibi; 1-Davanın usulüne uygun FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 732 TL'nin başlangıçta alınan 81.271,52 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 80.539,52 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca talep edene iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle dosya üzerinden karar verildi. 30/06/2026