İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/2349 E. 2026/235 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/2349
Karar No
2026/235
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/2349 Esas KARAR NO : 2026/235

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 16/10/2026

Mahkememize İstanbul ...ATM ...esas... sayılı kararı ile birleştirilerek dosyanın Mahkememiz 2026/386 esas sayılı dosyasına gönderildiği, Mahkememiz 2026/386 esas 15/10/2026 sayılı duruşma celsesinde birleşen dosyanın tefrik edilerek mahkememiz işbu esasına kaydı yapılmasına karar verildi. Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı 30.05.2024 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu dava dışı ... sevk ve idaresindeki...plakalı özel halk otobüsüne çaptığını ve müvekkiline ait otobüsün bu kazadan kaynaklı hasara uğradığını, meydana gelen kazada kusurun tamamının karşı tarafta olduğunu, müvekkiline ait aracın iki gün çalışmadığını,... Genel Müdürlüğü tarafından müvekkiline bu nedenle 10.000,00-TL seferden men cezası kesildiğini, taraflarınca iki günlük mahrumiyet bedeli 34.000,00-TL (1 günlük mahrumiyet bedeli 17.000,00-TL) ve seferden men ceza bedeli olmak üzere toplamda 44.000,00-TL tutarında İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, tüm bu nedenler ve yargılamada belirecek durumlar karşısında, davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetle İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini ve takibin devamını, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı-borçludan tahsilini, davalı-borçlunun, alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6098 Sayılı Kanun 72. Maddesine göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zaman aşımına uğradığı hükmünün amir olduğunu, işbu sebeple davanın zaman aşımı süresinde açılmadığını ve reddi gerektiğini, işbu davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, görev yönünden davanın reddini, kazanın meydana gelmesinde dava dışı olan...plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, 30.05.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, meydana gelen kazada müvekkilinin aracının içerisinde yolcu olarak bulunan eşi ...yaralanarak malul kaldığını, olayın sadece maddi kaza olmaması, meydana gelen kazada bedeni zararda olması sebebi ile savcılık tarafından soruşturma yapıldığını, soruşturmanın İstanbul... Başsavcılığı ... numarası ile devam ettiğini, kaza anına ilişkin MOBESE ve İETT otobüsü içerinden alınan kaza anı görüntülerinin soruşturma dosyasından celbini talep ettiklerini, kaza anına ilişkin hem MOBESE hem de İEET aracı içerisinden farklı farklı görüntüler bulunduğunu, soruşturma dosyasından alınan evrakların cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, soruşturma dosyasındaki CD izleme tutanağı ve görüntü izleme, Araştırma ve Tespit tutanaklarında yapılan tespitlerde davacı tarafa ait ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı araç dışında üçüncü bir araç olan dava dışı ... plakalı araç sürücüsü kazaya sebep olduğunu, müvekkilinin sevk ve idaresindeki... plakalı... marka aracı ile normal hızda kendi şeridinde seyir halinde iken, dava dışı ...sevk ve idaresindeki ...plakalı Sembol marka beyaz marka aracı ile gideceği yönü/sapağı kaçırması üzerine yol ayrımlarında bulunan taralı alan üzerinden hızlıca manevra yaparak müvekkilinin şeridine kırdığını, şerit ihlali yaptığını ve kazaya sebebiyet verdikten sonra olay yerinden kaçtığını ancak görüntü izleme tutanaklarından plaka ve eşgal tespitinin yapıldığını, davacı tarafa ait ... plakalı araç ile müvekkiline ait...plakalı araç dışında üçüncü bir araç olan dava dışı ...plakalı araç sürücüsü ... %100 kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağından da kroki çizilirken üçüncü bir araçtan bahsedildiğini ve kazaya kaçan aracın %100 kusuru kusuru ile sebebiyet verdiği belirtildiğini, bu nedenle meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusur ununu olmadığını, kusur incelemesi yapıldığında bu durumun Mahkeme tarafından da takdir edileceğini, tüm bu nedenlerle; davanın öncelikle usulden reddini, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/11/2023 Tarih 2023/5228 Esas 2023/6468 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi'ne ilişkin kararında ''...2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına,...'' şeklinde karar vermiştir. Somut uyuşmazlık kapsamında uyuşmazlığın, davacı gerçek kişi ile özel halk otobüsünü işleten davalı gerçek kişi arasındaki doğrudan haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Davacının ticari işletmesinin bulunmadığı, davalının ise özel halk otobüsü işletme faaliyetini esnaf işletmesi kapsamında yürüttüğü kabul edilmiştir. Uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu da gerçekleşmemektedir. Yalnızca özel halk otobüsü sahibi veya işleteni olmak, tek başına tacir sıfatını ve ticari işletme niteliğini kanıtlamamaktadır. Bu durumda uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığından, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuca bağlanması gerekmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca,kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 5-Usul ekonomisi ilkesi gereği; dosya üzerinden görevsizlik kararı verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine, Dair, taraf ve vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.16/10/2026

Katip ... Hakim ...

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/2349, K. 2026/235, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-2349-e-2026-235-k-b1fee264e366