İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/93 E. 2026/321 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/93
- Karar No
- 2026/321
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/93 Esas KARAR NO : 2026/321
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/02/2025 KARAR TARİHİ : 20/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlunun kullanımında olan ... abone numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde saha ekipleri tarafından 15/08/2014 tarihinde yapılan kontrolde, ... seri numaralı "..." marka elektrik sayacından kayıtsız olarak elektrik kullanıldığının tespit edilmesi üzerine, zabıt tarihinde cari olan EPTHY'nin 26. maddesi uyarınca, F/... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, 02/12/2015 tarihli ... evrak numaralı komisyon raporu ile "43266 sayılı tesisata ait mahalde 15.08.2014 tarihinde ... seri numaralı kayıtsı sayaçtan enerji kullanımı tespit edilerek "..." adına F/... seri numaralı, ... sayılı tesisata ait mahalde 15.08.2014 tarihinde ... seri numaralı kayıtsız sayaçtan enerji kullanımından dolayı F/... seri numaralı zabıtlar tanzim edildiğini, zapta ilişkin gerçekleştirilen tahakkuk hesabı sonrasında 2878,30 TL ve 9492,60 TL kaçak kullanım bedeli faturalandırıldığını, abonenin başvurusu üzerine gerçekleştirilen incelemelerde, ... seri numaralı sayacın 01.07.1982 tarihinde sisteme takıldığını ve faturaların çıkarıldığı tespit edildiğini, ... seri numaralı sayacın kullanıcısının ise “... Anonim Şirketi” olduğu anlaşıldığını, F/... seri numaralı zabıt tahakkukunun iptal edilmesi, F/... seri numaralı zabıt tahakkukunun "... Anonim Şirketi" adına ... sayılı tesisat üzerinden düzeltilmesi uygun olacaktır." olduğu belirtildiğini, davalılar aleyhine tutanağa istinaden, davalı borçlunun kullandığı kaçak tüketim zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği hesap edildiğini ve yapılan hesaplama karşılığı toplam 9.492,60-TL bedeli tahakkuk ettirildiğini, 9.492,60-TL kaçak elektrik bedeline, 3.955,88-TL gecikmiş gün faizi ve 712,06-TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 14.160,54-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2017/... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, dava açılmadan ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle; .... İcra Müdürlüğü 2017/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının aksine, davalılar ... Turizm A.Ş. ve ...'in şirket adresinde ve kendi ikametgahlarında bu zamana kadar usulsüz kaçak elektrik kullanmadığını, dava açılmadan önce, kendilerini davacı ... A.Ş. personeli olduğunu tanıtan kişilerin defalarca davalılara telefon açarak, kaçak elektrik kullanıldığı ve bu sebeple şirket adresinde hacze gelineceği iddiasıyla davalılardan ödeme talebinde bulunduğunu, davalıların bu iddiaların bir dayanağı olmadığını, binanın elektrik tesisatı ve sayaçlarının düzenli periyotlarda kontrol edildiğini ve bu zamana kadar usulsüz veya kaçak kullanım tespit edilmediğini ifade ettiğini, davalı ...'in böyle bir iddia gündeme gelmesi sebebiyle geçmişte sayaçları kendisinin kontrol ettirdiğini ve tesisatın bakımı sırasında özellikle incelettiğini, kaçak kullanım tespit edilemediğini, bu sebeplerle; davacı tarafından müvekkilleri aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2017/... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde borcun sebebinin gösterilmediği ve belgelendirilmediği dikkate alınarak davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, müvekkillerinin taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, bu talepleri kabul görmez ise davacı tarafça müvekkilleri aleyhine geçmişte de icra takipleri başlatıldığını ve icra dosyalarının mükerrer olduğu gözetilerek, derdestlik itirazları uyarınca davanın usulden reddine, davacı tarafça iddia edilen alacağın zamanaşıma uğraması nedeniyle davanın reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ...'tan gelen F/... seri numaralı zabıt sureti ile ekleri, komisyon bilgisi, faturalar ve tüketim ekstresi, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı ödenmeyen fatura bedeli nedeniyle alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalının kullanımında olan ... abone numaralı tesisatta kurum tarafından yapılan kontrolde ilgili kullanım yerinde aboneliği olmaksızın sözleşmesiz, kayıtsız dağıtım sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, bu tespit sonucunda düzenlenen fatura karşılığının ödenmediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı taraflar, yapılan icra takibinde borcun sebebinin gösterilmediğini, şirketin hiçbir zaman kaçak elektrik kullanmadığını, davalı ...'in herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, şirket yetkilisi yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, işyerinde elektrik sayaçlarının sürekli kontrolünün yapıldığını, bu zamana kadar kaçak elektrik kullanımının olmadığını, hesaplamanın neye göre yapıldığının belli olmadığını tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 9.492,60-TL Kaçak Elektrik Bedeli, 3.955,88-TL Gecikmiş Gün Faizi, 712,06-TL faizin KDVsi olmak üzere toplam 14.160,54-TL borcun ödenmesi amacıyla 08/02/2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tebliğinden itibaren borçlunun süresi içinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 24/12/2024 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 17/12/2025 tarihli celsesinde davalılar tanığı ... beyanında; "Davalı ... benim patronumdur, ben şirketin teknik servis sorumlusuyum, kaçak elektrik tutanağındaki bana söylenen adreste davalının ne zamandan beridir kullanımında olduğunu bilmiyorum, tutanağın düzenlendiği tarihte hatırladığım kadarıyla dükkanı Özcan isimli biri kullanıyordu, ben davalı şirkette çalışmaya 2014 yılında başladım, halen de çalışmaktayım, kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği dükkanın abonelik bilgilerine ilişkin herhangi bir bilgim yoktur, dava konusu dükkan hediyelik eşyaların satıldığı iş yeri olarak kullanılırdı, elektrikle çalışan klima, aydınlatma lambaları, vb. bulunmaktadır, dava konusu tutanağın düzenlendiği dükkanda elektrik bakımını ben yaptım, bakım esnasında kaçak elektrik kullanımına ilişkin bir duruma rastlamadım, şirkete ait yaklaşık 15-20 adet abonelik bulunmaktadır, şirketin kazançlarını düşündüğümüzde ödediğimiz elektrik bedelleri 2.000.000,00-TL'ye yakındır, kaçak elektrik kullanımına da ihtiyacımız yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 17/12/2025 tarihli celsesinde davalılar tanığı ... beyanında; " Ben şirkette 1991 yılından beridir çalışmaktayım, idari işler ve aboneliklerle ilgili olan işlere bakmaktayım, bana söylediğiniz adreste bir dükkan vardı, üst katlarında ise daireler bulunmaktaydı, dava konusu adresin bulunduğu yerde (Galata bölgesinde) yaklaşık davalıya ait 30 adet abonelik bulunmaktadır, aboneliğin fazlalığından dolayı otomatik ödeme talimatı verilmektedir, kaçak elektrik kullanıldığına dair bir bilgimiz yoktur, biz icra dosyası ile kaçak elektrikten haberdar olduk, bizim böyle bir kullanımımız da yoktur, dava konusu adresteki önceki kullanıcının kim olduğunu bilmiyorum, tutanakta kullanıcı olarak görünen ... isimli kişiyi tanımıyorum, bizimle bir ilgisi yoktur, dükkan hediyelik eşya malzemeleri satan iş yeriydi, dükkan 2011 yılından beridir kullanılıyordu, iş yerinde kullanılan elektrikli aletler aydınlatma, bilgisayar vb. bulunuyordu, tanıklık ücreti talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur. Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından 23/12/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davalılar ... ve ... Turizm A.Ş.'nin, ..., ... Mahallesi, ... Caddesi, No:23'deki ticarethanede; Perakende Satış Sözleşmesi olmaksızın ve ... seri numaralı kayıtsız (yasal olmayan) elektrik sayacından geçirerek elektrik enerjisi kullandığı davacı şirketin iki görevlisi tarafından 15.08.2014 tarih ve F/... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-26: (1) a); Gerçek veya tüzel kişinin; Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik enerji tüketimi olup, davalıların kaçak elektrik enerjisi kullandığı kanaatine varılmıştır. Davalıların, 360 gün perakende satış sözleşmesi yapmadan ve yasal şekilde tesis edilmiş elektrik sayacından geçirmeden kaçak elektrik tükettiği tespit edilmiştir. Dava konusu kullanım yeri, ticarethane olduğundan ortalama günlük çalışma saati Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 29. Maddesine göre 8 saattir. Ancak, davalı abone olmadığından %20 fazlası 8saatx1,20-9,6 saat olarak saptanmıştır. Davacı şirket, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-27 amir hüküm olduğu halde kullanım yerinin kurulu inü belirlememiştir. Bundan dolayı, kullanım yeri ticarethane olduğundan; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-28. Göre; asgari bağlantı gücü 3 KW veya kurulu güç karşılığı 5 KW olarak belirlenmiştir. Dava konusu kaçak elektrik kullanım olayında; kullanım yerinin kurulu gücü 5 kW, ortalama günlük çalışma saati 9,6 saat, kaçak tüketim süresi 360 gün, kullanma faktörü 0,6 olduğundan kaçak tüketim 5kWhx0,6x9,6saatx360günz 10368 kWh hesaplanmıştır. ¸Davacı şirket., kaçak elektrik enerjisinin miktarını ... seri numaralı kayıtsız sayacın kaydettiği 17902 kWh esas alarak hesaplamıştır. Ancak, kayıtsız sayaç müdahaleye açık olduğundan hesaplamaya esas alınamaz. Ayrıca, 17902 kWh bir yıldan fazla kaydedilen üketimin karşılığıdır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-29; kullanım süresinin 360 günden fazla olamayacağına ilişkin hüküm vardır. Diğer taraftan, Taraflar arasında sözleşme olmadığından gecikme zammı, 6183 sayılı kanunun 51/1. Maddesindeki %16,8 faiz oranıyla hesaplanamaz. 6183 sayılı kanuna göre hesaplanabilmesi için taraflar arasında sözleşme olması ve sözleşmede 6183 sayılı kanuna göre gecikme zammının hesaplanacağının belirtilmesi gerekir. Yargıtay Kararlarına göre taraflar tacir olduğundan gecikme faizinin değişen oranlarda avans faiziyle hesaplanması gerekmektedir. Bu nedenlerle davacı şirketin hesapladığı 9462,60 TL asıl alacak, 3.955,88 TL gecikme faizi, 712,06 TL KDV olmak üzere toplam 14.160,34 TL'nin kadri maruf olmadığı kanaatine varılmıştır. Anonim Şirketlerde temsil yetkisi olan kişi sorumludur. Davacı şirket, davalı ...'in şirketi temsil yetkisi olduğuna ilişkin belge ibraz etmeden hakkında davalı şirket ile birlikte icra takibi başlatmıştır. Bu konuda Nihai hukuki takdir Sayın Mahkemenindir. Davacı şirketin asıl alacağı 5.462,72 TL Gecikme zammı 1.221,15 TL Gecikme Zammı KDV 219,80 TL Davacı şirketin toplam alacağı 6.903,67 TL. Davacı ... A.Ş, nin, icra takip tarihi itibariyle .... İcra Dairesi 2017/... sayılı dosyasına ilişkin davalılar ... ve ... Turizm A.Ş.'den 6.903,67 TL alacağının bulunduğu saptanmıştır. Davalılar ... ve ... Turizm A.Ş.'nin icra takibine itirazlarının iptaliyle .... İcra Dairesi 2017/... sayılı dosyasına ilişkin icra takibinin yeni belirlenen 6.903,67 TL üzerinden devam etmesi gerektiği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. İstanbul BAM 3. HD 15/12/2021 tarih 2021/654 esas 2021/3373 karar sayılı ilamında; "...Kaçak tutanaklar dava dışı şirket hakkında düzenlenmiş,dava dışı şirket ortağı davacılar ile dava dışı şirket hakkında icra takibi yapılmıştır... Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin, Esas No: 2013/5476 ,Karar No: 2013/8924 kararında da açıklandığı üzere , 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Somut olayda, icra takibinde dava dışı şirket ile dava dışı şirketin ortağı ve yönetici olan davacılar borçlu gösterilmiştir. Borca, davacılar tarafından itiraz edilmediğinden ,menfi tespit ve istirdata ilişkin bu dava açılmıştır.Bilirkişi incelemesi yapılarak takip ve dava konusu alacağın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Belirtilen yasal düzenleme sebebiyle ,davacılara takipte ve davada husumet düştüğü açık olmakla..." denilerek, kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir. Yine emsal niteliğindeki İstanbul BAM 3. HD 15/09/2021 tarih 2021/1696 esas 2021/2283karar sayılı ilamında; "...4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kaçak elektrik kullandığı belirlenen dava dışı şirkette kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yöneticinin de şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu kabul edilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılarak takibe konu borcun belirlenmesi gerekir..." denilerek yine kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir. Alıntılanan emsal BAM karar ilamlarında da değinildiği gibi somut olay bakımından yapılan değerlendirmede, kaçak elektik kullanımını gerçekleştirenin davalı ve takip borçlularından olan ... A.Ş olduğu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının da şirket hakkında tutulduğu, davalı ...'in kaçak elektrik tespit tarihinde davalı şirketin yetkilisi olduğu, davalı dosya içerisindeki bu bilgi ve belgeden davalının kaçak elektrik kullanımını gerçekleştiren davalı ve takip borçlusu şirketin yetkilisi olarak TBK'nın 41. maddesi, 51. maddesi ve TMK'nın 50/3. maddesi uyarınca müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Madde (1) fıkra c) bendine göre; Perakende satış sözleşmesi mevcutken tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik ölçüm yapılması kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik tüketimi olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin "..." adresinde yapılan kontrolde ilgili hediyelik eşya dükkanında ... seri numaralı ... marka kayıtlı elektrik sayacından "kayıtsız" olarak enerji kullanıldığı sayaca müdahale edilerek elektrik enerji tüketiminin eksik kaydedilmesine neden olduğunun kaçak elektrik tespit tutanağı ve bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 26. Madde (1) fıkra a) bendine göre; gerçek veya tüzel kişinin, kullanım yerine ilişkin olarak perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi , kaçak elektrik enerjisi tüketimi sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik tüketimi olduğu, taraflar arasında sözleşme bulunmadığından 6183 sayılı Kanunun 51/1. maddesindeki gecikme zammı oranının uygulanmadığı, tarafların tacir olmasından dolayı gecikme faizinin değişen oranlarda avans faizinin uygulandığı, elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapıldığı, düzenlenen raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış, davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından 5.462,72 TL asıl alacak, 1.221,15 TL işlemiş faiz ve 219,80 TL KDV olmak üzere toplam 6.903,67 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin belirtilen bedeller üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, dava konusu kaçak elektrik bedelinin belirlenmesinin yargılama ve bilirkişi incelemesi gerektirdiği, alacağın likit ve muayyen olmadığı anlaşılmakla, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından 5.462,72 TL asıl alacak, 1.221,15 TL işlemiş faiz ve 219,80 TL KDV olmak üzere toplam 6.903,67 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Takip konusu haksız fiile dayalı olduğu yargılama ile belirlendiği ve likit bir alacak olmadığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 116,60-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 1.852,61-TL'sinin davalılardan müştereken müteselsilen, geri kalan 1.947,39-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 6.903,67-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 7.256,87-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-)Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.010,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.010,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.930,05-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-)Davalılar tarafından yapılan; 420,00-TL Tebligat, Posta masrafından ibaret yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 204,76-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalılar üzerinde bırakılmasına, 9-)Taraflarca yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra karar kesinleştiğinde taraflara resen iadesine, Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20/05/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır