İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/445 E. 2025/596 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/445
- Karar No
- 2025/596
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/445 Esas - 2025/596 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/445 Esas KARAR NO : 2025/596
HAKİM : ... KATİP : ....
DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/06/2025 KARAR TARİHİ : 12/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12.09.2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili dilekçesinde özetle, 14.09.2020 Tarihinde saat 16:00 sıralarında sürücü ... . sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile içinde yolcu konumunda bulunan davacı ... ... ile birlikte Büyükkarıştıran istikametinden Muratlı istikametine seyir halindeyken D565-03 km 2+950'ye geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile yolun sağından çıkarak takla atması sonucunda tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda ... ...'ın fiziksel ve psikolojik zarar gördüğünü, arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlandığını, araç sürücüsünün, dava konusu zarara sebep olan kazada kusurlu olduğunu, manevi tazminat İMMS/kasko poliçesi teminatı kapsamında olduğunu, davacının gerçekleşen trafik kazasında yaralanmış olup kazadan bu yana sıkıntılarının devam ettiğini, gerek yaralanma sonucu uğradığı somut fiziksel zarar, gerekse bu elim olayın beraberinde getirdiği psikolojik travma, mütemadi olarak manevi hasarların oluşmasına neden olduğunu, vücudunda oluşan kırıklardan dolayı hayatını idame ettirmesi gittikçe zorlaştığını ve süreçte bakımıyla ailesinin ilgilendiğini, bu sebepler gözönünde bulundurulduğunda davacının yaralanmasına sebebiyet veren bu kazadan kaynaklı psikolojik buhran içerisine girdiğini, uzunca bir süre kendine gelemediğini ve fiziksel, psikolojik olarak birçok sıkıntı yaşadığını bildirmiş, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 50.000,00-TL manevi tazminatın yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili dilekçesinde özetle, trafik kanunu ve genel şartlar uyarınca sigorta şirketine başvuru yaparken iletilecek evraklar aşağıdaki gibi olup davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedebilmek için başvuru yapılmasının şart olduğunu, davacı tarafça hasar aşamasında başvuru gerçekleştirilmemiş, taleplerden ancak arabuluculuk aşamasında haberdar olunduğunu, ilgili evrakların ise iletilmediğinden tazminat değerlendirmesi yapılamadığını, manevi tazminat talepleri, bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın (kombine) yıllık azami limitinin % 25'i ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına dahil edildiğini, bu tutarın herhalükarda, kişi başı bedeni zarar tutarının %50'sini aşamayacağını, bu nedenle maddi tazminat tutarı belirlenmeden manevi tazminat tutarının belirlenmesine imkan bulunmadığını, kazaya karışan ... plakalı araca ait davalı şirket nezdinde ... nolu, 31/12/2019 - 31/12/2020 vadeli Genişletilmiş KASKO Sigorta Poliçesi bulunduğunu, davalı şirketin poliçede yer alan İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı sebebiyle sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranı adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesince belirlenmesi gerektiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, başvuru konusu kazada, hatır taşıması mevcut olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere hesaplanacak olan zarardan emniyet kemeri takmama sebebiyle %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takılı olmadığından ve bu durumun zararın artmasına sebebiyet verdiğinden hesaplanan zarardan indirim yapılması gerektiğini, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarı sebepsiz zenginleşmeyi teşkil edecek nitelikte olduğunu, kaza tarihi itibariyle faiz talep edilmesinin yasal mesnetten yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, davalı şirketten tahsili talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, temerrütten itibaren yasal faiz talep edilebileceğinden; davacnın avans faiz talep edilebileceğini bildirmiş, davacı tarafından başvuru şartı yerine getirilmediğinden davalıya usulüne uygun başvuru yapılmamış olması sebebiyle davanın dava şartı eksikliğinden reddine, aksi kanaatte ise açıklanan hususların dikkate alınmasına, hesaplanacak tazminattan davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması sabit olduğundan %20 hatır taşıması indirimi yapılmasına, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybına yönelik maddi tazminat davasıdır. Yargılama devam ederken davacı vekili 03.09.2025 tarihli dilekçesi ile müvekkillerinin talebi doğrultusunda davadan feragat ettiklerini, bu nedenle red kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili 04/09/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davacıya yapılan ödeme nedeni ile davalı şirket ile ibra edildiğini ve vekalet ücreti ve yargılama gideri masrafı talebi olmaksızın davadan feragat edildiğini bildirmiştir. HMK'nin 5. Kısım 3. Bölümünde yer alan ve davaya son veren taraf işlemlerinden olan feragat, 6100 sayılı HMK'nin 311/(1). maddesi hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun'un 309/(2). maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Öte yandan, aynı Kanun'un 310/(1). maddesi uyarınca davadan feragat karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Bu sebeple açılan davanın, davacının feragati nedeniyle reddine, davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davadan feragat vuku bulmuş olması nedeniyle Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi uyarınca 2/3 oranında harç alınması gerektiğinden, alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin harç olarak yatırılan 853,88-TL'den mahsubu ile 238,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafın vekalet ücreti talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... ... bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2025
Katip .... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı