İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/335 E. 2026/588 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/335
Karar No
2026/588
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/335 Esas KARAR NO : 2026/588

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 07/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı ... A.Ş. abonesi olup hali hazırda ... numaralı internet aboneliği bulunduğunu, müvekkil şirketin, ... numaralı internet aboneliği kapsamında 24 ay taahhütlü 60 Mbps hızında internet hizmeti almaktayken 2024 Ekim ayında internet hızının 400–500 Mbps seviyesine çıkarılması amacıyla davalı şirketin yetkili bir bayisi ile iletişime geçtiğini, müvekkilinin bu başvuru kapsamında sadece internet hızının artırımına yönelik bir talebi olmasına rağmen, bayi tarafından müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında 31.10.2024 tarihinde 24 ay taahhütlü ... numaralı yeni bir abonelik tesis edildiğini, müvekkil şirketin yeni aboneliğin tesisine yönelik bu durumu ancak 31.12.2024 tarihinde, davalı çalışanları tarafından fiziken bağlantı kurmaya gelindiğinde öğrendiğini ve hemen akabinde ...(...) e-posta yoluyla böyle bir talebinin olmadığını ve yeni aboneliğin iptalini talep ettiğini, bu taleplerinin birçok kez tekrarlanmış olmasına rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, ayrıca, iptali talep edilen yeni abonelik için henüz müvekkilin haberinin olmadığı ve bağlantının kurulmadığı dönem, yani 2024 yılı Ekim ve Kasım aylarında davalı şirket tarafından aylık 27.000 TL üzerinden fatura kesildiğini, fiilen abonelikten istifade edilmemesine rağmen yeni abonelik hattı için 2024 yılı Ekim ayında 5 gün için ... numaralı 7.404,25 TL bedelli, Kasım ayında da ... numaralı 27.500,75 TL bedelli faturalar düzenlendiği ve ödemesinin talep edildiğini, bu faturalara ve devam eden tüm faturalara taraflarınca KEP üzerinden itiraz edilerek ihtirazi kayıtla reddedildiğini, müvekkili şirketin bu durumu fark ettiğinde ilgili bayii elemanları ile iletişime geçmiş ve bayii yetkilisi olan ... isimli şahıs tarafından müvekkile e-posta üzerinden yeni açılan ... numaralı aboneliği cayma bedeli olmaksızın feshedebileceğini bildiren bir tablo gönderildiğini, bunun üzerine müvekkilinin defaatle ... KMH birimine abonelik iptali için mail atmasına rağmen KMH tarafından abonelik iptali haftalarca gerçekleştirilmediğini, nihayetinde müvekkiline, bayii tarafından bildirilen "cayma bedeli yok" beyanının doğru olmadığı iddia edilerek sonradan 99.000 TL tutarında bir cayma bedeli bildirimi yapıldığını ve haliyle bu bedelin de taraflarınca kabul edilmediğini, tüm bu süreç devam ederken müvekkilinin, başlangıçta mevcut aboneliği olan ... numaralı hattın hızının artırılmasını yeniden talep ettiğini, bu sefer ise KMH birimi hiçbir fiyat bilgisi vermeden yalnızca “hız artırılmıştır” şeklinde bilgi paylaşımında bulunduğunu, ancak ne öncesinde ne sonrasında açık ve yazılı bir fiyat bilgisi paylaşmadığını, müvekkilinin her aşamada defaatle fiyat bilgisi almak istemiş ise de müvekkilinin maillerine cevap verilmediğini ve fiyat bilgisi verilmeden direk işlem gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin ... numaralı ilk aboneliğine ait 2024 yılı Kasım ayı fatura bedeli 15.651,25-TL, Aralık ayı fatura bedeli 25.299,25 TL olmasına karşın herhangi bir ön bilgilendirme veya onay alınmaksızın, 2025 yılı Ocak ayında 65.498,00 TL, Şubat ayında 65.198,25 TL tutarında fahiş faturalar kesildiğini, müvekkili şirket, büyük bir şirket olup denizcilik işiyle ilgilenmekte ve internetin bir an olsun kesilmesi dahi çok büyük kayıplara/zararlara sebebiyet verebilecek bir durum olduğunu, bu nedenlerle internetin kesilmemesi amacıyla talep edilen faturalar ödenmek zorunda kalındığını, ancak fatura tutarlarına da itiraz edildiğini, davalı şirket tarafından her ay çok farklı ve tuhaf tutarlarda faturalar düzenlenmekte ve faturalandırmaların neye göre yapıldığı hiçbir şekilde anlaşılamamakta olduğunu, davalı şirketten hiçbir şekilde bu konuda bir bilgi edinilemediğini, bu hususta faturalar dosya içeriğine girdiğinde net bir şekilde anlaşılacağını, her ne kadar yeni aboneliğin iptali talep edilmiş ise de davalı şirket tarafından aboneliğin iptal edilmediğini ve faturalar kesildiğini, fatura ödemeleri yapılmadığında ise bu hatta bağlı diğer tüm aboneliklerin hızı düşürülmekte ve bu da müvekkilin işini, çalışmasını olumsuz etkilemekte olduğunu, bu nedenle ve icra takibine sebebiyet verilmemesi adına zorunlu bir şekilde yeni aboneliğin faturaları da ödenmek zorunda kalındığını, bu süreçte hem doğrudan müvekkili tarafından hem de vekaleten pek çok defa davalı şirketten abonelik sözleşmelerinin birer nüshası paylaşılması ve yeni açılan aboneliğin iptali talep edilmiş ancak davalı şirket taleplere hiçbir şekilde cevap vermediğini, sözleşmeleri paylaşmaktan imtina ettiğini, davalı şirketin işlemlerinin, müvekkilinin iradesine aykırı olarak sözleşme tesis edilmesi, ön bilgilendirme yükümlülüğünün ihlali, haksız şart niteliğindeki cayma bedeli talebi ve hizmet bedelinin makul olmayan bir şekilde belirlenmesi gibi birçok yönüyle TBK ve TMK hükümlerine de açıkça aykırı olduğunu, tarafların sözleşme kurarken MK m.2’ye göre iyi niyet ve dürüstlük kuralları dahilinde hareket etmek, birbirlerini zarara uğratacak hareketlerden kaçınmak ve bu yükümlülüklerini sürdürmek zorunda olduklarını, taraflar arasında oluşan sözleşme ilişkilerinde, dürüstlük kuralına uygun davranılması, müvekkilin bilgilendirilerek rızasının alınmasının esas olduğunu, davalı şirketin bu yükümlülükleri yerine getirmemesinin, müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu belirterek, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile; diğer GSM firmalarının tarife listelerinin ve ilgili kuruluşlardan emsal sözleşmelerin celp edilerek dava konusu 400–500 Mbps internet hizmetinin hız sınırı da değerlendirilerek piyasadaki rayicinin tespitine, müvekkilin iradesi dışında açılan ve iptal edilmeyen ... numaralı yeni abonelik sözleşmesinin iptaline ve bu aboneliğe ilişkin düzenlenen tüm faturalandırmaların iptaline, ödenen tüm fatura bedellerinin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte iadesine, eski abonelik olan ... numaralı hatta ilişkin hız arttırımı akabinde kesilen 2025 yılı Ocak ayı ve devamındaki tüm faturaların iptaline ve fazladan ödenen tüm fatura bedellerinin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte iadesine, eski abonelik olan ... numaralı hat kapsamında 400–500 Mbps hız sınırında sunulan hizmetin makul bir ücret karşılığı sürdürülebilmesi için abonelik sözleşmesinin ve bedelinin yeniden uyarlanmasına, müvekkili şirketin talebi olmamasına rağmen açılan ve iptal edilmeyen ... numaralı aboneliğe dair ödemeye devam ettiği fatura bedelleri ile ... numaralı eski aboneliğe dair faturaların fahiş olması nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılıncaya kadar her iki aboneliğe dair fatura ödemelerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen internet aboneliklerinin taraflar arasındaki ... Nolu Abonelik 12.05.2023 tarihinde ve ... Nolu Abonelik- 31.10.2024 tarihinde yapılan abonelik sözleşmesinden kaynaklı olup davacı şirket ile müvekkili şirket ... AŞ arasında imzalandığını, iş bu sözleşmelerden kaynaklı abonelik sebebiyle sözleşmeler doğrultusunda karşı tarafın taleplerine istinaden abonelik sözleşmeleri aktedildiğini, davacının ... Nolu aboneliğin talebi olmaksızın açıldığı ve ... Nolu aboneliğe ilişkin fazla fatura bedeli yansıtıldığı yönündeki beyanların yerinde olmadığını, ana abonelik olan ... Nolu aboneliğe ilişkin davacının hız yükseltilmesi talebine istinaden hızı artırıldığı için davaya konu edilen aylarda ilgili fatura tutarlarının çıktığını, davacı şirketin ... devre numaralı 60 Mbps hızındaki mevcut devresi için Upsell talep ettiğini, ilgili devrenin indirim oranı %44 olup davalıya 500 Mbps upsell durumunda aylık vergiler hariç fatura tutarı 50.383 TL olacak şekilde teklif iletildiğini, müvekkili şirketçe yalnızca hesaplama yapıldığını ve ilgili teklifin bayi personeline müşteri ile görüşmesi sırasında iletildiğini, ardından davacı şirket yetkilisi aynı bayi personeli ile görüşmesi sırasında ... numaralı devrenin çalıştığı switchin ikinci portundan yeni IP’leri olan ikinci bir devre verilip verilmeyeceğinin sorulduğunu, müvekkili şirket personelince bunun nedeni sorulduğunda, müşterinin ... devre numaralı 60 Mbps hızındaki devreyi personellerine internet sağlamak için kullanacağını, yeni verilecek devreyi ise bina otomasyon sistemleri ve idari işlerde kullanacağının belirtildiğini, yeni devre verildikten sonra eski devre için herhangi bir iptal işlemi yapılıp yapılmayacağının özellikle sorulduğunu ve herhangi bir iptal talebi olmadığının iletildiğini, bu doğrultuda davacıya 500 Mbps hızındaki ... numaralı devre için %82 indirim oranı ile aylık vergiler hariç 21.053,00 TL tutarla teklif sunulduğunu ve davacı şirketin bu teklifi kabul ederek evrakları imzaladığını, 24 Aralık 2024 tarihi saat 16.15’te davacı şirket yetkilisi aranarak özellikle eski devrenin iptali için o gün neden herhangi bir bilgi verilmediğini sorulduğunda, o tarihte herhangi bir iptal talebi olmadığı ve sonrasında böyle bir durum ortaya çıktığının belirtildiğini, ayrıca konunun “yanlış anlaşıldığı” ve “iletişim eksikliği” olduğunun belirtildiğini, fakat kendisinin ilgili işletmede çalışan olduğu ve bu durumu patronlarına açıklayamayacağına bir dair yanıt verdiğini, davacının taahhüt süresinden önce aboneliğini sonlandırması sebebi yukarıda belirtilen indirim sözleşmesi(müşteri indirim sözleşmesi), Avantaj kampanyası, Port kampanyalarından kaynaklı erken çıkma bedeli yanısıtılacağı belirtilmişse de, davacı tarafından aboneliğin sonlandırılmadığı iddialarının yerinde olmadığını, davacı tarafından Kasım, Aralık 2024 faturalarıyla Ocak-Şubat 2025 faturalarının farklı olduğundan bahisle faturalandırmanın sürekli değiştiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından hız artırım talebinde bulunulduğunu, hız artırım talebi onaylanarak eski abonelik devresi olan ... Nolu abonelikte hız artırımı yapıldığını, 2024 yılı sonu ile 2025 yılı başındaki fatura bedellerinin farklı olmasının sebebi ana devreye uygulanan hız artırımı olduğunu, ilgili faturaların müvekkili şirketten celbi halinde bu husus anlaşılacağını, dava konusu olayda davacının tacir sıfatıyla bahse konu sözleşme ve taahhütnameleri imzalanmış olduğundan sözleşmenin ve tahhhütnamelerin sonuçlarını öngörebilecek durumda olduğundan sözleşmeden ve taahhütnamelerden doğan faturalardan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı vekili 23/07/2026 tarihli dilekçesi ile davadan HMK 123. Maddesi uyarınca vazgeçtiklerini, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili 27/07/2026 tarihli dilekçesi ile davacı taraf ile dava konusuyla ilgili olarak anlaşma sağlandığını, anlaşma gereğince vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını beyan etmiştir. HMK’nin 123. Maddesine göre davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Davayı geri alma anlamında da kullanılan davadan vazgeçme ile davayı geri alan davacı, bununla talep sonucundan, yani hakkın özünden feragat etmemekte, sadece davasını geri almakta ve onu ileride tekrar açabilme hakkını saklı tutmaktadır. HMK'nın 123.Maddesine göre, davacı vekilinin davadan vazgeçtiği (geri aldığı) dikkate alınarak, vazgeçme nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-HMK'nın 123.maddesi hükmüne uygun şekilde, davacının davasını vazgeçme nedeniyle geri aldığı anlaşılmakla DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu harcın peşin olarak alınan 615,40-TL peşin harç, 12.687,90-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 13.303,30-TL harçtan mahsubu ile artan 12.571,30-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca talep olmadığından vekalet ücreti ve yargılama gideri hususunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-HMK nun 333. Maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/335, K. 2026/588, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-335-e-2026-588-k-efaf96395922