İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/97 E. 2025/97 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/97
- Karar No
- 2025/97
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/97 Esas - 2026/238 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/97 Esas KARAR NO : 2026/238
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/01/2025 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 G.K.YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Yenimahalle'de bulunan "... Kuyumculuk" isimli kuyumculuk firmasının sahibi olduğunu, müvekkili şirkete ait işletmede günlük birçok satış yapıldığını ve bu satışların bazılarının nakden, bazılarının eft/havale yolu ile gerçekleştirildiğini, 04.01.2023 tarihinde ... isimli müşterilerden birinin, müvekkiline ait işletmeden kuyum ürünü alış verişi yapıp 70.000,00 TL tutarındaki altın bedelini, davalı banka nezdinde bulunan müvekkiline ait TR .... .... .... ... ... ... ... iban numaralı hesaba "teslim alınan altın bedeli" açıklamasıyla havale ettiğini, akabinde müşteri ...’ün bu havale işleminin bilgisi dışında yapıldığından bahisle suç duyurusunda bulunduğunu ve buna istinaden ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/6512 soruşturma numaralı dosyasının açıldığını, soruşturma kapsamında müvekkiline yapılan havale işlem tutarı olan 70.000,00 TL lik tutara Savcılık makamınca bloke konulmasının istendiğini ve banka nezdinde müvekkili hesabına bloke konulduğunu, soruşturma dosyası bakımından müvekkili şirketin, iyiniyetli 3. Kişi konumunda olduğunu, müştekinin kısa bir süre sonra şikayetini geri çekmesi nedeniyle dosya hakkında takipsizlik kararı verildiğini, soruşturma sürecinde, ... CBS 2023/6512 soruşturma numaralı dosyası üzerinden 09.03.2023 tarihinde, bloke konulan hesaptaki blokenin kaldırılmasının istendiğini, ancak davalı bankanın bu kararı uygulamadığını, müvekkili firmanın blokenin kaldırılması hususunda bir yılı aşkın süredir davalı bankaya olan başvurularının cevapsız kalması neticesinde iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkili firmanın kuyumculuk işleri ile uğraşmakta olup, günlük birçok alım satım işi yaptığını, bloke konulan miktarın da bunlardan yalnızca biri olduğunu, blokenin kaldırılması adına müzekkere yazılmasına rağmen müzekkere cevabının gereğinin davalı tarafça yerine getirilmemesinin haksız fiil sorumluluğunu doğurduğunu, müvekkili şirketin, 09.03.2023 tarihli blokenin kaldırılmaması nedeniyle bu parayı işletemediğini, hiç bir surette kullanamadığını, Müvekkilinin, bloke zamanında kalkmış olsaydı, bloke konulan 70.000,00 TL tutarındaki altın bedeli ile yeni altın alım satımı yaparak bu paradan kazanç elde edebileceğini, bu kapsamda yoksun kaldığı kar payı olmak üzere haksız fiil neticesinde oluşan tüm zararların tazminini talep etme zarureti doğduğunu, banka basiretli tacirden beklenen özeni göstermek zorunda olup, en hafif kusurundan dahi sorumlu olduğunu ve bu sorumluluğu kaldıran sözleşme hükümleri de geçerli olmadığını, bankalar bir güven kurumu olup, objektif özen borcu bulunduğunu, 09.03.2023 tarihinde has altın alış kuru ile dava tarihindeki has altın alış kuru arasındaki farkın müvekkilinin zararını oluşturmakta olup bu bedelin avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi gerektiğini, blokenin kaldırılması gereken 09.03.2023 tarihi ile dava tarihi arasındaki has altın alış kuru arasındaki farkın HMK m.107 çerçevesinde bilirkişi raporu ile belirlendiğinde, dava değerini artırmak koşuluyla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1000,00 TL nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesinin talep edildiğini belirterek; HMK m.107 çerçevesinde bilirkişi raporu ile tazminat miktarı belirlendiğinde dava değerini artırmak koşuluyla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1000,00 TL lik haksız fiilden kaynaklanan tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkil şirkete verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Değer Artırım: Davacı vekili 26.02.2026 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL olan dava değerini 47.1747,86 TL artırarak dava değerini 48.174,86 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar ile imzalanan Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesinin ve Genel Kredi Sözleşmesinin yetkiye dair maddelerinde; tarafların, işbu sözleşmelerden doğan her türlü uyuşmazlıkta İstanbul Çağlayan Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkisini kabul ettiklerini, davacı taraf tacir olduğuna göre yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, işbu sebeple, yetki itirazının gözetilerek davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerine karşı açıkça zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, davacının haksız taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, haksız fiil şartlarının oluşmadığını, müvekkili banka, adli makamların kararını yerine getirmiş olup sorumluluğu bulunmadığını, davacı hesabında bloke de bulunmayıp dava tarihine kadar hesaplama yapılmasının istenilmesinin haksız olduğunu, öte yandan, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/6592 Nolu dosyasından 07/01/2023 tarihli "çok ivedi" ibareli müzekkeresi ile davacının hesabına bloke konulmasına karar verildiğini, müvekkili bankanın, işbu müzekkere kapsamında davacı hesabına bloke koymakla birlikte halihazırda ve hatta dava tarihinde dahi davacının hesabı üzerinde bloke bulunmadığını, adli makamların kararlarını yerine getirmiş olup müvekkili bankaya kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf, zararın oluştuğunu iddia etmekte ise de oluştuğunu iddia ettiği zarara ilişkin herhangi bir somut delil sunamadığını, davacının haksız fiile maruz kaldığından bahsedilemeyeceğini, müvekkili banka iyiniyetli olduğu ve kusursuz olup yalnızca adli mercilerin kararı yerine getirdiği için müvekkili bankaya sorumluluk yüklenemeyeceğini, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan -altın, döviz kurunda artış, enflasyon artışı vb. hareketle ileri sürülen soyut zarar iddialarının hukuken dinlenemeyeceğini ve hükme esas alınamayacağını, ülkede mevcut genel ekonomik olumsuzluklar, cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gibi sebepler zararın kabulü için yeterli olmayıp zararın somut olarak ispatı gerektiğini, nitekim Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını ve somut olarak maddi zararının gerçekleşmiş olduğunu ve buna etkili olarak davalının kusuru olduğu hususlarının davacı tarafça yasal ve kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, oysa davacı iddia ve beyanlarının soyut ve afaki olduğunu, davacının iddia ve talepleri haksız ve dayanaksız olup reddi gerektiğini belirterek; haksız ve dayanaksız işbu davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Heyet Raporu Denizbank TR67 0013 4000 0602 7260 2000 01 numaralı hesaba yapılan 70.000,00 TL bedelli havale dekontu ve hesaba konulan blokeye dair belgeler ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/6512 Sor.sayılı dosyası Ara buluculuk Son Anlaşamama Tutanağı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davalı banka tarafından davacının hesabına konulan blokenin kaldırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava dışı ... tarafından 04.01.2023 tarihinde davacının davalı Banka nezdindeki... .... ... ... ... .... ... .... ... Sor.sayılı dosyasından dava dışı ... tarafından hesaplarından rıza dışı para çıkışı sebebiyle suç duyurusunda bulunduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.01.2023 tarihli müzekkeresi ile davacının hesabına bloke konulduğu,09.03.2023 tarihinde ise dava dışı ... tarafından davacı hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğinin bildirildiği bunun üzerine savcılık tarafından davalı bankaya 09.03.2023 tarihinde müzekkere yazılarak davacı şirket hesabı üzerinde uygulanan blokenin kaldırılmasının talep edilidği ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/6512 Sor.sayılı dosyasında 13.03.2023 tarihinde Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığı'na dair karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.03.2023 tarihinli blokenin kaldırılmasına ilişkin yazının gereğinin davalı banka tarafından 08.01.2025 tarihinde yerine getirilerek blokenin kaldırıldığı, davalı Bankanın blokenin kaldırılması talebinin kendisine ulaştığı 09.03.2023 tarihi itibariyle hesap üzerindeki blokeyi kaldırarak davacının hesabındaki parayı serbestçe kullanımına imkan sağlaması gerekirken, blokenin gecikmeli olarak 08.01.2025 tarihinde kaldırıldığı, davacının 09.03.2023 tarihi ile 08.01.2025 tarihi arasındaki blokeye alınan 70.000,00 TL tutar bakımından kullanımından mahrum kalmış olması sebebiyle her iki tarafın da tacir olması dikkate alınarak avans faizi oranı üzerinden işleyecek faiz tutarı kadar zarara uğradığı, davacı taraf kuyumculukla iştigal etmekle birlikte blokeye konu 70.000.00 TL bedelle satın alacağı has altın miktarının ne süre ile uhdesinde kalacağı, satış yaptığı tarihteki fiyatın ne olacağı, bu satıştan kar veya zarar edip etmeyeceği hususunda dosya kapsamında somut delil bulunmadığı ,bu nedenle bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat kısmındaki 1 nolu hesaplamaya itibar edildiği, her ne kadar davacı tarafça uğranılan zarara ilişkin tazminat bakımından dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talep edilmiş ise de davacının zararının işlemiş faiz yönünden olduğu, TBK 121/3 maddesine göre faize faiz işletilemeyeceğinden davacının tazminat talebine faiz işletilmediği, Anlaşılmıştır. En nihayetinde bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan rapora itibar edilmiş ve davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kabulü ile, 48.174,86 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 48.174,86 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 3.290,82 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 806,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.421,40 TL harcın düşümü ile eksik kalan 1.869,42 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 806,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.036,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 150,00 TL tebligat gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.150,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 48.174,86 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/03/2026
BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR