İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/745 E. 2026/173 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/745
Karar No
2026/173
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/745 Esas KARAR NO : 2026/173

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : 1- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2025 KARAR TARİHİ : 02/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... İnş. İth. İhr. San. Ve Ltd. Şti'de borçlulara ait ... San. ve Tic. A.Ş. ile görüşerek borçlulardan havlu satın almak istediklerini beyan ettiğini, sonrasında karşılıklı anlaşma sağlanıp ön ödeme yapılmasına rağmen borçlulara ait şirketin havlu teslimini türlü bahanelerle yapmadığını, çalıştığı şirkete mahcup olan müvekkilinin borçlular ile iletişime geçerek kendisinin de bu durumdan etkilendiğini beyan etmesi üzerine borçluların havlu üretimini makineleri olmadığı için yetiştiremediklerini beyan ettiklerini, müvekkilini makine alıp havluları yetiştirecekleri konusunda ikna eden borçluların müvekkilinden borç istediklerini, müvekkilinin çalıştığı şirkete mahcup olmamak ve sonrasında da ticaretini devam ettirebilmek adına borçlulara 20.000 USD ödeme yaptığını, tüm bu yaşananlara rağmen borçluların yine de havluların teslimatını gerçekleştirmediğini, bunun üzerine müvekkilinin çalıştığı .... İnş. İth. İhr. San. Ve Ltd. Şti borçlulara ait ... San. Ve Tic. A.Ş. aleyhine icra takibi başlattığını, işbu sebeple... Esas sayılı dosyasıyla açılan itirazın iptali davası .... İnş. İth. İhr. San. ve Ltd. Şti tarafından kazanılarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğini, müvekkili tarafından tarafından bilgileri yazılı borçlulara 09/08/2021 tarihinde borçluların iş yerine makine alması amacıyla 20.000 USD borç verildiğini, taraflarınca 21/07/2025 tarihinde ... Esas sayılı dosyası üzerinden borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, sonrasında borçlular tarafından dosyaya itiraz edildiğini, takibin haksız şekilde durdurulduğunu beyan ederek; davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava sonuna kadar davalıların borca yetecek miktarda taşınır/taşınmaz malına üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız şekilde yahut mahkememiz aksi kanaatte olması halinde müvekkili daha fazla mağdur etmeyecek, uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilinin davaya cevap sunmadığı görüldü. GEREKÇE : Dava, İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. ... 'nün yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Gelen cevabi müzekkereler doğrultusunda davacının tacir olmadığı anılan iş bu dava konusu uyuşmazlığın ise ,Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan alacak istemli itirazın iptali isteminden ibaret olduğu görülmüştür. Öncelikle görev yönünden yapılan incelemede;Ticaret mahkemeleri sadece ticari davalar bakımından görevlidirler. Ticari davalar mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Birici gurupta mutlak ticari davalar yer alır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4. maddesinde ve diğer bazı kanunların ilgili hükümlerinde açıkça gösterilmiştir. İkinci gurupta, nispi diğer ticari davalar yer almakta olup nispi ticari davalar, her iki tarafın tacir olduğu ve işin de tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için hem her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekir. Üçüncü grup ticari davalar ise yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu gruptaki davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesi ile ilgili olması yeterli görülmüştür. Somut olayda davalı tacir ise de;müzekkere cevapları uyarınca davacının tacir olmadığı anlaşılmış, davanın alacak isteminden ibaret olduğu, yukarıda da açıklandığı üzere her iki tarafın tacir, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, ayrıca mevcut davanın TTK'nin 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, böylelikle genel mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının zorunlu olduğu, Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 6102 sayılı Kanunun 5. maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağının belirlendiği, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle bu durumun yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınacağı, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakma yetki ve görevinin asliye hukuk mahkemesinin görev alanı içerisinde kaldığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmu HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1)Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden REDDİNE, 2)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3)HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4)İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde resen HMK 20. Maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/03/2026

Katip ... Hakim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/745, K. 2026/173, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-745-e-2026-173-k-bc5c33c88c4e