İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/186 E. 2026/436 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/186
Karar No
2026/436
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/186 Esas - 2026/436 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/186 Esas KARAR NO : 2026/436

.... DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 05/03/2026 KARAR TARİHİ : 14/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin.... unvanlı şirket ile hukuki ilişki (ortakları) içerisinde olduğunu, söz konusu şirketin, tasfiye işlemleri tamamlandığı gerekçesiyle ticaret sicilinden terkin edildiğini, ancak tasfiye sürecinde şirketin tüm aktif ve pasiflerinin tasfiye edilmediği, tasfiyeye konu edilmesi gereken bazı hak ve borçların bulunduğunun ve özellikle şirketin mal varlıklarının ve bu mal varlıklarının tasfiyesi ve ilgili vergisel ve idari iş ve işlemlerin tasfiye sırasında dikkate alınmadığının, eksik kaldığının anlaşıldığını, şirket tüzel kişiliğinin sona ermiş olmasının ise söz konusu hukuki işlemlerin yürütülmesini imkânsız hale getirdiğini, bu nedenle kalan tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanabilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasının zorunlu hale geldiğini bildirerek .... ... sicil numarasında kayıtlı bulunan .... yeniden ihyasını, tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için tasfiye memuru atanmasını, verilecek kararın ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirketin terkin tarihinde; şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından .... tarafından, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin geçici 7.maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, huzurdaki davanın konusuz kaldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331. maddesi uyarınca davanın açılmasından sonra davacının hukuki yararı veya dava konusu ortadan kalkarsa davanın konusuz kalacağının düzenlenmiş olup somut olayda TTK Geçici 7. maddenin 15. fıkrası uyarınca tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve Hazinenin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağının düzenlendiğini, ihtarın, usulüne uygun yapıldığını, dava konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7. maddesi kapsamında 23/01/2014 tarihinde re’sen terkin edildiğini, .... Müdürlüklerince bildirilen son adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK’nin Geçici 7.Maddesinin 4.fıkrasının a bendi uyarınca 03.10.2013 tarihinde çıkarılan tebligatın, iade olduğunu, ihtarın ayrıca, 07/10/2013 tarih 8420 sayılı .... Gazetesinde ilan edildiğini, dava konusu şirketin Geçici 7.maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, ek tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanmasının gerektiğini, dava konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi olmadığını, müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın usulden reddini ve terkin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğinden esastan reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatteyse şirketin 6102 sayılı TTK’nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesini ve 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasını talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Davanın, ihya davası niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin bildirdiği deliller toplanmış, .... ihyası istenilen şirketin ticaret sicil özeti, terkin işlemlerine ilişkin belgeler getirtilmiştir. Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri ile .... sicil numarasına kayıtlı .... 23.10.2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi gereği ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır. ....olarak güncellendiği bildirilmiş ve tapu kayıt örnekleri gönderilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde; "01/07/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirketin tasfiyesi TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfiye edileceği, ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinde belirtilen tadadi nitelikteki bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır. Ticaret sicil kayıtlarına göre yapılan işlemlerin geçici 7. maddenin 4/a fıkrasındaki usule göre yerine getirilmediği, silinme işlemi nedeniyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderilmediği gibi, davalı ticaret sicil müdürlüğünce ihyası istenilen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilme sebebiyle silinmesinin kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı tarafın ihya davası açmakta hukuki yarararının bulunduğu, kooperatif adına terkinden sonra oluşan tapu kaydının bulunduğu bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda aranmayacağı kanatine varıldığından davanın kabulüne, .... sayılı kararları ) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile .... Maddesi uyarınca tasfiye memuru olarak atanmasına , tasfiye memurları için ücret taktirine yer olmadığına, Karar kesinleştiğinde Ticaret Siciline tesciline ve ilanına, 2-Alınması gerekli 732,00TL harcın dava açılırken peşin yatırıldığı anlaşıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3- Bu yargılama nedeni ile yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Davacılar ve davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına , 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026 ....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/186, K. 2026/436, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-186-e-2026-436-k-de6804d734c1