İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/286 E. 2026/525 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/286
Karar No
2026/525
Karar Tarihi

T.C. ..........1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/286 Esas - 2026/525 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/286 Esas KARAR NO : 2026/525 ................. ................... ....................... ........................... .............................. ...................................

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 06/04/2026 KARAR TARİHİ : 25/06/2026 KARAR Y. TARİHİ : 29/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili teşekkülün, ......... Gıda, İnşaat Elektrik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketini hasım göstererek ........... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1167 esas sayılı dosya ile rücuen tazminat/tahsialat davası açtığını, ancak ne var ki ......... Gıda, İnşaat Elektrik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrenildiğini, müvekkili Teşekkül ile mesnet görülmekte olan dava da öğrenilen ve resen terkin edilmiş olan şirketin, ........... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1167 esasa sayılı dava dosyasında belirtilen ara kararı gereğince, devam eden davada taraf olabilmesi için şirketinin ihyasını talep ettiklerini, taraf teşkilinin sağlanması açısından ........... 13. Asliye Ticaret Mahkemesince 06.04.2026 tarihli celsede taraflarına "1-Davalı ......... San.ve Tic.Ltd.Şti. yönünden ihya davası açılıp dosya numarasının bildirilmesi için davacı vekiline 1 aylık kesin süre verilmesine, aksi halde dava şartına bağlı usulden red kararı verileceğine ilişkin kesin süre sonuçlarının huzuren ihtarına, (İ.Y.)" şeklindeki ara karar ile işbu davayı açmak için mehil verildiğini, işbu davada ihyasını istedikleri ......... Gıda İnşaat Elektrik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi ,adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresi Sancak M............... Çankaya/..........olduğunu, işbu şirket ticaret sicilinden 23.01.2014 tarihinde resen silindiğini, beyan ederek 28.01.2014 tarihinde re’sen terkin olunan ......... Gıda, İnşaat Elektrik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ..........Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7'nci maddesinin 12'nci fıkrası: "Altıncı fıkranın (b) bendi, dokuzuncu fıkra ve onbirinci fıkra uyarınca ticaret sicilinden unvanları silinecek şirket veya kooperatiflerin borçları, unvanlarının silinmesine engel teşkil etmez. Ancak, ticaret sicilinden kaydı silinen anonim şirketler ve kooperatiflerin kanuni temsilcileri ile limited şirket ortaklarının, silinme tarihinden önceki kamu borçlarından doğan sorumlulukları, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında devam eder." hükmünü içerdiğini, söz konusu fıkra uyarınca; sicil kayıtları silinen şirket borçlarının, şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağı açık bir şekilde belirlendiğini, geçici 7'nci maddenin 12'nci fıkrası dikkate alındığında davacının ......... Gıda İnşaat Elektrik Ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alacağı sebebiyle işbu ihya davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu sebeple dava şartı yokluğundan HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca şirketin terkin tarihinde; derdest davalarının, alacak ve borçlarının taraflarınca bilinmesi mümkün olmadığından ..........Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin Geçici 7'nci maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7'nci Maddesinin birinci fıkrasında "1/7/2015 tarihine kadar belirtilen hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin" tasfiye usulüne uyulmaksızın ticaret sicilinden kayıtlarının silineceğinin düzenlendiğini, 30.12.2012 tarihinde ise 28513 sayılı Resmi Gazete'de "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" yayınlanmıştır. Anılan tebliğin amacı ilk maddesinde belirtilmiş olup aynen şu şekildedir: "Bu Tebliğin amacı; münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin, ilgili kanunlardaki tasfiye usullerine uyulmaksızın tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." Aynı tebliğin ikinci maddesi tebliğin kapsamını düzenlemekte olup şu şekildedir: "Bu Tebliğ, 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanununda sayılan sebeplerle münfesih olan veya sayılan anonim ve limited şirketleri; 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde münfesih olacak anonim ve limited şirketleri kapsar." tebliğin 5'nci maddesinde Müdürlüklerce sayılı sebeplerle münfesih olan şirketlerin belirleneceği ifade edilmiş ve d bendinde "18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." kapsamında terkin edildiğini, ......... Gıda İnşaat Elektrik Ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketinin taraflarınca bildirilen son adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK'nin Geçici 7'nci Maddesinin 4.fıkrasının a bendi uyarınca 03.10.2013 tarihinde çıkarılan tebligat, "taşınmış" notuyla iade olduğunu, ihtarın ayrıca, 07/10/2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Ayrıca şirketlerin 6102 sayılı TTK'nin 31'inci maddesi uyarınca, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliği tescil ettirmesi gerekmektedir. Ancak şirketler adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş, tebligat bu sebeple iade olmuş ve bu konudaki sorumluluk şirket yetkililerine ait olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7'nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince ilan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, yapılmış sayılır ve 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Söz konusu TTK' nin Geçici 7'nci maddesindeki tebligata dair hükümler, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre hem özel hüküm hem de sonraki hüküm niteliğinde olduğundan, TTK Geçici 7'nci madde hükümlerinin uygulanması gerektiğini, şirketin son adresine tebligat yapıldığından, tebligat ulaşmasa dahi yapılan ilan Tebligat Kanunu uyarınca yapılmış bir tebligat sayılacağından yapılan ihtar hukuka uygun olduğunu, buna ilişkin Yargıtay kararı da bulunduğunu, Yargıtay 6.HD.'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/722 E . 2024/3235 K. Sayılı kararında: " TTK'nin geçici 7. Maddesinin 4-a fıkrasında; 'Ticaret Sicili Müdürlüklerince; a) Kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.' şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yine TTK'nin geçici 7. Maddesinin 5-d fıkrasında; 'Bu fıkra gereğince yapılacak ilan, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer.' şeklinde düzenlenmiştir.Bu halde kanun metninden anlaşılacağı üzere ilan yapılması yeterli olup, ayrıca şirket yetkilisine ihtarat yapılması şartı bulunmamaktadır." Yargıtay 11.HD.'nin 01/07/2020 tarih ve 2020/1551 E . 2020/3396 K. Sayılı kararında: "Bölge Adliye Mahkemesince, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderilmediği, ihyası istenen şirketin terkininde davalı sicilin kusurlu olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmişse de, dosya içerisinde yer alan ticaret sicil evrakında davalı müdürlüğün şirkete tebligat çıkardığı, tebligatın "bu sokak yok" şerhi ile bila döndüğü, 07/10/2013 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan yapıldığı ve 28/01/2014 tarihinde şirketin terkin edildiği anlaşılmaktadır. İhyası istenen şirkete gönderilen tebligat yapılamamış ise de 6102 sayılı TTK'nin geçici 7/4.maddesindeki usul dairesinde ilan tarihine göre tebliğ tarihi belirleneceğinden, dava konusu terkin işleminde usulsüzlük bulunmamakta olup, kararın bozulması gerekmiştir." 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirket, süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı TTSG'de yapılan ilan ile sicilden re'sen terkin edildiğini, söz konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, fakat mahkeme şirketin TTK’nin Geçici 7'nci maddesindeki düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriyorsa, şirketin ihyasına karar vermesi gerektiğini, bu durumda ek tasfiyeye karar verilmeyip şirketin ihyası gerektiğini, re'sen terkinin hukuka uygun olduğuna kanaat getiriliyorsa, TTK’nin 547'nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve TTK’nin 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 547’nci maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” söz konusu şirketin Geçici 7'nci madde uyarınca münfesih sayılması gerektiğini, öngörülen usule uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde ihyası talep edilebileceğini, bu nedenle yapılan ihya taleplerinde, 6102 sayılı TTK’nin 547'nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye ilişkin hükümlerin esas alınması gerektiğini, zira şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için, ihya kararının ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak verilmesi ve re’sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı TTK’nin 547. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, ticaret sicili müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, davada taraf gösterilmesinin sebebi de bu olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu, zorunlu hasım olmamız ve davanın açılmasında kusurlarının bulunmaması nedeniyle taraflarına yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek taraflarınca gerçekleştirilen terkin işlemi hukuka uygun gerçekleştirildiğinden davanın reddini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK'nin 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru (TC no ve doğum tarihi bilgileri ile) atanmasını, tarafları açılan bu davada yasal hasım olduğundan aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER: ........... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1167 E, sayılı dosyasının incelenmesinde; TCDD tarafından ihyası talep edilen ......... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin de içinde bulunduğu 8 davalıya karşı rücuen tazminat davası ikame edildiği, Mahkemece 06/04/2026 tarihinde ......... San. Ve Tic. Ltd. Şti yönünden ihya davası açılıp dosya numarası bildirilmesi için davacı vekiline 1 aylık kesin süre verildiği görülmüştür. ..........Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 09/04/2026 tarihli yazısı ve eklerinin incelenmesinde; ihyası talep edilen ......... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca şirketin "Sa......... No:4/5 Yıldız Çankaya/ANKARA" adresine infisah sebeplerinin tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde ibraz edilmesi ya da tasfiye memurunun bildirilmesi ya da davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davasının bulunup bulunmadığına ilişkin beyan sunulması aksi halde şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceğinin ihtar edildiği, ihtarda infisah sebebinin 5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler olarak belirtildiği, 07/10/2013 tarih, 8420 sayılı T.T.S.G'de yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmaması sebebiyle şirketin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği ve bu hususun 28/01/2014 tarih, 8495 sayılı T.T.S.G'de ilan edildiği anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin, ek tasfiye için ticaret siciline yeniden tescili (ihyası) talebine ilişkindir. Davadaki uyuşmazlık dava dışı şirketin terkin olduğundan ve ihyası bakımından mahkemece süre verildiğinden bahisle ihyası istemine ilişkindir. ..........Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2023 tarih, 2023/1279 Esas, 2023/1186 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde kooperatiflerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen kooperatifin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7'nci maddesinin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” düzenlemesindeki, “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasamızın 35 ve 40'ıncı maddelerine aykırılığı dolasıyla Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi sonucunda 22.06.2023 tarihli ve 2023/33 Esas ve 2023/117 Karar sayılı iptal kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu iptal kararının Resmi Gazetenin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayı ile yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesinin hak düşürücü süreye ilişkin iptal kararının derdest davalara derhal uygulanacağı ve usuli müktesep hakların istisnası olduğu ,6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4. fıkrasında; " Ticaret Sicil Müdürlüklerince a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır." hükmü yer almaktadır. TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında "Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 md.) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" İddia, savunma, ..........Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısı ve ekleri, tebliğ mazbatası, ........... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyası ve tüm dosya kapsamına göre somut uyuşmazlıkta dava konusu şirketin 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği tescil edilerek Türkiye Ticaret Sicil Gazete'sinin 28/10/2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edilen şirketler arasında olduğu, ihyası talep edilen ......... San. Ve Tic. Ltd. Şti aleyhine davacı tarafından ........... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1167 Esas sayılı dosyası ile rücuen tazminata yönelik dava ikame edildiği, dava açılış tarihinin 19/12/2025 ve terkin işleminden sonra olduğu, bu itibarla şirketin terkininde dava dışı şirketin sorumluluğunun olmadığı anlaşılmakla davacının ikame etmiş olduğu davanın devamı bakımından TTK m. 547 gereğince ihya isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih, 2024/4996 Esas, 2024/7128 Karar sayılı ve ..........Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 02/04/2026 tarih, 2026/245 Esas, 2026/391 Karar sayılı kararı ile11/12/2025 tarih ve 2025/180 Esas, 2025/1583 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere Tasfiye memuru olarak şirkete terkin öncesi şirket yetkilisi olan .........TC kimlik numaralı .......'nin atanmasına, davalı tarafça terkin öncesi yapılması gereken ihtarın taşınmış olan şirkete ya da yetkililerine usulüne uygun tebliğ edilmeksizin usulüne uygun şekilde terkin işlemi yapmayan Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜ ile; 1-..........Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 146064 sicil numarası ile kayıtlı bulunan ......... Gıda İnşaat Elektrik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin ........... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/1167 Esas sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infaz işlemleriyle sınırlı olmak üzere, ticaret siciline yeniden tescili suretiyle İHYASINA, 2-TTK. 547/2. maddesi gereğince ihya edilen şirkete terkin öncesi şirket yetkilisi olan ............ T.C. kimlik numaralı N..........i’nin tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Karar kesinleştiğinde tescil ve ilan için karardan bir örneğinin ..........Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, İhya kararının ticaret siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL harç ve tebligat ve posta gideri 547,90-TL olmak üzere toplam 1.279,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesie 7- Davacı kendinin vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT Tarifesi gereğince takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..........Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/286, K. 2026/525, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-286-e-2026-525-k-e9157189040f