İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/106 E. 2026/404 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/106
- Karar No
- 2026/404
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/106 Esas - 2026/404 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/106 KARAR NO : 2026/404
.... DAVA : Marka İle İlgili YİDK İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 13/03/2026 KARAR TARİHİ : 01/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhinde açılan Marka İle İlgili YİDK İptali, Marka Hükümsüzlüğü istemli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davalı şirketin 16/11/2023 tarih ve .... sayılı "...." ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından "..." ibaresini içerir markaları mesnet gösterilerek itiraz edildiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 29. Sınıf malların çıkartıldığını, karara karşı müvekkili itirazının .... kararı ile reddedildiğini, kararın haksız ve yersiz olduğunu, müvekkili şirketin çok sayıda "..." ibareli markası bulunduğunu, dava konusu marka başvurusu ile müvekkili markalarının aynı/benzer sınıfları kapsadığını, markalar arasında son derece yüksek benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın sonuna eklenen "S" harfinin markaları farklılaştırmadığını, ilgili tüketiciler nezdinde markaların karıştırılması ihtimali bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu beyanla, .... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu marka başvurusunun kapsamında kalan mal ve hizmetler bakımından davacı markaları ile karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ilgili tüketicilerin farklı markalar karşısında olduklarını algılayabileceklerini, davacının tanınmışlık hususuna dayalı iddialarını ispatlayamadığını, kötü niyet iddiasının mesnetsiz olduğunu, .... kararının hukuka uygun olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi istemiştir. Davalı şirket vekili dilekçelerinde özetle; davacının iptal davasını 2 aylık kanuni süre dolduktan sonra açması nedeniyle davanın öncelikle usulden reddini talep ettiği, davacı markaları ile müvekkili şirketin markasının tescil ediliği mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğunu, emtia benzerliği bulunmadığını, markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal olarak iltibas ya da karıştırılma ihtimalinin olmadığını, müvekkili şirketin "... " ibareli seri markaları bulunmadığını, davacının kötü niyet iddiaları ise somut bir delile dayanmadığını, sonuç olarak hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, yargılama devam ederken davacı vekili UYAP üzerinden gönderdiği 31/08/2026 tarihli dilekçesi ile davalılara yönelik açmış oldukları davadan feragat ettiklerini, feragatleri doğrultusunda öncelikle dava konusu markaya konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak, bilirkişi incelemesine son verilmesini ve feragat doğrultusunda hüküm kurulmasını beyan ve talep etmiştir. Davacı vekilinin sunmuş olduğu vekaletnamede feragata yetkili bulunduğu anlaşılmıştır. Beliren duruma göre 6100 sayılı HMK'nın 311.maddesi uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğuracağından, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Davanın Feragat Nedeniyle Reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı şirket ile davalı .... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesi uyarınca, ön inceleme tutanağının imzalanmasından sonra iş bu karar verildiğinden 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı şirkete ve davalı kuruma verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2026
..... e-imzalıdır