İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/156 E. 2026/466 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/156
Karar No
2026/466
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/156 Esas KARAR NO : 2026/466

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2026 KARAR TARİHİ : 04/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı ... 27 Şubat 2024 tarihinde müvekkili şirketin ...’nda bulunan ... mağazasına ilişkin olarak ... Hizmetleri Sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşme kapsamında, davalının sözleşmenin 2 no’lu ek’inde ve sözleşmede tanımlanan hizmetleri ve işleri ifa etmesi; bunun karşılığında ise müvekkil şirketin de 1.704.000 EURO tutarında ödeme yapması kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşmede götürü bedel olarak kararlaştırılan tutarı ödediğini, sözleşmenin 2 nolu ekinde belirtilen ve 457.164,75 EURO tutarında olan “...” kaleminin de olduğunu, müvekkili şirketin bu götürü bedeli de toplam tutar içerisinde ödediğini, davalının bu götürü bedeli hangi hizmete istinaden müvekkil şirketten tahsil ettiğini, müvekkil şirket’in bütün taleplerine rağmen ortaya koyamadığını, müvekkili şirketin iradesi sakatlanarak tahsil edilen ödemenin davalıdan alınarak müvekkili şirkete geri verilmesi gerektiğini, ... dışında kalan işlerin müvekkili şirket tarafından tarafından kabul edildiğini, davalının yalnızca bir konuda ne iş yaptığını ve ne hizmet verdiğini kanıtlayamadığını, bu konunun da Sözleşme’nin 2 no’lu ekinde yer alan “...” kalemi olduğunu, adından da anlaşılacağı üzere, bu kalem esasen müvekkil şirketin mağazasında yapılacak mimarlık işlemleri kapsamında idareden alınacak izinler için ayrıldığını, ne var ki bu tutara karşılık verilen hizmetlerin/yapılan harcamaların somutlaştırılmasına sıra geldiğinde müvekkil şirket tabir-i caizse hukuka aykırı ve haksız ve fahiş bir ödemenin kendisinden tahsil edildiğini anladığını, davalı, müvekkili şirket'ten "..." bedeli adı altında fahiş bir ödeme tahsil ettiğini, bu ödemenin hasredildiği hizmetler de ortaya konamadığını, davalı, “..." bedeli bakımından müvekkili şirketin iradesini de sakatladığını, "..." bedelinin müvekkil şirket’ten tahsil edilmesinin herhangi bir hukuki sebebi bulunmadığı anlaşıldığını, davanın kabulü ile müvekkili şirketin taraf olduğu Yapı ve Proje Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi'nin EK-2'sinde yer alan ... bedeli düzenlemesinin hukuka aykırı ve hükümsüz olduğunun ve müvekkili şirketin bu hüküm ile bağlı olmadığının tespitine, 457.164,75 EURO’nun ödeme tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının EURO üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkil şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile; davacının usul ve esas bakımından çelişkili beyanları bulunduğunu, davacı tarafın, huzurdaki davada "..." bedelinin iadesini talep ederken; ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında tam tersi bir hukuki yaklaşım sergilediğini, bu durumun, TMK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına ve "kendi eylemiyle çelişme yasağına" aykırılık teşkil ettiğini, davacının, sözleşme konusu işlerin "..." kalemi dışındaki tüm kısımlarının eksiksiz ifa edildiğini ve kabul edildiğini ikrar ettiğini, işin tamamı kabul edildikten ve ödemesi yapıldıktan sonra, götürü bedelin bir parçası olan münferit bir kalem üzerinden "..." iddiasında bulunulması hukuken korunamayacağını, götürü bedel sözleşmelerinde risk ve bedelin kesin olduğunu, "..." kaleminin mahiyeti gereğince tacirin basiretli davranma yükümlülüğü bulunmakta olduğunu, davacının, dünya çapında faaliyet gösteren bir şirketler grubunun Türkiye iştiraki olduğunu, sözleşme imzalanırken "..." ifadesinin anlamını ve maliyetini değerlendirebilecek hukuki ve teknik donanıma sahip olduğunu, sebepsiz zenginleşme şartlarının oluşmadığını, taraflar arasında geçerli, feshedilmemiş ve ifa edilmiş bir sözleşmenin bulunduğunu, ödemenin, bu sözleşmedeki '...' kalemine dayalı olarak yapıldığını, hukuki sebebi olan bir transferde sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceğini, davacının çelişkili beyanlarına ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarına dayanan davasının reddine, müvekkili şirket aleyhine talep edilen haksız alacak iddialarının reddine karar verilmesini savunmuştur. ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dava dosyası celbedilerek incelenmiştir ''Davaların birleştirilmesi'' başlıklı HMK.m.166. hükmüne göre; (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. Bu itibarla her iki dava dosyasındaki tarafların, toplanacak delillerin, inceleme konularının, iddiaların, savunma içeriklerinin kısmen ayniyet kısmen bağlantı içinde olması bir tarafa mahkememizde sonradan açılan davanın daha önce açılmış olan dava ile birleştirilmesinde de gereklilik bulunduğu; esasen aksi halde farklı bilirkişi raporlarının ve/veya hükümlerin gündeme gelmesi ihtimalinin dahi söz konusu olabileceği, dosyaların aynı aşamada olduğu, çelişkili kararların ortaya çıkmasının engellenmesi açısından da birleştirme kararında gereklilik bulunduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca mahkememizin 2026/156 Esas sayılı dosyası ile daha önce açılan .... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E.sayılı dava dosyasının tarafları arasında açık şahsi bağlantı olduğu, her iki davanın benzer sebepten kaynaklandığı, delillerin dahi benzer olduğu, aralarında bu şekilde fiili-şahsi bağlantı bulunduğu, delillerin birlikte takdirinin uygun olduğu, birleştirme kararı verilmesinin usul ekonomisi yönünden gerekli olduğu, mahkememiz dosyasının daha önce açılan ... 7. ATM'nin ...E.sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalar karşısında Mahkememiz dosyasının, ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamaya ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosya üzerinden devam olunmasına dair karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememiz dosyasının, ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Yargılamaya ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosya üzerinden devam olunmasına, 3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin asıl dosya ile birlikte hüküm altına alınmasına, 4-Dosyanın kaydının bu şekilde kapatılmasına, 5-Birleştirme kararının HMK m.166/f.3 hükmü gereği ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda asıl dosya ile birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 04/06/2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/156, K. 2026/466, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-156-e-2026-466-k-bf972d63bcab