İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/186 E. 2026/101 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/186
Karar No
2026/101
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/186 Esas KARAR NO : 2026/101

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul 30. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA/TALEP ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil...Şirketi adına tescilli...lakalı aracın 08.01.2023 tarihinde geçirdiği kaza sonrası,... Sigorta A.Ş. tarafından atanan eksperin yanlı raporuyla müvekkile yalnızca 120.000 TL hasar ödemesi yapıldığı, ancak yasal hak doğrultusunda tayin edilen bağımsız eksper ...'in raporuyla araçtaki gerçek hasarın motor zararı dahil 714.479,93 TL olduğunun tespit edildiği, Mardin... Hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyasındaki delil tespiti bilirkişisinin ise mevzuata aykırı şekilde rapor düzenlemekten imtina ettiği beyan edilmektedir; davalı sigorta şirketinin edimini eksik ifa ederek aracın ayıplı ve yan sanayi parçalarla onarılmasına yol açtığı, 31.07.2023 tarihli ... başvurusu ve...numaralı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı belirtilerek, HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL maddi hasar tazminatının avans faiziyle tahsili, 500,00 TL eksper ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınması ve tüm mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi vekili, alacağın belirlenebilir olduğu durumlarda HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını belirterek öncelikle davanın usulden reddini talep etmekte; esasa ilişkin olarak ise kaza sonrasındaki eksper tespiti doğrultusunda davacıya 119.925,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye hasarın sürücü kusurundan kaynaklanması sebebiyle kasko poliçesi teminat kapsamı dışında kaldığını savunmaktadır. Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının aracını haklı bir sebep olmaksızın anlaşmalı servis dışına bırakarak hasarın artmasına neden olduğu, şirketten onay alınmadan yapılan özel masraflar ile fahiş bakiye taleplerinden, ek işçilik ve KDV kalemlerinden müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağı ifade edilmektedir; ayrıca davacının sunduğu tek taraflı eksper raporunun poliçe şartlarını gözetmediği için hükme esas alınamayacağı, teminat dışı olan ve ödeme dekontu sunulmayan eksper ücreti talebinin reddi gerektiği vurgulanarak, gerçek zararın ve poliçe limitlerinin tespiti için hasar tarihi itibarıyla aracın piyasa rayiç değerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi ve neticede haksız davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Irak Ülkesi Adli Makamlarının Soruşturma dosyası ve Türkçe tercümesi, ... Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Kaza ve Araç Fotoğrafları, Davalı Sigorta Şirketinin Hasar dosyası ve Kasko Sigorta Poliçesi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Ekspertiz Raporu, Banka Dekontu, Fatura, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler. Davacı Tanığı ...'in Mardin...Asliye Hukuk Mahkemesi ...Talimat yoluyla alınan beyanında: ''davacı ...LTD şirketinin müşterim olması nedeni ile bilirim, ben ağır vasıta araç motor ustasıyım, iş yerim ... Sanayi Bölgesindedir, davaya konu edilen ... plaka sayılı aracı karışmış olduğu kazadan sonra ben tamir etmiştim, bu araç Kuzey Irakta bir kazaya karışmıştı, aracı yetkili servise çekmişlerdi, motoru sökmeden ve yeterince incelemeden iyi raporu düzenlenmiştir, ancak sonrasında aracı iş yerime getirdiler incelediğimde motorun yağ haznesinin kırık olduğunu bu nedenle yağının boşalmış olduğunu ve yatak sarmış olduğunu tespit ettik, bu arızalarının tamirini biz gerçekleştirdik, o tarihler itibari ile 300.000,00 TL civarında masrafı çıkmıştı, bu ücreti araç sahibi bize ödedi benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir'' şeklinde beyanda bulunmuştur. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava; maddi hasarlı tek taraflı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu ...plakalı ticari nitelikteki araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım zararının; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. maddeleri gereğince düzenlenen Kara Araçları Kasko Sigorta Poliçesi (İMMS) teminatı kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkin olarak HMK'nin 107.maddesi kapsamında açılmış belirsiz alacak davasıdır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken başta dava şartı zorunlu arabuluculuk olmak üzere HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları, taraf sıfatı ve harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine ön inceleme duruşması tamamlanıp tahkikata geçilerek delillerin toplanması, incelenmesi ve değerlendirilmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre kasko poliçesi yönünden sigortaya başvuru/ihbar yapıldığı, arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde (1) Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan husus malın bizatihi kendisi değil, sigorta ettirenin o mal üzerindeki menfaatidir. Özel sigorta türlerini, zarar sigortası ve meblağ sigortası olmak üzere iki ana gruba ayırmak mümkündür. Birinci gruba giren zarar yani mal ve malvarlığı sigortalarında, riziko para ile ölçülmesi mümkün olan menfaatlere ilişkin olduğu halde, diğer grupta insan hayatı gibi konusu para ile değerlendirilemeyen menfaat ilişkileri sigorta teminatı altına alınmaktadır. Bunlardan ilk gruba kısaca “menfaat (zarar) sigortası”, diğerine ise, “meblağ sigortası” denilmektedir. Öte yandan, motorlu kara taşıt araçları kasko sigortası, diğer bir deyişle uygulamada kısaca “kasko sigortası” olarak adlandırılan bu sigorta türü, gerçek anlamda ayrı bir sigorta türü olmayıp, mal/zarar sigortaları türlerinden bir kısmının karma olarak motorlu kara taşıt araçlarında birlikte uygulanmasıdır. Kasko sigortası da niteliği itibariyle, bir sigorta sözleşmesidir. Yukarıda da belirtildiği üzere, kasko sigortası, mal sigortasının bir türü olmakla, bu genel düzenleme dışında Türk Ticaret Kanunu'nda ayrıca ve özel olarak düzenlenmemiştir. Kasko sigortası ile kısaca “trafik sigortası” olarak da anılan “motorlu araçlar zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası”nın birbirine karıştırılamaması gerekir. Kasko sigortası ile sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararlar sigortaca güvence altına alındığı halde ikincisinde, sigorta ettirene ait aracın karıştığı kazayla üçüncü kişilerin uğradığı zararlar sigorta tarafından karşılanmaktadır (Ulaş, I.:Uygulamalı Sigorta Hukuku-Mal ve Sorumluluk Sigortaları-, Ankara 2010, Sahife:539, 551). Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A. Sigortanın Kapsamı A.1. Sigortanın Konusu; Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu oluşan maddi zararların sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nin 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer..(HGK 10.12.1997 gün ve 1997/11-772-1043; HGK 16.12.1998 gün ve 1998/11-872-905; HGK 22.12.2010 gün ve 2010/17-655-688 sayılı ilâmları) Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; davacı şirketin malik/işleteni olduğu ... plaka sayılı (...dorse) ... marka ticari nitelikteki çekicinin 08/01/2023 tarihinde IRAK ülkesinde karıştığı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği Irak ülkesi adli makamları tarafından yürütülen soruşturma dosyasının Türkçe tercümeleri başta olmak üzere dosyada mukim bilcümle delilden kesin olarak anlaşılmıştır. Yine kazaya bağlı olarak kaza ve araç fotoğraflarından ve ekspertiz raporundan da açıkça anlaşıldığı üzere aracın kaza nedeniyle hasar gördüğü sabittir. Öte yandan ... plaka sayılı ticari nitelikteki motorlu kara taşıtının davalı sigorta şirketi nezdinde ...poliçe numaralı 09/12/20242-09/12/2023 başlangıç ve bitiş tarihli olarak genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile davalının teminatı altında olduğu poliçede dava konusu kaza durumunun teminatı olarak rayiç değerin gösterildiği ve yurt dışı teminat klozu bulunduğu ve kazanın meydana geldiği yer ve durum açısından herhangi bir tenzili muafiyet bulunmadığı görülmüştür. Davacı tarafın hasarı süresinde usulüne uygun olarak ihbar ettiği ve kısmi ödeme yapıldığı da buna ilişkin bilgi , belge ve sigorta şirketi kayıtlarından anlaşılmıştır. Öncelikle taraflar arasındaki poliçenin tür ve niteliğine göre uyuşmazlığın çözümünde kazada kusurun bir etkisi bulunmadığı belirtilmelidir. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak taraf vekillerince gösterilen ve sunulan deliller toplanıp değerlendirilmek suretiyle işin esasının incelenmesine geçilmiş ve tahkikat işlemi olarak HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden dosya üzerinden kazalı aracın hasarına ve onarım giderine ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya Mahkememizce İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ...tarafından düzenlenen 12/07/2024 tarihli raporda özetle ; A-) Meydana gelen kaza da dosya içeriğinde bulunan ... SİGORTA ekspertiz tarafından sunulmuş 12.06.2023 tarihli ... plakalı araca ait hasar bilgilerinin, araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. B-)... plakalı, ... marka, ...çekici tipi, 2012 model araca ait TOPLAM HASAR BEDEL TUTARI (parça+ işçilik) “536.491,47 TL + 60.000,00 TL = 596.491,47 TL + KDV(%18)= 703.859,93 TL baliğ olduğu, bu tutarın 08.01.2023 kaza tarihi itibari ile serbest piyasa koşullarına ve dosya kapsamına uygun olması ile Kadr-i Maruf değer taşıdığı değerlendirilmiştir. C-) Davacı tarafça araç üzerinde... SİGORTA Ekspertiz Hizmetlerine inceleme yaptırılmış ve ekspertiz ücreti 500-TL, ödeme ücret faturası düzenlenmiştir. Ekspertiz ücreti yargılama giderleri kapsamında olup, davalı sigorta şirketinin yargılama gideri kapsamında ekspertiz ücretinden sorumluluğunun olabileceği değerlendirmesi yapılmıştır D-) Bu bilgiler dâhilinde ... plakalı,...marka, ... çekici tipi, 2012 model araçta oluşan hasar bedeli ve ekspertiz ücretleri için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle: HASAR BEDEL TUTARI (parça+ işçilik) = 703.859,93 TL Dosya içeriğinde yapılan incelemelerde davalı sigortacı tarafından dava konusu hasara ilişkin 30.05.2023 tarihinde 119.925,00 TL banka ödeme dekontunun mevcut olduğu BAKİYE HASAR TUTARI: 703.859,93 TL – 119.925,00 TL = 583.934,93 TL olarak hesap edildiği yönünde tespit, hesap ve görüşler bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; taraf vekillerince rapora karşı bir itiraz öne sürülmemiştir. Mahkememizce bu duruma göre yapılan değerlendirmede mezkur bilirkişi raporunun gerekçeli, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, kaza olayına ilişkin delillere ve kazalı araç fotoğraflarına ve özellikle dosyada bulunan delil niteliğindeki ekspertiz raporlarıyla yapılan kıyasa göre belirlenen hasar onarım miktarının günün piyasa rayiçlerine uygun, makul ve yerinde olduğu gibi KDV'nin de zarara dahil olduğu anlaşılmıştır. (HMK,198, 266, 281,282,) Ayrıca her ne kadar tanık tarafından aracın onarılması için bilirkişi tarafından belirlenen miktardan daha düşük bir miktar beyan edilse de, asıl olanın gerçek zararın tespiti olması, tanık tamircinin piyasa koşulları, iş durum ve yoğunluğu, pazarlık, kullanılan parçaların kalitesi, işçilik iskontosu gibi birden çok faktöre bağlı olarak onarımı daya uygun bir bedele yapmış olabileceği değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından işbu rapor sonrası dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından verilen süreye göre talep arttırılmış ve harç tamamlanmıştır. Böylece somut olayda kaza, kazanın oluş şekli ve toplam zarara ilişkin olarak düzenlenen ve benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde belirlenen gerçek zararın ve kaza hadisesinin, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme de düşünüldüğünde her halde poliçe teminatı kapsamında kaldığı gibi davacı tarafından hasarın da doğru şekilde ihbar edildiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davacının davasını / gerçek zararını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri geregince esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle vaki talep arttırım işlemi, 6102 sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince ihbardan itibaren kırk beş gün sonra oluşan temerrüt tarihi, TTK'nin 3, 16/1 ve 19/1 maddeleri gereğince tarafların tacir oluşu, davaya konu tazminatın tacirler arası sigorta sözleşmesinden kaynaklanması ve taraflar yönünden ticari iş niteliğinde olmasına göre davacı şirketin tacirin ticari işlerde temerrüt faizi oranını düzenleyen 3095 sayılı Kanun'un 2/2. madde hükmü uyarınca avans oranında faiz isteme hakkına haiz olduğu da gözetilmek suretiyle talep gibi davanın tam kabulü ile 583.934,93 TL tazminatın temerrüt tarihi olarak belirlenen 27/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 84, TTK, 3,16/1, 19/1, 18/2,1401 vd.1409, vd. 1427/2, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları , HMK, 25, 26,27, 29, 30,31,33, 187/1, 190, 198, 266 vd, 281, 282,320,321,322) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde (323 (1)-ç bendi gereğince faturaya göre ekspertiz ücreti dahil) sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddeleri gereğince davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kabulü ile 583.934,93 TL tazminatın temerrüt tarihi olarak belirlenen 27/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 39.888,59 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 269,85 TL peşin harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 9.971,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 29.647,74 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı 269,85 TL peşin harç, 9.971,00 TL tamamlama harcı, 4.368,00 TL posta masrafı ve 3.750,00 TL bilirkişi ücreti ve 500,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 19.128,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 93.429,59 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

24/09/2026

Kâtip ¸e-imzalıdır

Hâkim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/186, K. 2026/101, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-186-e-2026-101-k-51b67e601827