İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/186 E. 2026/760 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/186
Karar No
2026/760
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/186 Esas KARAR NO : 2026/760

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 31/01/2024 ve 31/01/2025 tarihli tam tasdik sözleşmeleri akdedildiğini, söz konusu sözleşmeler uyarınca davalı şirketin yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ile bunlara ekli mali tabloların denetim ve tasdik işlemlerinin davacı tarafından yerine getirilmesinin kararlaştırıldığını, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini eksiksiz ve süresinde ifa ettiğini, buna mukabil davalı şirketin düzenlenen fatura bedellerini kısmen geç ödediğini, kısmen ise hiç ödemediğini, kalan bakiye borcun tahsili amacıyla borçlu aleyhine .... İcra Dairesi 2026/... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını , davalı borçlunun borcun tamamına ve tüm ferilerine haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olacak şekilde itiraz ettiğini, bunun akabinde davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğunu ancak herhangi bir anlaşma sağlanamadığını açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalı borçlunun .... İcra Dairesi'nin 2026/... E. Sayılı icra dosyasında gerçekleştirdiği itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini eksiksiz ve süresinde ifa ettiğini iddia ettiğini ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasındaki tam tasdik sözleşmeleri uyarınca davacının, vergi beyannamelerinin denetimi ve süresinde verilmesinden sorumlu olduğunu, davacı tarafın işbu yükümlülüklerini ihmal etmek suretiyle ayıplı hizmet sunduğunu ve müvekkili şirketin ağır maddi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacının sunduğu ayıplı hizmetle müvekkili şirketi zarara uğratmış olduğunu , bu zararların tazmin edilmeden herhangi bir alacak iddiasında bulunmasının söz konusu olamayacağını açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve ilam vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 26/06/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; " Davacı şirketçe dosyaya sunulan ticari muavin defter kayıtları incelendiğinde; Taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacı şirketçe tam tasdik hizmeti verildiği, takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 96.340,12 TL alacaklı göründüğü, Taraflar arasında muhasebesel yönden cari hesap ilişkisi bulunması ve temerrüt ile alakalı belge bulunmadığından dolayı faiz hesbının yapılamadığı, 3568 Sayılı SMMM ve YMM Kanunu 2. Maddesinde, Yeminli Mali Müşavirler’in muhasebe defteri tutma, beyanname düzenleme ve gönderme hizmeti vermelerinin açıkça yasaklandığı ve bu hizmetleri filen vermelerininde mümkün bulunmadığı, dolayısıyla davalı şirkete vergi dairesine kesilen beyanname göndermeme ve geç göndermeden kaynaklı özel ülüsüzlük cezalarında Davacı YMM şirketinin mütesilsel sorumluluğunun bulunmadığı hususunun izahtan vareste olduğu" Yönünde görüş bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi 2026/... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili 29/09/2026 tarihli dilekçesinde, davadan HMK m 123 hükmü uyarınca vazgeçtiklerini, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili 30/09/2026 tarihli dilekçesinde, davacının vazgeçme beyanını kabul ettiklerini, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. HMK 123.maddesinde; davacı, açılan davada hüküm kesinleşinceye kadar karşı tarafın açık rızası ile davasını geri alabileceği, bu durumda davanın açılmamış sayılacağı düzenlemesi yer almaktadır. Açılan bu davada davacının davasını geri almak istediği; davalının davanın geri alınmasına açıkça muvafakat ettiği, bu nedenle mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla bu yönde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davacının davasının AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından peşin alınan 1.501,00-TL harçtan mahsubu ile artan 769,00- TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafın vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 6.000,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.07/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/186, K. 2026/760, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-186-e-2026-760-k-01e96631b386