İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/146 E. 2026/146 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/146
- Karar No
- 2026/146
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2026/146 Esas - 2026/565 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/146 Esas KARAR NO : 2026/565 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2026 KARAR TARİHİ : 16/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/06/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından işletilen Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'ndan davalıya ait muhtelif plakalı araçlar ile ihlalli geçişler yapıldığını, bu geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içinde ödenmeyen geçiş ücreti ile kanundan kaynaklanan para cezasının tahsili amacıyla ... .... .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının müvekkili şirkete borcu bulunmadığını ileri sürerek borcun tamamına itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davalının itirazında ihlalli geçiş vakıasına itiraz etmediğini, müvekkilinin 6001 sayılı Kanun uyarınca geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin dört katı tutarında cezayı genel hükümlere göre tahsil etme yetkisine sahip olduğunu, alacağın özel hukuk alacağı niteliğinde olduğunu ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla da bu durumun teyit edildiğini, ihlalli geçiş anında cezanın kesinleştiğini ancak 15 gün içinde ödeme yapılırsa cezanın terkin olacağını, müvekkilinin özel hukuk tüzel kişisi olması nedeniyle resmi tebligat yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, gişelerde sürücüye İhlalli Geçiş Bildirimi (İGB) verildiğini, 7417 sayılı Kanun ile getirilen bilgi verme yükümlülüğünün bir tebliğ şartı olmadığını, davalıya SMS ve KEP yoluyla bilgilendirme yapıldığını, davalının sunulan çok sayıda ödeme kanalına rağmen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle itirazın haksız ve yersiz olduğunu, dava öncesi arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek, ... .... .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin reeskont avans faizi ve diğer ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, Yalova İcra Müdürlüğü'nün 2025/17106 Esas sayılı takip dosyası, davacı tarafça sunulan ihlalli geçiş listeleri, SMS ve KEP bildirim kayıtları, 19/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, otoyoldan ihlalli geçiş ücreti ve ceza alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 679.200,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile Yalova İcra Dairesi'nin 2025/17106 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde icra dairesine başvurarak, icra dairesinin yetkisine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 16/02/2026 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali” başlıklı 30. maddesinin 5. fıkrasında; yap-işlet-devret modeli ile işletilen otoyollardan geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin dört katı tutarında cezanın genel hükümlere göre tahsil edileceği, ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde geçiş ücretini ödeyenlerden ise geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edileceği, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde ödeme yapanlardan ise ceza alınmayacağı düzenlenmiştir. Aynı fıkrada, ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra, dört katı tutarında ceza uygulanmadan önce araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verileceği hüküm altına alınmıştır. Müfettiş-Bilirkişi Dr. Selçuk Öz tarafından düzenlenen 19/04/2026 tarihli raporda, 6001 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri incelenerek, ödemesiz geçiş tarihini izleyen 15 gün içinde ödeme yapılırsa sadece geçiş ücretinin, 15-45 gün içinde ödeme yapılırsa geçiş ücreti artı bir katı cezanın, 45 günden sonra ise geçiş ücreti artı dört katı cezanın uygulanacağının belirtildiği, davacı şirketin, davalı firmanın KEP adresine ve şirket adına kayıtlı cep telefonuna SMS ile bildirimde bulunduğuna dair belgeler sunduğu, davalı şirketin ihlalli geçişleri takip eden 45 gün içinde herhangi bir ödeme yaptığına dair bir belge sunmadığı, bu nedenle davacı firmanın geçiş ücretine ilaveten dört katı tutarında ceza uygulama yetkisinin bulunduğu, davacı tarafça sunulan belgelerin incelenmesi sonucunda davalı şirkete ait araçlarca 153 adet ihlalli geçiş yapıldığının, geçiş ücreti toplamının 135.840,00 TL, ceza tutarının 543.360,00 TL ve toplam alacağın 679.200,00 TL olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... .... .... Esas sayılı takip dosyası, davacı tarafça sunulan ihlalli geçiş listeleri, SMS ve KEP bildirim kayıtları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 19/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin işlettiği otoyoldan davalıya ait araçlarla çok sayıda ihlalli geçiş yapıldığı, davacının bu alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, davalının ise borca itiraz ederek takibi durdurduğu, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, 6001 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda davalıya ait araçlarca 153 adet ihlalli geçiş yapıldığının, geçiş ücreti toplamının 135.840,00 TL, yasal sürede ödeme yapılmaması nedeniyle uygulanması gereken ceza tutarının 543.360,00 TL ve toplam alacağın 679.200,00 TL olduğunun tespit edildiği, davalı vekilinin rapora itirazlarının yerinde görülmediği, zira bilirkişinin hukuki değerlendirme yapmayıp, 6001 sayılı Kanun'un açık ve teknik olan hesaplama yöntemine göre inceleme yaparak alacak miktarını belirlediği, davacı tarafın aynı Kanun'un 30/5. maddesinde öngörülen "bilgi verme" yükümlülüğünü KEP ve SMS göndermek suretiyle yerine getirdiğinin anlaşıldığı, kanunun bu yükümlülük için 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun bir tebliği şart koşmadığı, davalının bir tacir olarak araçlarının otoyol geçiş borçlarını takip etme yükümlülüğü altında olduğu, davalının ihlalli geçişlerin yapılmadığına veya borcun ödendiğine dair herhangi bir delil sunamadığı, bu suretle davacının alacağını ispat ettiği, davalının icra takibine itirazının haksız olduğu; İcra inkâr tazminatı talebi yönünden yapılan incelemede, otoyol geçiş ücretlerinin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından ilan edildiği, ceza miktarının ise 6001 sayılı Kanun'da açıkça "geçiş ücretinin dört katı" olarak belirlendiği, bu nedenle alacağın borçlu tarafından tespiti kabil, likit bir alacak olduğu, davalının haksız itirazı nedeniyle İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, -Yalova İcra Müdürlüğü'nün 2025/17106 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, -Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 135.840,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 679.200,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 46.396,15 TL karar ve ilam harcından 11.599,04 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 34.797,11 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvuru harcı, 11.599,04 TL peşin harç, 104,00 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 12.435,04 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 75,00 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.075,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 679.200,00 TL üzerinden takdir edilen 107.880,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır