İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/244 E. 2026/143 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/244
- Karar No
- 2026/143
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/244 Esas KARAR NO : 2026/143
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/03/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.08.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı aracın, sürücüsünün asli ve tam kusuruyla, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı motosiklete çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu davacının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek derecede yaralandığını, acilen hastaneye kaldırılmasına ve gördüğü tüm tedavilere rağmen tamamen iyileşemeyerek daimi sakat kaldığını, tedavi evrakı celp edildikten sonra Adli Tıp Kurumu... İhtisas Kurulundan alınacak bilirkişi raporuyla maluliyet oranının tespit edilebileceğini, uğranılan zararın tazmini amacıyla poliçe kapsamında davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine açılan ... numaralı hasar dosyasında teklif edilen meblağın zararı karşılamayacak derecede düşük olması nedeniyle kabul edilmediğini ve zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını, küçük yaştaki davacının bakiye ömrü boyunca kişisel ihtiyaçlarını eskisi gibi karşılayamayacağını, daha fazla efor sarf etmek zorunda kalacağını, ekonomik geleceğinin sarsıldığını ve kazada kendisine izafe edilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, yargılama sürecinde mahkemece yaptırılacak bilirkişi hesaplamasıyla gerçek zararın belirleneceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca tahkikat sonucunda maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, davacı için 1.000,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının, davalı sigorta şirketinin azami poliçe teminat limitiyle sınırlı olarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava tarihi olan 12/03/2025 tarihinde davacı " ... " olarak ... adına velileri...ve...'ın UYAP kaydı yapılmış ise de davacı...'ın 18 yaşını doldurduğu ve davacı vekilinin usulüne uygun vekaletname sunması üzerine UYAP kaydında davacı olarak ... olarak güncellenmiş ve velilerin UYAP kaydı silinmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 17.07.2024-2025 tarihlerini kapsayan... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tespit tutanağının ve davacı delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, davanın araç sigorta ettirenine, sürücüsüne ve mükerrer ödemenin tespiti amacıyla SGK'ya ihbarı gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca dava şartı olan sigorta şirketine yazılı başvuru şartının yerine getirildiğinin ispatlanmadığını, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olabileceğini, derdestlik itirazlarının bulunduğunu, ceza soruşturması veya davasında uzlaşma sağlanmışsa davanın reddinin gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, maluliyet oranı ve illiyet bağının kaza tarihindeki mevzuata göre Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi heyetince saptanmasının zorunlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının ve tedavi sürecindeki bakıcı giderlerinin SGK sorumluluğundaki sağlık gideri teminatında kalması nedeniyle poliçe teminatı dışında bulunduğunu, tedavi sonrasındaki bakıcı giderinin ise kişi başı sakatlık teminat limiti dahilinde talep edilebileceğini, 04.12.2021 sonrası tanzimli poliçede Anayasa Mahkemesi iptal kararının geriye yürümeyeceği gözetilerek aktüeryal hesaplamada TRH 2010 tablosu ile yüzde 1,65 teknik faizin uygulanması ve belgelenemeyen gelir yönünden asgari ücretin esas alınması gerektiğini, olayın iş kazası olması ihtimaline binaen SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödemelerinin rücuya tabi kısmının tespiti ile tenzilinin şart olduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin re'sen değerlendirilmesi icap ettiğini, sorumluluğun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, dava tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediğinden yasal faizin ancak dava tarihinden itibaren işletilebileceğini ve birden fazla hak sahibi varsa teminatın proporsiyon kuralı uyarınca paylaştırılması gerektiğini ileri sürerek davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından, mahkememizde açılan "Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)" davasının devam eden yargılaması sırasında; 21/09/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Davadan feragat HMK mad. 307. Uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Davada yargılama giderleri bakımından değerlendirme yapılması gerekmiştir. Mahkememizce yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılmıştır. Nitekim, Yargıtay 17. (kapatılan) Hukuk Dairesi 2020/481 E. 2021/89 K. Sayılı ilamında "...... davacı tarafa dava tarihinden sonra yargılama devam ederken davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması nedeniyle davacı vekili maddi tazminat talebinden feragat etmiş ve müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği feragat diğer davalılar açısından da sonuç doğurmuştur. Burada hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp; davacı alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat etmiş, esasen dava konusuz kalmıştır. Davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir. Bu nedenle, feragat sebebiyle reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." denilmiş olup, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olup, aynı gerekçelerle davalı sigorta şirketinin kendisine karşı dava açılmasına yine kendisi sebebiyet vermesi nedeni nazara alınarak yargılama giderlerinden mesul tutulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK m.307 uyarınca FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 615,40 TL harcın düşümü ile geri kalan 116,60 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA , 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 7.200,00 TL ATK fatura ücreti ve 1.880,70 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 10.311,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
6-4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.25/09/2026
Katip ¸
Hakim ¸