İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/305 E. 2026/599 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/305
Karar No
2026/599
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/305 Esas KARAR NO : 2026/599 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2026 KARAR TARİHİ : 23/06/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; 17.09.2025 tarihinde davalı --------- Bürosu nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı --------- plakalı aracın, müvekkiline ait -------- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda --------- plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, hasar ekspertiz raporu ile müvekkilin aracında 429.799,38-TL tutarında hasar onarım zararı oluştuğunun belirlendiğini, bağımsız eksper tarafından hazırlanan raporda ise araçta 506.500,00-TL değer kaybı zararı oluştuğunun tespit edildiğini, ancak aracın markası, yaşı, modeli ve hasar durumu dikkate alındığında gerçek değer kaybının daha yüksek olduğunu düşündüklerini, davalı sigorta şirketinin Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca söz konusu zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, dava öncesinde zorunlu arabuluculuk sürecinin işletildiğini ve-------- Arabuluculuk Bürosu ----------- numaralı arabuluculuk dosyasında 27/02/2026 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin imkansız olması nedeniyle HMK 107/1 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek değer kaybı bedelinden şimdilik 100,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.09.2025 tarihinde ---------- plakalı araç ile --------- yabancı plakalı araç arasında meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafından talep edilen değer kaybı tazminatının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil büronun yabancı plakalı araçların --------- kazalarında yeşil kart sigortası kapsamında yabancı sigorta şirketi adına hareket ettiğini, dava konusu araca ilişkin maddi hasar ve değer kaybı tazminatının zaten ödendiğini, 06.03.2026 tarihli eksper raporu ile tespit edilen 77.000,00-TL değer kaybı bedelinin 27.03.2026 tarihinde davacı vekili --------- Hesabına Ödenmiştir'ya ödendiğini, bakiye tutar bulunmadığını, değer kaybı hesaplanırken aracın modeli, yaşı, kullanım şekli, onarımın yetkili serviste yapılıp yapılmadığı ve parçaların orijinalliği gibi kriterlerin dikkate alınması gerektiğini, mini onarım ile giderilebilen basit hasarların değer kaybı kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini, aracın daha önce hasar görüp görmediğinin ve parçaların orijinalliğini yitirip yitirmediğinin araştırılması gerektiğini, hasarsızlığı ispat yükünün davacıya ait olduğunu, kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin araç başına 300.000-TL ve kaza başına 600.000-TL olduğunu, 429.799,38 TL tutarındaki maddi hasarın 30.01.2026 tarihinde -------- Ş. hesabına ödendiğini, müvekkil kurumun sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, kaza tespit tutanağının maddi gerçeği yansıtmadığını, kusur oranının tespiti için dosyanın --------- Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, müvekkil kurumun temerrüde düşmediğini, bu nedenle faiz taleplerinin reddi gerektiğini, aracın hususi nitelikte olması sebebiyle uygulanacak faizin avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın esastan reddini, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini, faiz türünün yasal faiz olarak belirlenmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Kaza tespit tutanağı, poliçe ve hasar dosyası ve tüm dosya kapsamı.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı tazminatına ilişkindir.Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ZMSS teminatı kapsamındadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Güvence Hesabı Yönetmeliği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait yabancı plakalı aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.Somut olayda; her ne kadar davacı yanca değer kaybı tazminatının tahsil için dava açılmış ise de kazanın meydana geldiği 2025 yılında ZMSS limitinin 300.000 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin davacıya 77.000,00 TL ve kasko sigortacısına 429.7499,38 TL ödeme yaptığı görülmekle davalının limitinin tükenmiş olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davacı yanın limit hakkında bilgi verilmediği, davanını açılmasında kusurunun bulunmadığı, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından davalı tarafa bırakılması talep edilmiş ise de davacının taleplerinin yerinde olmadığı, davalıya yapılan başvuru üzerine yapılan ödeme sonrasında dava açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği kanaatinin oluşmadığı, davanın reddine karar verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilerek, yapılan yargılama giderini davacı üzerinde bırakılmıştır.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5- 6.000,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/305, K. 2026/599, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-305-e-2026-599-k-3b9322bca25d