İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/174 E. 2026/477 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/174
Karar No
2026/477
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/174 Esas KARAR NO : 2026/477 DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 20/02/2026 KARAR TARİHİ : 03/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı dava dilekçesinde özetle; --------- Şirketinin ortağı ve yetkilisi olarak şirketin tasfiyesinde tasfiye memuru olarak görev yaptım. Şirketin tasfiyesi sona ermiş olup tasfiye işlemleri tescil ve ilan edildiğini, Şirket evraklarını tasnif ettiğim sırada kapatmış olduğu şirketin ---------- Bankası nezdinde mevduatta ve benzeri ürünlerde nakdi varlığının bulunduğuna dair belgeler bulduğunu, ilgili banka şubesi ile görüştüğünde şirketin bankada parasının bulunduğunu teyit etmekle birlikte şirketin tasfiye edilmiş olması nedeniyle mahkemeden ek tasfiye kararı getirmesinin talep edildiğini ileri sürerek, --------- Şirketi hakkında TTK 547 uyarınca ek tasfiye kararı verilmesini ve tarafımın tasfiye işlemleri sonuçlanıncaya kadar tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, dava dışı ---------- Şirketi hakkında TTK 547 uyarınca ek tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması talebine ilişkindir.Dava dışı şirketin Ticaret sicil kayıtları celp edilmiştir.----------- Bankası'ndan dava dışı şirkete ait hesap hareketleri celp edilmiştir.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Bunların dışında davayı tasfiye memuru açmışsa sadece Ticaret sicil müdürlüğünün davada davalı olarak gösterilmesi gerekmekte olup davanın hasımsız olarak açılması mümkün değildir.Somut olayda, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre son tasfiye memuru tarafından ihya talep edildiği görülmekte olup yukarıda açıklandığı üzere bu davada Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün taraf olarak gösterilmesi gerekli ve zorunludur. Tüm dosya kapsamından; davanın niteliği gereği hasımsız açılabilecek bir dava olmadığından, davanın bu davada yasal zorunlu hasım olan Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı açılması gerekmesine rağmen hasımsız açıldığından davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeni ile usûlden reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeni ile USÛLDEN REDDİNE 2-Yeterinde karar ve ilam harcı alınmış olmakla bu aşamada yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı asilin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/174, K. 2026/477, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-174-e-2026-477-k-19c80776c2c1