Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3806 E. 2026/1329 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3806
Karar No
2026/1329
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/497 E., 2025/1242 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/30 E., 2024/867 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, asıl ve birleşen davada davacılar vekili ile davalılar ..., ... Hizmetleri A. Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1- Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin yakını olan ...'un davalılardan ...’ın yaptığı ameliyat nedeniyle hayatını kaybettiğini, dava konusu ölüm ile ilgili olarak ameliyatı gerçekleştiren davalı doktorun doğrudan sorumlu olduğunu, aynı zamanda davalı hastane ve personelinin de sorumlu olduğunu beyan ederek, ...'un ölümü nedeniyle, HMK'nın 107/2. maddesi gereğince ileride arttırmak, faiz ve diğer haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davacılardan müteveffa ...'un eşi ... lehine 20.000,00 TL ve müteveffanın oğlu ... lehine 100.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 30.000,00 TL tedavi gideri tazminatı, 6.000,00 TL cenaze gideri tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı ... için 500.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 500.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 400.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 400.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 300.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 200.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 200.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 2.500.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2- Birleşen davada davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ...'ın kızları olan ... 02.01.2017 tarihinde davalıların kusur ve ihmalleri sonucu hayatını kaybettiğini, ölen kızlarının desteğinden yoksun kalmaları sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... lehine 865.669,05 TL, davacı ... lehine 593.194,77 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren isleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müstereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili hekimin operasyon gerçekleştikten sonra hastanın bakım ve kontrollerini bizzat yerine getirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hastaya bakım ve organizasyon hizmetini sağlamanın hastanenin yükümlülüğünde olduğunu, müteveffanın hayatını kaybetmesi ile müvekkili hekimin eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, ...'un kat hekimi ve kat hemşiresinin ihmali davranışları neticesinde hayatını kaybettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Asıl davada davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili hastane tarafından yasal mevzuat çerçevesinde özen ve yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirildiğini, müvekkili hastaneye yüklenecek herhangi bir kusur veya sorumluluğun bulunmadığını, müvekkili hastane personeli olan kat görevlisinin ve aynı zamanda diğer davalılar hemşire ... ve hekim Dr. ...'in üzerlerine düşen görevleri özenle ve gereği gibi ifa ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı doktor ...'ın müteveffa ile eser sözleşmesini ameliyat öncesi ve hastane dışında yaptığını, bu sebeple de ameliyatı gerçekleştirmesi hasebiyle tamamen sorumlu olduğunu, müvekkili kat sorumlusu olan doktora kusur atfının mümkün olmadığını, davacıların aylık gelirlerine ilişkin çeşitli beyanlarda bulunmuş iseler de iddialarını destekler somut ve maddi deliller sunmadıklarını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş ve haksız zenginleşmeye mahal verecek nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ve ATK 3. Üst Kurulu'nun 19.07.2018 tarihli ve 22.02.2022 tarihli raporları uyarınca davalı hekim ...in ameliyat sonrası kanama miktarını belirlemek ve zamanında tedavisini yapmak amacıyla hemogram (hemoglobin ve hematokrit) takibi yaptırmamış olması nedeniyle uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı ve kusurlu olduğu, ilgili hekimin davalı hastanenin visitor hekimi olduğu, davalı hastanenin kendi bünyesinde bu nitelikte bir ameliyat gerçekleştiren hekimin ilgili ameliyat sonrası yakın takip yapılması gereken bir hasta için klinikte takibini yapan kat hekimi ve kat hemşiresi ile operasyonu gerçekleştiren hekim arasında iletişimi sağlamakla görevli olduğu, ancak dava konusu olayda bu iletişimin sağlanamadığı dikkate alındığında; sağlık hizmetini sağlık personeli aracılığıyla yürüten davalı ....’nin (.... Hospital ... Hastanesi) organizasyon hatası bulunduğu anlaşıldığından davalılar ... ve ... Hizmetleri A.Ş.’nin davacıların uğramış oldukları maddi ve manevi zararlardan sorumlu oldukları, alınan ATK 3. Üst Kurulu raporu uyarınca davalı ...'e atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden asıl ve birleşen davanın reddine, diğer davalılar ... ve ... Hizmetleri A.Ş. yönünden ise asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili, asıl ve birleşen davada davalılar ..., ... Hizmetleri A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...’in diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğunu, davalının hastadaki hayati değişimleri fark edemediğini, ameliyata yapan doktora haber vermediğini, İl Sağlık Müdürlüğünce alınan 05.04.2017 tarihli inceleme raporunda ...’in sorumlu olduğunun belirlendiğini, yine mahkemece alınan 23.12.2020 tarihli ... Tıp İhtisas Raporunda da davalı ...’e kusur izafe edildiğini, ... Tabip Odası tarafından 14.07.2020 tarihinde davalı hakkında meslekten alıkoyma cezası verildiğini, bu nedenle davalı ...’in maddi ve manevi tazminatlardan sorumlu olması gerektiğini, manevi tazminatların düşük belirlendiğini beyan etmektedir.

Asıl ve birleşen davada davalı ... temyiz dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan adli tıp raporunun hatalı olduğunu, adli tıp raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, diğer davalı ...’in zamanında bilgilendirme yapmadığını, operasyonun başarılı geçtiğini, ancak hastane ve hastane çalışanlarının gerekli özen ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle müteveffanın hayatını kaybetmesi ile müvekkili hekimin eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, hastanın kat hemşiresi ve kat hekiminin eylemleri neticesinde hastanın hayatını kaybettiğini, tavzih yoluyla taraflara yüklenen borçların genişletilemeyeceğini, ancak mahkeme tarafından tavzih yoluyla müvekkilinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun belirlendiğini, ceza davasının bekletici mesele yapılmadığını, tazminatın yüksek belirlendiğini beyan etmektedir.

Asıl ve birleşen davada davalı .... temyiz dilekçesinde; ölüm olayının gerçekleşmesinde hastanenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, tüm tedavi, tanı ve tetkik işlemlerinin usulüne uygun yerine getirildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kusur oranına göre sorumluluğun belirlenmesi gerektiğini, belirlenen tazminat miktarının yüksek olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada, eser sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemi; birleşen davada maddi tazminat istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Davacılar (tüketici) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalılar ... ile ... Hizmetleri A.Ş.'ye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3806, K. 2026/1329, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3806-e-2026-1329-k-9b208b305566