İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/214 E. 2026/34 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/214
Karar No
2026/34
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/214 Esas KARAR NO : 2026/34

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/11/2023 KARAR TARİHİ : 10/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.08.2020 tarihinde davacının bisikletiyle ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Caddesi üzerinde seyir halindeyken plakası belirlenemeyen araçların hatalı sürüşü ve şerit ihlali neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ameliyat edildiğini, fibula ve tibia şaft kırığı oluştuğunu, ... Şehir Hastanesinin... tarihli ve ... numaralı raporuyla davacının %48 oranında sürekli engelli olduğunun tespit edildiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı dosyasında alınan kusur raporunda davacının kusursuz olduğunun belirlendiğini, araç plakaları tespit edilemediği için ... Hesabına yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, davalı sigorta şirketine 14.08.2023 tarihinde tazminat ödenmesi için posta yoluyla başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, zorunlu arabuluculuk sürecinin 27.10.2023 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını, 1977 doğumlu olan davacının kaza sebebiyle yürüme güçlüğü çektiğini ve sağlığını yitirdiğini, HMK 107. madde kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılan bu davada sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının, sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 14.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek yetkisizlik kararı ile dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiğini, kaza tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ifade ettiğini, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya neden olduğunun ispatlanamadığını ve kazanın tek taraflı gerçekleştiğini vurguladığını, Kaza Tespit Tutanağı'nda davacı ...'ün 52/1-b maddesini ihlal ederek tek kusurlu olduğunun görüldüğünü belirttiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 ve 99. maddeleri gereği dava şartı olan usulüne uygun başvuru sürecinin işletilmediğini ve gerekli sağlık kurulu raporlarının sunulmadığını savunduğunu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini ileri sürdüğünü, kazanın oluş şeklinin ve tespit edilemeyen aracın kusurunun somut delillerle kanıtlanamadığını bildirdiğini, davacının iddialarının ispata muhtaç olduğunu ve müvekkil kurumun sorumluluğunu gerektirecek bir çarpma eyleminin bulunmadığını beyan ettiğini, kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiğini talep ettiğini, davacının iddia ettiği kalıcı maluliyet oranının yetkili sağlık kuruluşu marifetiyle belirlenmesi gerektiğini ifade ettiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılarak davacıya ödenen bir tazminat veya maaş olup olmadığının araştırılmasını istediğini, tazminat hesaplamasının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz dikkate alınarak aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini belirttiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu savunarak bu kalemlerin teminat dışı olduğunu açıkladığını, davacının koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca en az %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunduğunu, dava öncesi usulüne uygun başvuru bulunmadığından temerrüt gerçekleşmediğini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir. Mahkememizce Davacının, Erişkinler için Ergenlik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Uyarınca sürekli ve geçici maluliyet oranı ve süresinin tespiti için ATK dan rapor aldırılmış olup özetle; Bilirkişi raporunda; ...'ün 01/04/1977 doğumlu olduğu, 15/08/2020 tarihinde trafik kazası geçirdiği, yaralanmasının 20.02.2019 tarihli yönetmelik kapsamında incelendiği, kas-iskelet sistemi sorunlarının tespit edildiği, ayak bileği ankilozunun %10 oranında olduğu, ayak ankilozunun %10 oranında bulunduğu, Balthazard formülüyle toplam engelliliğin %19 hesaplandığı, tüm vücut engellilik oranının %10 olarak belirlendiği, iyileşme süresinin 9 ay olduğu, bu sürenin kaza tarihinden itibaren uzayabileceği, heyetin oy birliğiyle mütalaa ettiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Yine mahkememizce davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden rapor aldırılmış olup alınan rapordan özetle; Bilirkişi raporunda; davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 23.177,75 TL olduğu, sürekli iş göremezlik maddi zararının 963.857,52 TL olarak belirlendiği, maddi zararlar toplamının 987.035,27 TL şeklinde hesaplandığı, davacının ... sakatlık teminatı kapsamında talep edebileceği toplam maddi zararının teminat limitiyle sınırlı kalarak 410.000,00 TL tutarında olduğu, temerrüt başlangıcının davalı ... Hesabı yönünden 25.08.2023 tarihi olarak kabul edildiği, faiz türünün yasal faiz olduğu yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ..." Ben olay zamanı ... minibüsündeydim, ... mevkiinde ...'da seyir halindeyken bir kamyon yolu tıkadı, orta şerit tamamen tıkandı, bunun üzerine biz durduk , sonra arkadan bisikletli bir şahıs sağa kaçtı ancak binek bir araç bisikletliyi sıkıştırdı ve vurdu, bisikletli yere düştü ve araç kaçtı gitti. Ambulans beklerken ben kendisine acıdığım için ve olayı da gördüğüm için kartımı verdim, şahitlik edebileceğimi söyledim, vuran aracın plakasını alamadık, ben ...'ü sadece kazada gördüm, bunun haricinde tanımam. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu. Binek araç karşı şeritten geldi, bisikletliye çarptı ve akabinde kaçtı gitti. Dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Yine mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... " Ben ... ü tanımam. Söz konusu kazanın üzerinden uzun zaman geçtiği için net olarak hatırlamamakla birlikte olay günü, hatalı sollama yapan bir aracın vurma sesini duyunca olayın olduğu yöne doğru baktığımda kalabalığın olduğunu gördüm. Araç, bisikletli şahsa vurup kaçmıştı, aracın plakasını alma imkanımız olmadı. Şahıs yerde yatıp ambulans beklerken ben oradan birine numaramı bıraktım, vurup kaçıp gördüğümü ve gerekirse ileride şahitlik edebileceğimi söyledim. Tanık: Beyanım aynen doğrudur dedi. Beyanı okudu, imzası alındı. " şeklinde beyanda bulunmuştur. DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacının uğradığı zararını türü ve miktarı, zararın davalıdan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği ihtilaflıdır. ... CBS'nin ... Sor. nolu dosyasında Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma sunundan soruşturma başlatıldığı ve daimi ara kararı verildiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; ... kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ...E, ...K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Ancak işletenin 91.madde gereğince, mali sorumluluk sigortası yaptırmaması durumunda, üçüncü kişilerin uğradıkları zararların karşılanması amacıyla ... Hesabı kurulmuştur. 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, ... sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin ... sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ... sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. ATK Trafik İhtisas Dairesinin 17.09.2024 tarihli raporunda; olayın meydana gelmesinde; Davacı bisiklet sürücüsü ...'ün kusursuz olduğu, Plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. ATK ... İhtisas Kurulunun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlediği 07.11.2025 tarihli raporunda; Davacının tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu, Geçici iş göremezlik süresinin (9) ay olduğu belirtilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. Mahkememize sunulan 01/06/2026 tarihli aktüerya raporda; Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 23.177,75 TL ve sürekli iş göremezlik maddi zararı 963.857,52 TL olmak üzere; maddi zararları toplamı 987.035,27 TL hesaplanmış ise de; davacının ... sakatlık teminatı kapsamında talep edebileceği toplam maddi zararının teminat limitiyle sınırlı ve 410.000,00 TL olduğu, kanaatleri bildirilmiştir. Raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, iddia ve savunmalar, bilirkişi raporları ile davacı vekili tarafından sunulan talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne karar verilmişitir. Davadan önce davalı sigorta şirketine 14/08/2023 tarihinde başvuru yapıldığından davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi 8 iş günü sonrası olan 25/08/2023 tarihi olarak kabul edilmiş ve bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği kaaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 25/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar harcı olan 28.007,1 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 1.131,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye kalan 26.606,25 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 1.670,7 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 10.119,5 TL yargılama gideri ile 12.600,00 TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 22.719,5 TL masrafın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 65.600,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/214, K. 2026/34, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-214-e-2026-34-k-807a5fcd8182