İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/119 E. 2026/401 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/119
- Karar No
- 2026/401
- Karar Tarihi
T.C. ............ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/119 Esas - 2026/401 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ............ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/119 Esas KARAR NO : 2026/401 ................ ........................ .............................. ................................... ........................................ DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 04/11/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .............'ın Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ............................ Turizm Geliştirme Kooperatifi’nin adına kayıtlı olan ................ İli, ............... İlçesi, .......... Mahallesi, Çukur Mevkii, Eski Parsel Numarası 26.............. Parseldeki 13.286,00 m2 toplam yüz ölçümüne sahip olan arsa niteliğindeki taşınmaz içerisindeki 1/55 arsa payına sahip olan 6 blok numaralı 2 bağımsız bölüm numaralı dubleks mesken niteliğindeki taşınmazı 26/09/2017 tarihinde satın alması işlemi ile alakalı olarak ikame edilen ............... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2025/139 Esas sayılı dosyasında davacı sıfatıyla taraf olup, dava tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan tazminat davası olduğunu, anılı davada davalı sıfatıyla yer alan davalılardan Tasfiye Halinde S.S. ............................ Turizm Geliştirme Kooperatifi tüzel kişiliğini terkin işlemi ile sona erdirdiğini, ancak davaya konu taşınmaz işlemlerinde söz konusu kooperatifin taraf sıfatı devam etmekte olup, davanın sonuçlandırılabilmesi için kooperatifin yeniden ihyası zorunlu olduğunu, ............... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 29.09.2025 tarihli tensip tutanağının 16. Maddesiyle, taraflarına 'Tasfiye Halinde S.S. ............................ Turizm Geliştirme Kooperatifi hakkında ihya davası açmak üzere bir aylık yetki verilmesine' karar verildiğini, verilen yetki uyarınca süresinde işbu ihya konulu davayı ikame ettiklerini, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Medeni Kanunu uyarınca, tasfiyesi veya terkini tamamlanan bir tüzel kişiliğin, hukuki zorunluluk veya devam eden işlemler nedeniyle yeniden faaliyete geçirilmesi mümkün olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da ihya davası, tüzel kişiliğin taraf olmasının zorunlu olduğu hallerde verilen yetki uyarınca ikame edilebileceğini, ............... 4. Asliye Hukuk Mahkemesindeki derdest olan davanın sağlıklı bir biçimde yürütülebilmesi amacıyla Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ............................ Turizm Geliştirme Kooperatifi' nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, müvekkili adına talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ............ Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile özetle; davanın açılmasına davalı müvekkilinin sebebiyet vermediğini, kanundaki ön görülen usullere uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin sonrasında borçları veya sonuçlandırması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde ihyası değil, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca ek tasfiyeye ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, müvekkili davalının yasal hasım olduğunu, bu sebeple davanın reddini, mahkeme aksi kanaate varması durumunda TTK'nın 547/2. Maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilerek tasfiye memuru atanmasını, davalının yasal hasım olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
Davalılar ................, .......................................... ve ............tarafından birlikte sunulan 13/03/2026 tarihli dilekçede özetle; davacının 2017 yılında kooperatife ait olup tasfiye için satışı yapılan ............... ilçesi, .......... Mah. .........(güncel no:4192/1) parseldeki 1/5.................... 2 nolu bağımsız bölüm nolu dubleks mesken vasfındaki taşınmasın satın alınması işleminde tapu sicilinin tutulmasından doğan tazminat davasına dair ............... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/139 Esas sayılı davasının işbu dosyanın dayanağını oluşturduğunu, açılan davanın haksız ve reddi gerektiğini, zira davacının 2017 yılında satın almış olduğu taşınmaz ile ilgili davasını aradan 8 yıl geçtikten sonra açmış olması nedeniyle davasında haklı görülemeyeceğini, davacının satın almış olduğu taşınmazın ekte sunulan yönetim kurulu kararı ile tazminat davasında davalı olan teklif sahibi ..............'e satışına karar verildiğini, ancak satış için ............'dan ...............'e gidiş ve geliş zahmetleri düşünülerek bu şahsa satış vekaletnamesi verilmesi yönüne gidildiğini, Yönetim Kurulu kararından açıkça anlaşılacağı üzere ..............'e satış kararı söz konusu olduğunu, bu nedenle ............... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/139 Esas sayılı derdest dosyasının kooperatife yöneltilmiş olmasınında usule uygun olmadığını, zira satışını yaptıkları taşınmaz ile ilgili olarak tapu sicil kayıtlarından doğan ihtilafta tasfiyesi tamamlanmış kooperatifin sorumlu olmaması gerektiğini, .......... ilçesinin idari statüsünün birçok kez değişmesinin de tapu sicil kayıdındaki hatanın başka bir nedeni olduğunu, ..........'ün önceden köy statüsünde iken sonrasında belde olduğunu, önce Muğla'nın Milas ilçesine bağlı iken sonrasında ............... ilçesine bağlandığını, ................ ilinin Büyükşehir Belediyesi olması nedeniyle de belediye ve tapu kayıtlarının tutulmasında yapılan hata ve yanlışlıklardan temsilcisi oldukları kooperatifin sorumlu tutulmasının doğru ve adil olmayacağını, imar ve tapu kayıtlarında yapılan hata ve yanlışların tazmininin bu kurumlardan tahsil edilmesi gerektiği, tasfiyesi tamamlanmış olan kooperatiflerinin ihyasına idari çözüm nedeniyle lüzum olmadığını, zira tapu kaydı olan yerin gerçekte olduğunu, davacının tazminat davası yerine yanlışlığın tapu kaydı hatasının idari olarak düzeltilmesi imkan ve ihtimali bulunduğunu, kooperatife husumet yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmişlerdir. Davalı ................ 13/05/2026 tarihli duruşmada; "............... 4. AHM'nin 2025/139 Esas sayılı dosyası ile dava devam etmektedir, kooperatifin yeniden ihya edilmesinin pratik bir yararı yoktur, aksine 2. Bir mağduriyete yol açacaktır, 210 tane kooperatifin üyesi vardır, çoğunun adresi güncel değildir, vefat etmişlerdir, biz kooperatifin ihya çalışmasında yasal düzenlemelere uygun şekilde gerekli işlemleri yapıp tüm alacak ve borçları belirleyip tasfiye edip sonrasında sicilden terkin ettik, devletin tapu müdürlüğü ve belediyesinin kayıtlarına göre biz işlem yaptık, tapu kayıtlarında davacının iddia etmiş olduğu bir hisse veya kayıt bulunmadığı için biz o dönem tapu kayıtlarını ve belediyenin kayıtlarını esas alarak sicilden terkin ettirdik, tasfiye memuru olarak bizlerin herhangi bir sorumluluğu yoktur, buna rağmen mahkeme ihya kararı verir ise önceki tasfiye kurulu üyelerinden ............. bu işi yapabilir, ............hasta ve yaşlıdır, mahkeme uygun görürse ben de tasfiye memurluğunu yapabilirim " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı .......... 17/06/2026 tarihli duruşmada; "bize tasfiye memuru olarak görev verildi, biz de ...., ............ve ben 3'ümüz kooperatifin tasfiye memuru olarak görev yaptık, taşınmazları sattık, geriye kalan paraları üyelere dağıttık, davacı .............'ın kooperatifte taşınmazı yoktur, üyeliği de yoktur, tasfiye sırasında kooperatifin taşınmazlarını .............. isimli şahsa ilan yoluyla satışını sattık, resmi prosedürü yerine getirdik, satış yaptığımız dönemde davacı .............'ın hiçbir taşınmazı veya üyeliği yoktur, bizim yaptığımız satıştan belli bir zaman sonra ..............'den bir arsa satın almış, bu aldığı arazi üzerinde fiziken taşınmazın olmadığını tespit etmiş, biz tasfiyeyi tamamladıktan ve kooperatifi ticaret sicilden terkin ettikten sonra davacı ............. bununla ilgili dava açmıştır, bu işin kooperatifle ve bizlerle bir ilgisi yoktur, kooperatifin ihyasına da gerek yoktur, biz tasfiyeyi kanuna uygun şekilde yaptık, tesciller tapu müdürlüğü tarafından yapılmıştır, imar hadisesi belediye tarafından yapılmıştır, kooperatifle hiçbir ilgisi de yoktur, tasfiye memuru olarak tarafım görevlendirilmesin, 80 yaşın üzerindeyim, mahkeme işiyle uğraşamayacağım, " şeklinde beyanda bulunmuştur. GEREKÇE: Dava, resen Ticaret Sicilinden terkin edilen şirketin TTK 547.maddesi hükümlerine göre ihya edilmesine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. Maddesinde; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü düzenlenmiştir. ............ TSM'nin cevap dilekçesine göre; ihyası talep edilen şirketin 23/07/2016 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığı, tasfiye memurluğuna ................, İ.........................'nun seçildiği, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan 3 ilanın ticaret sicil gazetesinde yayımlandığı, şirketin 08/07/2023 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyenin sonlandırıldığına karar verildiği, kararın 18/07/2023 tarihinde tescil edildiği ve şirketin terkininin 18/07/2023 tarih ve 10873 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillerden; davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine ............... (.............) 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/139 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, yargılama sırasında davacı tarafa şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiği, şirketin TSM'den terkin edilmiş olması nedeniyle ............... (.............) 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/139 Esas sayılı dosyasındaki dava yönünden terkin edilen şirketin TTK 547. maddesi gereğince ek tasfiye amacıyla ihyası gerektiği anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne, şirketin son tasfiye memurlarından ................'un tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden davalı ticaret sicili müdürlüğü sorumlu tutulmamış olup, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiye işlemini yapan davalı tasfiye memurları üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, ............ Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ..........Sicil numarasıyla kayıtlı bulunan "Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ............................ Turizm Geliştirme Kooperatifi"nin davaya konu ............... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2025/139 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 2-Ek tasfiyeyi sağlamak üzere şirketin son tasfiye memurlarından davalı ................ (.......)'un tasfiye memuru olarak ATANMASINA, 3-Tasfiye memuruna ücret verilmesine YER OLMADIĞINA, 4-Karar kesinleştiğinde tescil ve ilan için ............ Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE, 5-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalılar ................,.............lu'dan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafından yapılan 282,90-TL yargılama giderinin davalılar ................, İ........'dan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ................,...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE, Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............ Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/06/2026