İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/703 E. 2026/336 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/703
Karar No
2026/336
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/703 Esas KARAR NO : 2026/336

.... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2025 KARAR TARİHİ : 28/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu ve davalı firmanın aradaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili firmadan ürün talebinde bulunduğunu, müvekkili firmanın da ekte yer alan faturalarda belirtilmiş olan ürünleri ve faturaları davalı tarafa eksiksiz teslim ettiğini, davalı tarafça faturalar ve faturalara konu ürünlerin eksiksiz şekilde teslim alınarak itirazsız kabul edildiğini ve davalı tarafça faturalara yasal sürede itiraz edilmediğini, taraflar arasında bu hususta defalarca kez mutabakatlaşıldığını ve müvekkilinin alacağının da davalı tarafça açıkça kabul edildiğini, müvekkilinin davalı taraftan aradaki ticari ilişki, cari hesap ekstresi ve buna konu faturalar dolayısıyla alacaklı olduğunu, taraf ticari defterleri ile Ba-Bs formları üzerinde yapılacak inceleme ile bu durumun açıkça anlaşılacağını, davalı tarafça her ne kadar müvekkilinin cari hesap alacağına istinaden bir kısım ödeme yapılmış ise de bakiye 32.850,27 TL alacağına ilişkin olarak hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, dolayısıyla aradaki ticari ilişki sebebiyle cari hesap ekstresine göre davalı tarafın müvekkiline 32.850,27 TL borcunun bulunduğunu, davalı tarafça ürünler ve faturaların eksiksiz olarak kabul edilmiş olmasına rağmen bakiye borcun ödenmediğini, müvekkilinin haklı alacağına yönelik başlatılmış olunan .... Esas sayılı icra takibine ilişkin ise davalının dayanaksız ve gerekçesiz olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, ardından zorunlu arabuluculuk kapsamında taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk sürecinde de anlaşılamadığını, bu nedenle dava açma zaruretinin hasıl olduğunu ileri sürerek, davalının ....Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazının iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacının uzun süredir birlikte çalıştıklarını, müvekkili şirketin davacıya tüm ödemelerini yerine getirdiğini, fakat davacı tarafın işbu davayı konu takip dayanağı faturalardaki ürün ve ürün fiyatlarını oldukça yüksek, adeta fahiş fiyat belirleyerek tahsil etme çabası içerisine girdiğini, müvekkili şirket yetkililerinin davalı şirket yetkilileri ile defalarca kez bu hususu konuşmuşsa da olumlu bir sonuç alamadığını, davacının, müvekkili ile uzun süreli iyi bir ticari ilişkilerini kullanmak suretiyle yüksek bedelde ticari örf ve adete uygun olmayan eylemlerde bulunduğunu, müvekkili şirket tüm iyi niyeti ile durumu düzeltmek istemişse de davacı tarafın bu konuda olumlu bir yaklaşım sergilemediğini, ürünlerin satış tarihindeki piyasa fiyatları incelendiğinde durumun açıkça ortaya çıkacağını, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı bir talepte bulunduğunu, ürünlerin fiyatlarını müvekkilinin kabul etmediğini, davacı şirket yetkililerine bildirdiğini, dolayısıyla davacı tarafın usul ve yasaya aykırı taleplerinin tümden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili aleyhine bir hüküm verilse bile icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, taraflar arasında bedel yönünden bir mutabakat olmadığını, diğer bir anlatımla bedel belirli veyahut belirlenebilir değil teknik uzmanlık (bilirkişi incelemesi) gerektirdiğini, dolayısıyla davacının iddia etmiş olduğu gibi alacağın likit olmadığını savunarak, davacı tarafından açılan işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile davacı işbu davayı ikame etmekte kötü niyetli olduğundan, talep edilen meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağından bakiye 32.850,27 TL alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler .... tarafından düzenlenen 01.04.2026 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulmuş ise de sunulan raporun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya medar olduğu takdir olunmuş ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapora ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu .... sayılı takip dosyası ile davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 32.850,27 TL cari hesap alacağı üzerinden 27.03.2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine karşı davalı borçlu şirket vekili tarafından sunulan 04.04.2025 tarihli dilekçe ile itirazda bulunulduğu, yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğu, itiraz sonucu duran icra takibinin devamı amacıyla taraflar arasında yapılan Arabuluculuk görüşmelerinin "Anlaşamama" ile sonuçlanması üzerine açılan işbu davada, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle; "Taraflar arasında mal alım/satımı olduğunun anlaşıldığı, ancak cari hesap mutabakatına ilişkin bir yazışmanın yer almadığı, davacının kayıtlarını e-defter olarak tuttuğu, defter beratlarını yasal süresinde aldığının görüldüğü, davacının defter kayıtlarına göre davacının, davalıdan 32.850,27 TL alacaklı olduğu, davalının kayıtlarını e-defter olarak tuttuğu, defter beratlarını yasal süresinde aldığının görüldüğü, davalının defter kayıtlarına göre davacının, davalıdan 32.850,27 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davaya konu faturaların davacı ve davalı defter kayıtlarında yer aldığı, davalı cevabında faturalara konu malzeme bedellerinin fahiş olduğunu ileri sürmüş ise de telefon yazışmalarında fiyatları kabul ettiği gibi, davacı faturalarını iade etmediği yahut faturalara itiraz etmediği, davacı ve davalı Vergi Dairelerinden gelen 2025 yılı karşılaştırmalı alış-satış analizinin uyumlu olduğu, davalının Türk Ticaret Kanunu’na göre yasal süresinde noter kanalı ya da e arşiv fatura sistemi üzerinden vb. yöntemler ile anılan faturalara ile itiraz etmediği, davacı ve davalı defter kayıtlarına göre; davacının, davalıdan 32.850,27 TL alacaklı olduğu, davacının alacak talebi ile uyumlu olduğu, davacı ile davalı arasında yazılı bir sözleşme olmadığı anlaşılmakla birlikte, davalı tarafın cevabında akdi ilişkiyi kabul etmiş olması, borca itirazında akdi ilişinin varlığına delalet eden açıklaması ve davacı faturalarının içeriği itibariyle taraflar arasında malzeme satımından kaynaklı sözleşme ilişkisinin mevcut olduğu, davacı lehine delil teşkil edebilecek nitelikteki ticari kayıtları ve davacının davalıya hitaben düzenlediği takibe konu edilen faturalara konu tutarın bakiyesi itibariyle davacının talep edebileceği tutarın 32.850,27 TL olduğu, buna göre, davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak 32.850,27 TL olup, davacı ve davalının defter beratlarını yasal süresinde aldığı, bu sebeple kendi lehlerine delil teşkil edeceği, davacı tarafından davalıya düzenlenen davaya konu faturaların, davacının ve davalının defter kayıtlarında yer aldığı, davalının Türk Ticaret Kanunu’na göre yasal süresinde noter kanalı ya da e arşiv fatura sistemi üzerinden vb. yöntemler ile anılan faturalara ile itiraz etmediği, davacı ve davalı defter kayıtlarının uyumlu ve aynı olduğu, her iki taraf defter kayıtlarına göre de davacının, davalıdan 32.850,27 TL alacaklı olduğu, davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacağın 32.850,27 TL olduğu" hususlarının açıkça ve kayıtlara dayalı olarak tespit edilmiş olması ile davalının faturalara konu malzeme bedellerinin fiyatlarını telefon yazışmalarında kabul etmesi ve düzenlenen faturaları iade etmediği veya itiraz da etmediği tespit edilmekle, davalının bu yöndeki savunmalarının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki malzeme satımından kaynaklanan ticari ilişkiden dolayı davacının takibe konu tutar kadar davalıdan alacaklı olup, davalının takibe yaptığı itirazların ve davaya verdiği cevap dilekçesindeki savunmaları ile bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının haklı olmadığı sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davalının .... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 32.850,27-TL Asıl Alacak miktarı üzerinden ve takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Takip konusu alacak, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden doğduğundan likit bir alacak niteliğinde olmakla, davacının icra inkâr tazminatına ilişkin feri nitelikteki isteminin de kabulü ile hüküm altına alınan asıl alacak tutarı olan 32.850,27-TL'nin %20'si olan 6.570,05-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3-Hüküm altına alınan 32.850,27-TL üzerinden hesaplanan 2.244,00-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu sonucu kalan 1.628,60-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30‬‬‬-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 14.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 285,00-TL ve 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 14.310,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca dava değeri göz önüne alınarak belirlenen 32.850,27-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/04/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/703, K. 2026/336, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-703-e-2026-336-k-a0a4e9f1844f