İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1664 E. 2026/570 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1664
Karar No
2026/570
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1664 Esas KARAR NO : 2026/570

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2026 KARAR TARİHİ : 07/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; ... seri numaralı 15/06/2026 keşide tarihli 333.650,00 TL bedelli çekteki imzanını müvekkile ait olmaması ve davacı müvekkil ile davalı arasında hiçbir hukuki veya ticari ilişkin bulunmaması ile müvekkilin bu süreçte çeklerinin ortakları tarafından ele geçirilmiş olması nedeniyle söz konusu çekteki imzanın müvekkile ait olmadığını, müvekkil aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2026/... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, müvekkil ve diğer borçlu olan ... adına başlatılmış olan icra takibinde tebligatın mahalle muhtarına çıkartılmış olması sebebiyle söz konusu icra takibi ve ceza mahkemelerinden haberi olmadığını, müvekkile ait imza örnekleri ile çekteki imza örnekleri karşılaştırıldığında birbirleri ile hiçbir alakasının olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte dosyada asıl alacak miktarı olan 333.650,00 TL olmasına rağmen davalı şirket çek tazminatı alacağına ilişkin talebi 35.000,00 TL olarak talep etmiş olmasının söz konusu talebin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile teminatsız olarak ....İcra Müdürlüğü'nün 2026/... esas sayılı icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı müvekkilin ....İcra Müdürlüğü'nün 2026/... esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen çekten imzası kendisine ait olmadığından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; davacının dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi mahkemelerin görevinin ancak yasa ile belirlenebileceğini ve göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğunu açıkça ifade etmiştir. Kesin yetki halleri de bu çerçevede değerlendirilir. Bu yasal düzenlemeye paralel olarak görev ve kesin yetki halleri dava şartları arasında sayılmıştır .(HMK m.114/1-c ve ç) 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun "Hukuk mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre; "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır." Görüldüğü üzere, bu fıkra hükmünde de, açıkça, bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki "iş dağılımı"ndan bahsedilmiş; iş dağılımını belirleme yetkisi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna verilmiş ve dairelerin, belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır. Somut olayda; dava konusu çek faktoring işlemlerine konu edildiğinden ve olaya ilişkin faktoring mevzuatı çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğinden, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı uyarınca 15/12/2021(tarihi dahil) tarihinden itibaren, asliye ticaret mahkemeleri arasındaki iş dağılımına göre İstanbul 6.7.8.9. Asliye Ticaret Mahkemelerinin ihtisas mahkemesi olarak iş bu dosyaya bakmaya görevli olduklarından, dosyanın ilgili mahkemelerden birine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ve iş bölümü nedeniyle verilen karar gönderme kararı olup HMK'nın 341. maddesinde belirtilen istinafa tabi nihai karar niteliğinde olmadığından kesin olmak üzere aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememiz esasının kapatılarak dosyanın İstanbul 6,7,8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna iadesine, 2- Kararın tebliğine yer olmadığına, 3-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, 4-Harç ve yargılama giderlerine ilişkin bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.07/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1664, K. 2026/570, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1664-e-2026-570-k-1dc42f93183d