İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1258 E. 2026/1036 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1258
- Karar No
- 2026/1036
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1258 Esas KARAR NO : 2026/1036
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/04/2025 KARAR TARİHİ : 02/11/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 01.05.2023 tarihinde imzalanmış olan Taşınmazın Satılması Hakkında Aracılık Hizmetleri Sözleşmesine göre sözleşmede belirtilen ve tapuda ... İli ... İlçesi 387 ada 1 parselde kayıtlı... adresinde bulunan iki adet bağımsız bölüm villa nitelikli gayrimenkulün bir adedi 15.000.000 TL den toplamda 30.000.000 TL bedel ile satış ve pazarlamasına aracılık etmek üzere anlaşma sağlandığını, müvekkili sözleşme imzalanmasına müteakip derhal villaların satış ve pazarlanmasına aracılık etmek üzere tellallık faaliyetlerine başlamış olduğunu, gayrimenkullere ilişkin satış ilanları vermiş olduğunu, ilanlar ve afişler bastırmış olduğunu, sosyal medya reklamları verdiğini ve gayrimenkulün satımına aracılık etmek üzere birçok müşteri getirdiğini, müvekkili tarafından yapılan bu gayrimenkul tellallık faaliyetlerine rağmen davalı, sözleşmenin 5.1,5.2, 5.3, 5.4,5.5,5.6,5.7,5.8 maddelerine aykırı eylemlerde bulunarak gayrimenkulün satışına ilişkin müvekkilinin faaliyetlerini engellemiş olduğunu, satış, ilan ve afişlerini kaldırdığını, gayrimenkulün satış ve pazarlamasına ilişkin kendi afiş ve ilanlarını asmış olduğunu, satış için gelen müşterilerle satış aşamasında sözleşmede kararlaştırılan satış bedelini artırmış olduğunu ve sözleşmeye açıkça muhalif olarak başkaca gayrimenkul tellalları ile satış ve pazarlama faaliyetleri yürütmek üzere sözleşme imzaladığını, davalı şirketin sözleşme şartlarına aykırı davranışı TTK md 18/2 "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." amir hükmüne de uygun olmadığını, davalı şirketin, villaların satımı hususunda anlaşmış olduğu ve kabul ettiği hükümlere öncelikle basiretli tacir olması sebebiyle uygun davranma mecburiyetinde olduğunu, 01.05.2023 tarihli sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmenin 6.maddesi uyarınca 300.000 TL satıcı hizmet bedeli ile alıcı hizmet bedelinin 25.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve müvekkiline verilmesine, davanın kabulüne, yargılama masrafları ile harç ve giderlerle vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı usulüne uygun tebligata rağmen yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, duruşmalara iştirak etmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı açmış olduğu dava ile taraflar arasındaki 01.05.2023 tarihli taşınmaz satışına dair aracılık hizmetleri sözleşmesi gereğince sözleşmede belirlenen taşınmazların davacı tarafından satılması ve buna karşılık davalı tarafından davacı komisyon ödenmesi hususunda anlaşıldığını davacının sözleşme kapsamında davaya konu taşınmazların satış ve pazarlanmasını aracılık etmek üzere faaliyetlere başladığını satış ilanları verdiğini reklam verdiğini ve afiş bastırdığını taşımmıza çok sayıda müşteri getirmesine rağmen davalının sözleşme maddelerine aykırı hareketlerde bulunarak davacının faaliyetlerini engellediğini satış için gelen müşterilerle kararlaştırılan bedelli sözleşmeye aykırı olarak arttırdığını dalılığın bu suretle sözleşmeye aykırı hareket ettiğini bu nedenle sözleşmede belirlenen hizmet komisyonunu ödemesi gerektiğini iddia ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde delil olarak sunulan 01.05.2023 tarihli taşınmazın satılması hakkında aracılık hizmetleri sözleşmesi incelendiğinde; müşteri kısmında ...devamında ne yazdığı anlaşılmayan yazılar bulunduğu sözleşmenin ikinci sayfasında müşteri müşteri kısmında ... isminin yazdığı ve imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme incelendiğinde davalı şirketin ünvanı veya kaşesinin sözleşmede bulunmadığı sözleşmenin ikinci sayfasında müşteri adı olarak ... yazıldığı, ön sayfasında ise ...ve devamında ... yazdığı düşünülen yazıların bulunduğu buna karşılık sözleşmenin hiçbir yerinde davalı şirketin tam ünvanı veya kaşesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. İlk sayfada yazılan ...ibaresi ise davalı şirkete atfedilemeyecek olup davalı şirketin ünvanının ... Limited Şirketi olması karşısında sözleşme üzerine yalnızca ... yazılmasının davalı şirketin sözleşmede taraf olarak gösterildiği anlamına gelmeyeceği değerlendirilmiştir. Sözleşmenin ikinci sayfasında da yine davalı şirketin ünvanı ve kaşesi bulunmadığı gibi müşteri kısmına açıkça ... yazılarak imza atılması karşısında müşterinin davalı şirket olduğu söylenemeyecektir. Nitekim 6102 sayılı Kanun'un limited şirketlerin temsilini düzenleyen 629. Maddesini 1. Fıkrası anonim şirketlerin temsiline ilişkin hükümlere atıf yapmış ve kıyas yolu ile uygulanacağını düzenlemiştir. 6102 sayılı Kanun'un imza şeklini düzenleyen 372. Maddesi ise şu şekildedir: "MADDE 372- (1) Şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza atarlar. 40 ıncı maddenin ikinci fıkrası hükmü saklıdır." Nitekim aynı yönde TTK’nın 39. ve 40. maddelerinde de tacirin düzenlendiği belgelerde ve yaptığı iş ile işlemlerde ticaret unvanı ile imzanın temsilde birlikte kullanılacağı ayrıca belirtilmiştir. Limited şirketin ticaret unvanı ile bu unvan altına imzaya yetkili kişilerin attıkları imza ile limited şirketin temsili gerçekleştirilebilecek olup, bu işlem bir bütün olarak tüzel kişiliğin imzasını meydana getirir. Nitekim yerleşik Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 17.07.2006 tarih ve ...E.,... K. sayılı Kararında aynı yönde şu değerlendirmeler yapılmıştır: "TTK.nun 322. maddesi hükmüne göre şirket adına imza yetkisi olanlar şirket ünvanını eklemeye mecburdurlar.” Mahkememizce ilgili taşınmazların bulunduğu tapu müdürlüğüne müzekkere yazılarak taşınmazların tapu kayıtları ve satışına ilişkin resmi senet örnekleri celp edilerek incelenmiş olup; davalı şirketin ilgili taşınmazlar üzerinde mülkiyetinin de bulunmadığı yani sözleşmeye konu taşınmazların da davalı şirkete ait olmadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından delil olarak sunulan sözleşmenin hiçbir yerinde davalı şirketin unvanının belirtilmediği, sözleşmenin ikinci sayfasında davalı unvanı belirtilmeksizin doğrudan ... yazılarak imza atıldığı, ilk sayfasında ise "... İnşaat" ve devamında belirsiz yazılar yazıldığı, "... İnşaat" ibaresinin davalı şirkete atfedilemeyeceği gibi tereddüte mahal vermeyecek şekilde davalı unvanını yansıttığının da söylenemeyeceği gibi davalı şirketin unvanı ile benzer veya iki üç unsurunu içerir şekilde benzerlik taşıdığının da söylenemeyeceği anlaşılmaktadır. Davalı şirketin getirilen tapu kayıtlarına göre sözleşmeye konu taşınmazların da maliki olmadığı, davalı şirketin sözleşmede unvanının bulunmaması gözetildiğinde davaya konu sözleşmenin davalı şirket adına yapıldığının söylenemeyeceği, şirket yetkilisinin kendi adını yazarak sözleşmeye imza atması karşısında sözleşmenin karşı tarafının davalı şirket değil dava dışı gerçek kişi olduğu, şirket adına sözleşmenin imzalandığına dair sözleşme üzerinde herhangi bir ibare bulunmaması ve sözleşmede davalı şirket unvanı değil şirket yetkilisinin bizzat kendi adının yazması karşısında davacının bu sözleşmeye dayanarak davalı şirketten alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- Peşin alınan 20.493,00 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 19.761,00 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , 4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5- 2.200,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/11/2026
Katip ¸e-İmzalıdır.
Hakim ¸e-İmzalıdır.