Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3588 E. 2026/1098 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3588
Karar No
2026/1098
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2253 E., 2025/1171 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/445 E., 2023/212 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mah., 47... parselde kayıtlı E Blok, Kat 7, 24 numaralı bağımsız bölümü 10.09.2013 tarihinde satın aldığını, satın aldığı tarihten itibaren davalılar tarafından kullanılan ve işgal edilen daireye ilişkin herhangi bir kullanım bedeli ödenmediğini, bu nedenle davalıların davaya konu taşınmazdaki haksız işgalinin önlenmesi ve tapunun edinme tarihinden itibaren hesaplanacak ecrimisil bedelinin davalılardan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili ...'ın öz kızı olduğunu, müvekkilinin haksız yere icra takiplerine maruz kaldığını, bütün mal varlıklarına el konulduğunu ve haczedildiğini, başını soktuğu taşınmazın da haksız icra takibine maruz kalmasını önlemek maksadıyla taşınmazı kızına bedelsiz devrettiğini, davacı tarafın dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra aynı taşınmazla ilgili olarak müvekkillerinden ..... .... 6. Noterliğinin 27.02.2017 tarih ve 1921 yevmiye numaralı vekâletnamesi ile satış yetkisi verildiğini, bu nedenle el atmanın önlenmesine ilişkin talebin hukuken mümkün olmadığını, ecrimisile ilişkin ise davacının muvafakati ile oturduklarından kabul edilemez bir talep olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ... tarafından tapu iptali ve tescil için dava açıldığı, açılan davada davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, taşınmaza ilişkin mülkiyetin davacıya ait olduğu, davalıların taşınmazı kullandığı ve bu yönüyle saldırının bulunduğu, bir kira ilişkisi veya başkaca bir hukuka uygun ilişkinin olmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı saldırı açısından el atmanın önlenmesine, taşınmaz kira getirir mahiyette olmakla intifadan men şartının aranmayacağına, yine davalıların tapudaki kayıt karşısında, zilyetliğinin kötüniyetli olduğuna, 143.711,00 TL ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamına ve toplanan delillere göre mevcut delillerin takdirinde ve hükmün dayandığı gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'ın aile konutunun bilgisi dışında eşi tarafından kendi öz kızına devri nedeniyle İstanbul 17. Aile Mahkemesinin 2021/263 Esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açıldığını, Mahkemenin bu davayı beklemeden karar vermesinin hatalı olduğunu, davacının davalılara bu evi boşaltın ya da bana para verin şeklinde beyanları olmadığından ecrimisil talep edilebilmesinin ön koşulu olan intifadan men şartının gerçekleşmediğini, Mahkeme kararında sadece belirli bir bedelden bahsedildiğini, ecrimisilin hangi dönemlere ait olduğunun yazılmadığını, avukatlık ücretinin fahiş hesaplandığını, müvekkili ... aleyhine İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/235 Esas sayılı dosyasında dava dışı alacaklı 3. kişi .......... tarafından davacı ile davalı ... arasındaki satış işleminin iptali talebiyle dava açıldığını ve bu davanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2020/1270 Esas, 2023/528 Karar sayılı dosyası ile kabulüne karar verilerek taraflar arasındaki satışın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277. vd. uyarınca iptaline karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin el atmanın önlenmesine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Davalılar vekilinin ecrimisil talebine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)

Bilindiği üzere ecrimisil haksız işgal tazminatı niteliğindedir. Davalı ... ile kızı davacı ... arasında dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacıya temliki işleminin inançlı işleme dayalı olduğu iddiasıyla 06.02.2018 tarihinde açılan tapu iptali ve tescil davasının reddedildiğine dair karar 10.11.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Mülkiyetin davacıya temlik tarihi olan 10.09.2013 tarihi ile dava tarihi olan 31.10.2017 tarihi arasında geçen süre uzun bir süre olup, bu süre içerisinde sessiz kalınmasının davacının zımni muvafakatine dayalı olduğu sonucuna varılmaktadır. Tarafların akraba olmaları ve davalıların bu kullanımının sona ermesi için davadan önce herhangi bir biçimde uyarılmamaları karşısında ecrimisil talep edilmesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecektir. Taraflar arasında zımnen oluşan rızanın dava tarihi itibariyle geri alındığı kabul edilerek dava tarihinden önceki dönem için ecrimisil istenemeyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekilinin 1. bentte yazılı nedenlerle el atmanın önlenmesine yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalılar vekilinin 2. bentte yazılı nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3588, K. 2026/1098, T. 27.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3588-e-2026-1098-k-088e61f227fe