İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/16 E. 2026/578 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/16
- Karar No
- 2026/578
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/16 Esas KARAR NO : 2026/578
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/01/2026 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ... Ltd. Şti. ile şirket yetkilileri ...ve ...'nun kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste 13.05.2025 tarihinde yapılan kontrolde, daha önce kesilmiş olan elektrik enerjisinin mühür sökülmek suretiyle kaçak olarak kullanıldığının tespit edildiğini, bu durumun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-ç maddesi uyarınca kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olduğunu, söz konusu kaçak kullanım nedeniyle H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiğini, bu tutanağa istinaden ... numaralı fatura ile 10058.22 kWh enerji tüketimi karşılığında 34.139,60-TL kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, bu bedele gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si eklenerek toplam 37.888,12-TL alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların borca haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil teşkil ettiğini, tüzel kişi yöneticilerinin de Türk Medeni Kanunu'nun 50. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olduklarını, alacağın likit olması nedeniyle davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalılar ...ve ... yönünden pasif husumet yokluğu bulunduğunu, davacı ile sözleşme ilişkisinin ... San. Tic. Ltd. Şti. ile kurulduğunu, davalı ...'nun 09.09.2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanı ile yetkili sıfatının sona erdiğini, kaçak kullanım tespit tutanağının tek taraflı düzenlendiğini ve davalılara tebliğ edilmediğini, tutanakta davalı imzası bulunmadığını, EPTHY 43. maddesine aykırı şekilde usulsüz tutulduğunu, davacının enerji kesme ihbarı bırakmadan ve 15 günlük süre tanımadan işlem tesis ettiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca bu durumun delil niteliği taşımadığını, müvekkillerin söz konusu taşınmazı 02/05/2025 tarihinde boşalttığını, bu tarihten sonra kullanımın söz konusu olmadığını, kaçak kullanım iddiasını, miktarını ve süresini kabul etmediklerini, kaçak kullanım bedelinin likit ve muayyen bir alacak olmadığını savunarak, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, kaçak elektrik tespit tutanağı, kaçak elektrik tahakkuk dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava; kaçak elektrik kullanmaktan kaynaklanan kaçak tahakkuk bedeli, gecikme cezası ve gecikme cezasının KDV'sinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların kullanımında olan tesisatta kurum tarafından yapılan kontrollerde kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, davalı tarafın kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takiplerine borçlu davalıların haksız itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluğun sözleşmenin tarafı olan davalı şirkette olduğunu, davalı ...'nun yönetici ya da yetkili sıfatının bulunmadığını, kaçak kullanım tespit tutanağının usulsüz olduğunu, davalıların taşınmazı 02/05/2025 tarihinden sonra boşalttığını, taşınmazı kullanmadığını belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 34.139,60 TL asıl alacak, 3.123,77 TL işlemiş faiz ve 624,75 TL KDV olmak üzere toplam 37.888,12 TL borcun ödenmesi amacıyla 26/08/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlu ... San Tic Ltd Şti'ye çıkartılan ödeme emrinin 31/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ...'ya çıkartılan ödeme emrinin 29/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ...'a çıkartılan ödeme emrinin 03/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 28/08/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 19/11/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Elektrik Yüksek Mühendisi Bilirkişi ... tarafından 22/04/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davalıların, borçtan dolayı 02.04.2025 tarihli Elektrik Kesme ve Mühürleme Belgesiyle kesilerek mühürlenen elektriği borcunu ödemeden açarak elektrik enerjisi kullandığı davacı ... A.Ş. elemanlarınca 13.05.2025 tarih ve H/... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Madde; (1) fıkra ç) bendine göre; “Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiğinden dava konusu olay kaçak elektrik enerjisi tüketimidir. Davalıların, daha önce de kaçak elektrik enerjisi kulllandıkları14.04.2025 tarih ve H/.... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edildiğinden dava konusu olay mükerrer kaçak elektrik tüketimidir. Davalıların, 14.04.2025-13.05.2025 arasında 29 gün elektrik enerjisi kullandıkları saptanmıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Madde-44 (4) bendi; “42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır” maddesine göre hesaplama yapılacaktır. Davalı şirketin, 14.04.2025-13.05.2025 arasında tükettiği elektrik enerjisini ... seri numaralı kayıtlı sayaç 107551-105408=2143 kWh olarak kaydetmiştir. Bu nedenle davalıların kullandığı 2143 kWh tüketimin bedeli kaçak tarifesinden hesaplanacaktır. Kaçak kullanım döneminde; kademeli tarife uygulandığından hesaplanan 2143 kWh tüketimin 29günx30kWh=870 kWh düşük fiyattan, bakiye 1273 kWh tüketim de yüksek fiyattan hesaplanacaktır. Hesaplanan tüketimin bedeli, mükerrer kaçak elektrik tüketimi olduğundan dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespiti yapıldığı tarihte uygulanmakta olan tarifenin 2,5 katı ile hesaplanacaktır. Taraflar arasında perakende satış sözleşmesi olduğundan ve gecikme zammının 6183 sayılı kanunun 51/1. Maddesindeki zam oranıyla hesaplanacağı yer almıştır. Bu nedenle, gecikme zammı, 6183 sayılı kanunun 51/1. Maddesindeki %54 zam oranına göre hesaplanacaktır. Gecikme zammı; faturanın son ödeme tarihinden (26.06.2025), icra takip tarihine (26.08.2025) kadar 61 gecikme günü, 5.909,66 TL asıl alacak, %54 zam oranı üzerinden gecikme zammı (32.233,87TL/1,20)x(54x61gün)/36500= 2.424,16TL ve saptanan gecikme zammının %20 KDV’si 2.424,16TLx0,20= 484,83TL olarak hesaplanmıştır. Davacının icra takip tarihi itibariyle alacağının 32.233,87 TL asıl alacak, 2.424,16 TL gecikme zammı ve 484,83 TL Gecikme Zammı KDV olmak üzere toplam 35.142,86 TL olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. İstanbul BAM 3. HD 15/12/2021 tarih 2021/654 esas 2021/3373 karar sayılı ilamında; "...Kaçak tutanaklar dava dışı şirket hakkında düzenlenmiş,dava dışı şirket ortağı davacılar ile dava dışı şirket hakkında icra takibi yapılmıştır... Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin, Esas No: 2013/5476 ,Karar No: 2013/8924 kararında da açıklandığı üzere , 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Somut olayda, icra takibinde dava dışı şirket ile dava dışı şirketin ortağı ve yönetici olan davacılar borçlu gösterilmiştir. Borca, davacılar tarafından itiraz edilmediğinden ,menfi tespit ve istirdata ilişkin bu dava açılmıştır.Bilirkişi incelemesi yapılarak takip ve dava konusu alacağın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Belirtilen yasal düzenleme sebebiyle ,davacılara takipte ve davada husumet düştüğü açık olmakla..." denilerek, kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir. Yine emsal niteliğindeki İstanbul BAM 3. HD 15/09/2021 tarih 2021/1696 esas 2021/2283karar sayılı ilamında; "...4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kaçak elektrik kullandığı belirlenen dava dışı şirkette kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yöneticinin de şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu kabul edilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılarak takibe konu borcun belirlenmesi gerekir..." denilerek yine kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir. Alıntılanan emsal BAM karar ilamlarında da değinildiği gibi somut olay bakımından yapılan değerlendirmede, kaçak elektik kullanımını gerçekleştirenin davalı ve takip borçlularından olan ... San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının da şirket hakkında tutulduğu, davalı ...'ın kaçak elektrik tespit tarihinde davalı şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu, davalı ...'nun kaçak elektrik tespit tarihinde davalı şirketin ortağı olduğu, davalıların dosya içerisindeki bu bilgi ve belgeden davalının kaçak elektrik kullanımını gerçekleştiren davalı ve takip borçlusu ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi ve ortağı olarak TBK'nın 41. maddesi, 51. maddesi ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, davalıların, borçtan dolayı 02.04.2025 tarihli Elektrik Kesme ve Mühürleme Belgesiyle kesilerek mühürlenen elektriği borcunu ödemeden açarak elektrik enerjisi kullandığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Madde; (1) fıkra ç) bendine göre; “Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiğinden dava konusu olayın kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu, davalıların daha önce de kaçak elektrik kullandığı saptandığından dava konusu olay mükerrer kaçak elektrik kullanımı olduğu, davalıların kaçak elektrik tespit tarihinde taşınmazın kullanılmadığı ve kiraya verildiği iddiasını ispatlayamadıkları, elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapıldığı ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 46. maddesi kapsamındaki davacının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davalılardan talep edebileceği tutarın, 32.233,87-TL asıl alacak, 2.424,16-TL işlemiş faiz, 484,83-TL KDV olmak üzere toplam 35.142,86-TL olduğu belirlendiğinden davalıların takibe itirazının, bilirkişi raporuyla belirlenen bu tutar kadarıyla haksız olduğu anlaşıldığından ve düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınarak; davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından 32.233,87 TL asıl alacak, 2.424,16 TL işlemiş faiz ve 484,83 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 35.142,86 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 32.233,87 TL alacağa işleyecek yıllık %54 oranında gecikme faizi ve işleyecek gecikme faizine ilişkin %20 KDV ile birlikte aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, somut olayda, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, dava konusu kaçak elektrik bedelinin belirlenmesinin yargılama ve bilirkişi incelemesi gerektirdiği, alacağın likit ve muayyen olmadığı anlaşılmakla, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Kötüniyet tazminat talebi yönünden; Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.Bu nedenle davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından 32.233,87 TL asıl alacak, 2.424,16 TL işlemiş faiz ve 484,83 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 35.142,86 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 32.233,87 TL alacağa işleyecek yıllık %54 oranında gecikme faizi ve işleyecek gecikme faizine ilişkin %20 KDV ile birlikte aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b)Takip konusu haksız fiile dayalı olduğu yargılama ile belirlendiği ve likit bir alacak olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, c)Davalıların kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.400,61-TL karar harcından peşin yatırılan 732,00-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.668,61-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin kabul red oranına göre 4.359,25-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 340,75-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 35.142,86-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 2.745,26-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL başvuru harcı ve 732,00-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.464,00-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 185,80-TL posta giderinden ibaret toplam 9.185,80-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 8.519,83-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra davacı tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kabul edilen ve reddedilen miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip e-imzalı*
Hakim e-imzalı*