İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/215 E. 2026/215 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/215
- Karar No
- 2026/215
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2026/215 Esas - 2026/217 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/215 Esas KARAR NO : 2026/217 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/03/2026 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ... .... .... .... .... ... ... plakalı aracın 06/05/2025 tarihinde, müvekkili sigorta şirketince sigortalı olan ...plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, kaza neticesinde sigortalı araçta oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olması nedeniyle TTK'nın 1472. maddesi uyarınca müvekkilinin rücu hakkının doğduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine... .... .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını belirterek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Dosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamış, bunun sonucu olarak davaya karşı herhangi bir cevap verilmemiştir. DELİLLER : ... .... .... Esas sayılı takip dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, davacı sigorta şirketinin hasar dosyası, dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114/1. maddesinin (c) bendinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler". Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir", 115/2. maddesinde de "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" düzenlemelerine yer verilmiştir. Yargıtay İBK'nın 22/03/1944 tarih ve 37 E., 9 K. sayılı kararında, "... Sigortacının, sigortacılık mutlak bir ticari muameledir diye kanuni halefiyetine istinaden açacağı rücu davası için dava ikamesi icap eder denecek olursa, menşei, mahiyeti ve illeti aynı olan ve haksız fiil faili için tecezzisi mümkün bulunmayan bir borç için, iki ayrı kaza merciinde birden dava açılmış olabileceği kabul edilmiş olur. Bu ise kanuna ve hukuka uygun düşmez. Bu itibarla, sigortacının, sigorta poliçesinden münbais olmayıp, kanundan aldığı selahiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurulması gerektiği" belirtilmiştir. Buna göre, TTK'nun 1472. maddesine dayalı rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda görevli mahkemenin, davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenmesi gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2016 tarih ve 13158 E., 9204 K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2016 tarih ve 1084 E., 1497 K., aynı dairenin 20.09.2016 tarih ve 6280 E., 7990 K., 20. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2016 tarih ve 2015/15593 E., 2016/1517 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefi olduğu dava dışı sigortalı ...'ın gerçek kişi olduğu, davalı şirketin ise tacir olduğu, uyuşmazlığın davalı şirketin eyleminden kaynaklanan haksız fiile dayandığı, sigortalı gerçek kişi ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin sigortalı açısından ticari bir iş niteliğinde olmadığı, bu durumda davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefi olduğu dava dışı sigortalının davalıya karşı açacağı davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, HMK'nun 1/1. maddesi gereğince görevin kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği, HMK’nun 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca bu dava şartı noksanlığının giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevli olmaması nedeni ile davanın, HMK'nun 114/1. maddesinin (c) bendi ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca taraflardan birinin, karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep etmemesi halinde aynı madde uyarınca mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır