İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/159 E. 2026/159 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/159
- Karar No
- 2026/159
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/159 Esas - 2026/188 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO : 2026/159 Esas KARAR NO : 2026/188
HAKİM ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ... - ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/02/2025 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin maden sektöründe dekapaj işi ile iştigal eden bir şirket olup kuruluş amacı genel olarak inşaat sektöründe kullanılmak üzere edinilmiş olan çekici mahiyetinde araçlar ile kazanç elde etmekte olduğunu, 28.07.2023 tarihinde ... tarafından kullanılan ve ...'in ("Davalı") maliki olduğu ... plakalı araç ile Müvekkili Şirkete ait ... plakalı araca çarpıştığını, davalı ...'un, kazanın gerçekleşmesinde yüzde yüz (%100) kusurlu bulunduğunu, Müvekkili Şirketin aracında değer kaybı ve aracın çalışamadığı günler için kazanç kaybı ortaya çıktığını, dava konusu kaza ile ilgili olarak ... levha numaralı eksper ... tarafından tanzim edilen 10.08.2023 tarihli, ..... sayılı ... rapor numaralı ekspertiz raporunda Müvekkili Şirket aracının hasarına ait onarım işlemleri tespit edildiğini, işbu onarım süreci nedeniyle Müvekkili Şirketin aracı onarım süresi boyunca özgülendiği dekapaj hizmetini verememiş ve yukarıda izah ettiğimiz üzere dekapaj işiyle iştigal eden Müvekkil Şirket bahse konu mağdur araç üzerinden elde edebileceği kazançtan mahrum kaldığını, 28.07.2023 tarihli kaza neticesinde uğradığı kazanç kaybı ile değer kaybı zararlarının tazmin edilmesi amacıyla huzurdaki davayı açtıklarını, Müvekkili ... İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti. olarak "....." adresinde mukim bulunduğunu, Somut olayda, ..... ilinde mukim olan Müvekkilu Şirketin ikame ettiği huzurdaki davada ..... Mahkemeleri de yetkili bulunduğunu, Kaza tespit tutanağında 28.07.2023 tarihli kazada ... plakalı aracın sahibi olarak kayıtlı olan ...'in kimlik ve adres bilgilerinin temini adına ...'ne Müzekkere Yazılmasını, açılan davanın kabulü ile HMK’nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 50,00-TL değer kaybı ile 50-TL kazanç kaybı alacaklarının kaza tarihi olan 28.07.2023 tarihinden itibaren hesaplanan ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: ..... Mahkemesince davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı, ancak davalı vekili duruşmaya katılarak davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava; trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve kazanç kaybı tazminine ilişkindir. ..... Mahkemesince verilen 23/09/2025 tarih ve..... sayılı kararda davanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi neticesinde .....Dairesi'nin 29/01/2026 tarih ve ..... sayılı kaldırma kararı ile görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğuna kesin olarak karar verilmiştir. Mahkememize tevzi edilen dosyanın mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydının yapıldığı görüldü. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava şartlarıdır. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK'nun 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 5A/1 maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.", HUAK'nun 18/A-2 maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 5/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, "konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda" dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Bu halde 18/06/2025 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılıp 23/01/2026 tarihinde Mahkememiz esasına kaydedilen işbu davada davacı alacağının ticari nitelikte olduğu, ticari alacağın tahsili amacıyla açılan davada arabuluculuk yolunun tüketilmesinin dava şartı olduğu, arabuluculuk başvurusunun dava açıldıktan sonra yapıldığı anlaşıldığından Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince HMK'nın 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin çıkarılarak bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026
Katip ..... ¸e-imzalıdır.
Hakim ..... ¸e-imzalıdır.
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.