İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/242 E. 2026/991 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/242
- Karar No
- 2026/991
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/242 Esas KARAR NO:2026/991
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ:25/03/2026 KARAR TARİHİ:12/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalının müvekkili hizmet sahası olan "... Mah. ... Cad., No:.../1 .../...' adresinde 20.08.2024 tarihinde çalışma yaptığı esnada müvekkiline ait fiberoptik kablolar ile alt yapı tesislerine hasar verdiğini, müvekkilinin hizmetinin kamu hizmeti olmasından dolayı ilgili hasarı giderdiklerini, akabinde de ödenen bedellerin tahsili için davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile takibin devamını, davalının % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Zamanaşımı itirazlarının olduğunu, esasa ilişkin olarak; müvekkilinin davacı hizmet sahasında çalışmasının olmadığını, davacının sunduğu belgelerin müvekkilinin hasara neden olduğunu ispatlamaya yeter derecede olmadığını, kabul anlamına gelmemekle davacının talep ettiği miktarların da fahiş olduğunu iddia ederek; davanın reddini, davacının %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 1.315-38-TL asıl alacak ve 369,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.684,64-TL borcun ödenmesi amacıyla 12/03/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 12/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 12/03/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Elektrik Mühendisi Bilirkişinin 21/07/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı şirketin icra takip tarihi itibariyle alacağının; 1.308,80-TL asıl alacak, 361,32-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.670,12-TL olduğu, davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının 1.670,12-TL (KDV hariç) olduğu, davalının icra takibine itirazının iptal edilerek .... İcra Müdürlüğü 2025/... sayılı dosyasına ilişkin icra takibinin işbu raporda hesaplanan 1.670,12-TL (KDV Hariç) devam etmesi gerektiği" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... sayılı icra dosyası Davacı vekili tarafından sunulan; hasar tespit tutanağı, hasara ilişkin fotoğraflar, günlük şantiye defteri sureti Tarafların beyan ve dilekçeleri ... Belediye Başkanlığı'ndan gelen müzekkere cevabı İstanbul ...Belediye Başkanlığı'ndan gelen müzekkere cevabı Bilirkişi Raporu Arabuluculuk son tutanağı Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davalı tarafından davacının yer altı tesisatına verilen zararın tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine 50. maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. Maddesinde; İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu hükmü kurulmuştur. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Emsal davaya ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 2018/1089 Esas - 2018/5527 Karar sayılı ilamda "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli, araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği" belirtilmiştir. Dosya kapsamı ve bilirkişi incelenmesi itibariyle, kazı çalışmasının ... adına yapıldığı, davacının altyapı tesislerinin mevzuata aykırılık teşkil ettiğine dair bir delil bulunmadığı, kabloların/alt yapının yeterli derinlikte bulunmadığına dair farklı bir delil sunulmadığı görülmüştür. Bunun yanında kablolara verilen zararın kasıtlı davranıştan doğup doğmadığı ise önem arz etmemektedir. Zira haksız fiile dayalı sorumluluk için kusurlu bir davranışın varlığı yeterlidir. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalının veya sorumluluğunda olan kişi veya kurumun kazı yapmadan önce davacıyı bilgilendirmediği, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sebebiyle hasara sebebiyet verdiği açıktır. Ancak zararın kapsamının nelerden ibaret olup hangi miktarda davalıdan tahsili gerektiği ayrıca irdelenmelidir. Davacı tarafından meydana gelen hasarların giderilmesi için özel olarak, dışarıdan, hak ediş usulü ile çalışan şirketlerden hizmet aldığı, malzeme ve işçi tedarikine göre ödeme yapıldığı, dava dışı hizmet alınan şirketlerin götürü şekilde ücrete hak kazanmadığı, dolayısıyla dışarıdan işçi tutulduğunun kabul edilmesi gerektiği, hasarların onarımına ilişkin yükleniciye ek ödeme yapması gerektiği, buradaki işçilik ve malzeme bedellerinin kadri maruf miktarının bilirkişi tarafından tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle kazıyı icra eden davalının, sorumluluğunda bulunan kusurlu davranış sonucu meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olduğu, davalının illiyeti tespit edilemeyen 6,58 TL'lik işletme zararından sorumlu olmadığı, davalının tacir olup haksız fiilden doğan borcunun ticari olması nedeniyle haksız fiil tarihinden itibaren avans faizinden sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; Davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, haksız fiile dayalı alacağın likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından talebin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 1.308,80-TL asıl alacak, 361,32-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.670,12-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Haksız fiile dayalı alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin Reddine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 732,00-TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL başvuru harcı ve 732,00-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.464,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.670,12-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 14,52-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, müzekkere, tebligat gideri toplamı 6.117,90-TL yargılama gideri kabul ve ret durumuna göre takdiren oranlanarak 6.065,17-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 6.000,00-TL'nin kabul ve ret oranına göre oranlanarak 5.948,29-TL'sinin davalıdan; 51,71-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2026
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza