İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1731 E. 2026/857 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1731
- Karar No
- 2026/857
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1731 Esas KARAR NO : 2026/857
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 17/09/2026 KARAR TARİHİ : 16/10/2026
DAVA Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Ticaret Ltd. Şti ile olan ticareti nedeniyle ... A.Ş'nin 26/09/2026 vade tarihli ... çek seri numaralı ve 3.400.000,00 TL bedelli çeki verdiğini, vade tarihi yaklaşan çeki müvekkili şirket kasasından tahsil için almak istediğini ancak çekin tutulduğu kasada bulunmadığını, çekin akıbeti hakkında araştırma yapılsa da hangi tarihte ne şekilde kaybolduğunun bilinemediğini, ancak sonuç itibariyle dava konusu çek müvekkilinin zilyetliğinden rızası dışında çıkmış olduğundan zayi konumuna geldiğini, zayi olan çekin 3. Kişilerin eline geçmesi, cirolanarak piyasaya dağıtılması vb. Durumlarda hali hazırda mağdur olan müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamaması için ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasını talep ve dava etmiştir. Her ne kadar duruşma günü 28/01/2027 tarihine bırakılmış ise de , davacı vekilinin feragat dilekçesi vermesi ve davanın da hasımsız olduğu dikkate alınarak 14/10/2026 tarihinde celse açılmış, davacının vekilinin 08/05/2025 tarihli dilekçesi ile, mahkememizde açmış oldukları çek iptali davasında dava konusu çekin müvekkili tarafından bulunması sebebiyle feragat ettiklerini, feragatleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiklerinin bildirildiği görülmüştür. Kartal 36. Noterliğinin 04/07/2025 tarihli 12881 yevmiye numaralı vekaletnamesi incelendiğinde, davacı vekilinin davadan feragata yetkisinin bulunduğu görüldü. Mahkememizin 21/09/2026 tarihli ara kararı gereğince dava konusu çekler üzerine ihtiyati tedbir kararı verildiği, davacı vekili tarafından 23/09/2026 tarihinde teminatın yatırılması nedeniyle ihtiyati tedbirin uygulanması için ilgili bankaya ödeme yasağına ilişkin müzekkere yazıldığı tespit edildi.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, kıymetli evraklardan olan çekin iptali istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. ... İstanbul Şubesine ait, keşidecisi ... TİCARET LTD. ŞTİ. , lehtarı davacı ... olan, 26.09.2026 tarihli, ... çek seri numaralı 3.400.000,00-TL bedelli çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesi istemiyle işbu davanın 17/09/2026 tarihinde açıldığı, davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 12/10/2026 tarihli dilekçesinde müvekkilinin davaya konu çeki bulunduğunu işbu sebeple davadan feragat ettiklerini beyan etmiş olduğu, vekaletnamesi incelendiğinde feragat yetkisinin olduğu görüldü. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. " şeklindeki düzenlemesi ile 6100 Sayılı HMK'nın Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312. Maddesinin "(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir." şeklindeki düzenlemeleri bir bütün olarak olarak değerlendirilmek suretiyle davacının davasından feragat etmiş olduğunu beyan etmiş olması sebebiyle işbu beyan ile bağlı kalınarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine, 2-Mahkememizin 21/09/2026 tarihli ara kararınca dava konusu çek hakkında konulan ödeme yasağının derhal kaldırılmasına, bankaya bu doğrultuda müzekkere yazılmasına, -HMK m.392/2 hükmü uyarınca ihtiyati tedbir kararı bu karar ile birlikte kaldırıldığından karar tarihinden itibaren 1 aylık süre dolduktan sonra talep halinde teminatın davacıya iadesine, 3-Harçlar Kanunu m.22 hükmü uyarınca 1/3 oranında alınması gereken 244,00-TL karar ilam harcının, dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 732,00-TL'den mahsubu ile bakiye artan 488,00-TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine 4-Yargılama giderlerinin davanın mahiyeti itibariyle davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/10/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır